• İstanbul17 °C
  • İzmir21 °C
  • Ankara12 °C
  • Manisa20 °C
  • Adana19 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Dilimiz ve Bayrağımız Namusumuz, İstiklal Marşı Manifestomuzdur

24 Haziran 2015 Çarşamba 14:53

Milletleri millet yapan ortak değerler vardır. Bu ortak değerler yani dili, tarihi, kültürü, istiklal marşı, bayrak, vatan ve amaç birliği o milleti millet yapan gerçek ve temel unsurlardır. . İnsanların böyle ortak değerlere sahip olmaları, onları bu kavram ve olgular etrafında birleştirir, böylece toplum olma niteliğine ulaştırılır. Bu değerler, toplumları anlamsız kalabalıklar olmaktan kurtararak toplum olabilme bilincine yükseltmektedir.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin çatısı altında yaşayan bizlerin sahip olduğu en önemli unsurların başında dilimiz gelir. Türkçe okumak, yazışmak ve anlaşmak millet olarak birlikteliğimizi sağlarken aynı zamanda iletişim bağlarımızın da güçlü olmasına aracı olur. İstiklâl Marşımız da, bu ortak değerlerimiz den biridir. O da bizim birlikteliğimize anlam ve önem katan ulusal duygu birliğinin simgesini oluşturmaktadır. İstiklâl Marşı, bir anlamda toplumumuzun özgürlük ve ulusal egemenlik türküsü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bağımsızlığının milli manifestosudur. İstiklal Marşı emperyalist devletler karşısında her tarafı kuşatılmış bu kutsal topraklar üzerinde büyük önder Mustafa Kemal Atatürk ve ona inanan ve millet olma gücünü ve sorumluluğunu gösteren atalarımızdan bugünlere uzanan bir kahramanlık destanı, bir bağımsızlık mücadelesinin kaleme alınmış bir kahramanlık öyküsüdür.

Hal böyle iken, milli bütünlüğümüzü, bağımsızlığımızı ve Türk olmanın sorumluluğunu, duygusunu taşımamız gerekirken bazı Türkiye Düşmanları tarafından beyinleri yıkanmış zavallılar ne hikmetse İstiklal Marşı’mızı okumaktan onu kabul etmekten rahatsızlık duyarlar. Halbuki milli bütünlüğüne sahip çıkmamak, bundan rahatsız olmak ve Türkiye’nin demokrasi, özgürlükler, sanayi toplumu olma ve her alanda önüne taş koymaya çalışmak bir vatan hainliğidir, bir ihanettir. Unutmayalım ki her bastığımız toprağımızın üzerinde bir tarih zenginliği, bir kültür ve bağımsızlık mücadelesi yatmaktadır. Yani dil kamussa, dilimiz, bayrağımız bizim namusumuz, istiklal marşımız ise şerefimizdir. Bu namusa ve şerefe sahip çıkmayanlar gaflet, ihanet ve dalalet altındadırlar. İstiklal Marşı sıradan bir marş ve şiir değildir. O, milletimizin varlığı hürriyeti ve istiklâli demektir. Millî marşımızda, milletimizin hayatı, görüşü, düşüncesi ve gücü vardır. Onda bu yüce milletin imanı, destanlaşmış kahramanlığı, bağımsızlığı ve bağımsızlığının şanlı tarihi yatmaktadır. İstiklâl Marşı söylenirken ayakta selam dururuz. Böylece hür ve bağımsız olmanın onur ve şerefini duyarız. Duymayanları ise öncelikle Allah’a havale ederiz.

İKİ YENİ BELEDİYE İKİ ÖRNEK BAŞKAN

Yerinde yönetim ve yerel belediyecilik anlayışı millete hizmet anlamında vazgeçilmez ve en sağlıklı izlenmesi gereken yöntem şeklidir. Bu yerel yönetim anlayışını daha zengin, daha müreffeh hale nasıl getiririz düşüncesiyle yasalaşan Büyükşehir Belediyeler Kanunu maalesef şu ana kadar ister Manisa ilimizde olsun ister Büyükşehir olan diğer şehirlerde değişik sorunlarla devam ediyor. Bu sorunlarla uğraşmak tüm Belediye Başkanları için beraberinde büyük zorluklar getiriyor. Geçtiğimiz hafta sonu Datça Belediye Başkanı Şener Tokcan bir ilçe Belediyesi olarak yetkilerinin aşırı derecede sınırlandırıldığına dikkat çekerek bu kararı aldığını ifade etti. Datça Belediye Başkanı Tokcan’ın ifadelerinin taraftar olunacak ya da olunmayacak yanları mutlaka kişilere göre değişir ama burada ki asıl konumuz tüm bu zorluklara rağmen Manisa merkezde kurulan iki metropol Belediye olan Şehzadeler ve Yunusemre Belediye Başkanlarının tüm zorluklara karşı sözde değil özde belediyecilik nasıl yapılır uygulamasını hayata geçirmiş olmalarıdır.

Yunusemre Belediyesi’nin TOKİ aracılığıyla başlatmış olduğu Toplu Konut Edindirme Projesi yine Yuntdağ bölgesinde Doğal Yaşam Spor Merkezi Projesi, kültürel, sosyal ve çevre düzenleme konusunda atmış olduğu örnek faaliyet, proje ve benzerleriyle Dr. Mehmet Çerçi’nin Belediye Başkanı seçilmeden önce bazı kesimlerde oluşan düşünceleri ve ön yargıları kırdığına inanıyorum. Bundan sonraki süreçte de şu ana kadar gerçekleşen tüm başarılı projelerin artarak devam edeceğinden de eminim.

Mütevaziliği, daha önceki süreçlerde Belediye Meclis Üyeliği ve Grup Başkanlığı deneyimiyle Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik bir profesyonellik örneği sergileyerek daha önceki yıllardan Belediyecilik deneyimi olan bir kadro kurmuştu. Başkan Çelik’in ve kadrosunun bundan sonraki süreçte de başarı çıtasını daha üst seviyelere taşıyacağına inanıyorum. Şehzadeler Belediyesinin uydukent projesi ise daha şimdiden ses getirmeye başladı. Bu gidişle Yunusemre ve Şehzadeler Belediyesi bu önemli projelerle evsizleri en yakında ev sahibi yapma konusunda da önemli bir açığı kapatmış olacaklar. Şimdiden hayırlısı olsun temennilerimi iletiyor. Ramazan ayı boyunca her iki Belediyenin düzenlemiş oldukları gösterişten uzak iftar ve Ramazan Bayramı etkinlikleriyle ve de içmekten büyük haz aldığım ikram çeşmesinden akan çorba ve şerbetiyle bu mübarek günleri tatlandırdıkları için Yunusemre Belediye Başkanı Dr. Mehmet Çerçi ve  Şehzadeler Belediye Başkanı Ömer Faruk Çelik’e teşekkür ediyorum.
 

 

 

 

Bu yazı toplam 862 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA