• İstanbul21 °C
  • İzmir21 °C
  • Ankara16 °C
  • Manisa18 °C
  • Adana24 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dün Çanakkale, Sakarya ne ise bugün de Afrin odur

20 Mart 2018 Salı 06:01
Çanakkale Zaferi’nin 103. Yıldönümünü büyük bir onurla bir kez daha kutlarken aynı zamanda kahraman Şehitlerimizi de rahmet ve büyük minnet duygularıyla anmaya devam ettik. Çanakkale’de 103 yıl önce emperyalizme meydan okuyan ve geçit vermeyen ruh akabinde 19 Mayıs’ta büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’le Samsun’da bağımsızlık ruhunu doğurmuş o bağımsızlık ruhu da 15 Temmuz gecesi yine emperyalizmi ve işbirlikçi taşeronlarına meydanı dar etmiştir. Bu bağımsızlık ruhu Türk olmanın anayasasıdır. Türkün genlerinde sahip olduğu bağımsızlık ruhu her dönemde yeni kahramanlar doğurmuştur. Bu kahramanlar başta olmak üzere tüm şehitlerimizin adları tarihe altın harflerle yazılmıştır.
Türk milleti, hür yaşamış ve hürriyeti varlığının yegane koşulu olarak kabul etmiş cesur insanlar topluluğudur. Bu millet hiçbir zaman hür olmadan yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır. Çanakkale Zaferi ve İstiklal Zaferi başta olmak üzere kazandığımız tüm zaferlerde Türklük şuuru dediğimiz milli şuurun da önemli bir yeri vardır. Çünkü bu mücadele, aslında, Türk milletinin kendi benliğini bulma, kendi varlığına sahip çıkma mücadelesidir. Aynı zamanda milli dava Türk olmanın gereğidir. Bununla ilgili olarak büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Amacımız, ulusal sınırlarımız içinde toprak bütünlüğümüzü ve ulusal tam bağımsızlığımızı sağlamaktır. Buna engel olmak üzere karşımıza çıkacak kuvvet, kim ve ne olursa olsun hiç duraksamadan çarpışırız ve başarı kazanırız. Bu konuda karar ve inancımız kesindir” sözünü her zaman hafızalarımızda canlı tutmalıyız. 
Çanakkale Şehitliğini ziyaret edenler veyahut Çanakkale’ye bir şekilde yolu düşmüş olanlar mutlaka Çanakkale Zaferini çağrıştıran ve tüm Dünya’ya bu kahramanlık destanını zinde tuttuğumuzu gösteren, “Dur Yolcu! Bilmeden gelip bastığın bu toprak/ Bir devrin Battığı Yerdir...” sözlerini muhakkak görmüşlerdir. Bu mısralar o an için sadece gözümüze hoş gelen, duygularımıza tercüme olan sadece sözler değildir. Emperyalizmin kirli emellerine kahramanca karşı koyan ve onu bozguna uğratmanın zaferinin ifadeleridir aynı zamanda. Hatırlanacağı üzere İngiltere, denizlerdeki muhteşem gücüyle, bütün diğer emperyal devletleri de peşine takarak gelmişti Çanakkale sularına. Akşam çayını İstanbul’da içeceklerine inanmışlardı... Çok hesap yapmışlardı. Hürriyet ve İtilaf kalıntılarıyla bir darbe yaparak İstanbul’u ele geçirmek ya da Ermenistan ve “Kürdistan”a muhtariyet vermesi koşuluyla Cemal Paşa’yı padişah yapmak gibi hesaplarına da güveniyordu. Biri olmazsa bir diğeri. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ifade ettiği gibi geldikleri gibi geri dönmüşler büyük bir bozguna uğramışlardı. 
Tam da bu büyük zaferin yıldönümünde yine kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri ve ona inanmış birlikte hareket eden Özgür Suriye Ordusu ile birlikte bu sefer Afrin’de yeni bir zafer daha ilan etti. Bu yıllardan beri başımıza bela olan terörle mücadelenin o topraklardan kazınmasının adı değildi sadece aynı zamanda Türkiye ile yıllardır hesap görme derdindeki emperyalizmin arzusunu ve kirli emellerini bir kez daha boşa çıkartmanın zaferiydi. Tam 103 yıl önce emperyalist arzuları nasıl Çanakkale’de toprağa gömmüşsek bu zaferden tam 103 yıl sonra bu sefer yine o emperyalist arzuları bir kez daha toprağa gömdük ve bir destan daha yazdık.
Savaş ekonomisinin dünyanın kaderi yapılmaya çalışıldığı kanlı tiyatronun son sahnesidir Suriye’nin kuzeyi... Tıpkı dün gibi sırf eline binlerce TIR silah verdiği piyon ordularıyla değil, aynı zamanda içeride darbe yapacak FETÖ’cüleriyle, iktidar sözü verdiği kuklalarıyla kendinden o kadar emindi ki, Amerika. Bir 24 Temmuz 2015 gecesi ABD Savunma Bakanı’nın “durun bizi de vuruyorsunuz” diye feryat etmesiyle başladı Türk-ABD savaşı. FETÖ’sü ezildi, içerideki hainleri kendi kazdıkları hendeklere gömüldü ve Afrin dağlarında Türk komandoları parmak ısırttı Amerikan askerlerine...
103 yıl önce İngilizlere nasıl bir ders vermiş ve bir devri kapatmışsa Türk ordusu aynı dersi bu sefer ABD’ye ve işbirlikçilerine verdi. Yakındır, biz de göreceğiz dedelerimiz gibi yeni emperyalizm çağının batışını ve mazlum milletlerin kutlu zaferini... Bütün anlaşma arayışları sonuçsuz, bütün hain ittifaklar çaresiz kalacaktır. Tarih, coğrafyayı gözüne kestirip kana bulayan bu vahşi politikayı yine gömüyor Batı Asya topraklarına... Vahşi batı politikası gömülüyorken Türk Dünyası ile bütünleşmiş Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin tarih ve talih sarkacı bir daha büyük zaferlerle ve destanlarla yükseliyor. Bu yükseliş sadece Türkiye’nin ve onunla birlikte hareket eden Türk Dünyası’nın yükselişi değildir aynı zamanda. Tüm mağdur ve mazlum milletlerin umutlu bekleyişidir aynı zamanda. Çünkü son liman Türkiye’dir ve son limanda kutlu yürüyüş, büyük bir destan yazma sırasıdır. Kutlu olsun…
 
 
 
 
 
Bu yazı toplam 3612 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Akhisar TSO Başkanı Dr. Ulusoy Berlin'de Akhisar'daki fırsatları anlattı
  • Tıraşa döviz ayarı
  • Manisa'dan, Türkiye- Azerbaycan Diaspora İşbirliğine katkı sağlanacak
  • Mert Şişmanlar, Gençler Avrupa Judo Şampiyonasında 2. oldu
  • İl Müdürü Öztürk başarılı Tekvanducuları kutladı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA