• İstanbul24 °C
  • İzmir30 °C
  • Ankara18 °C
  • Manisa28 °C
  • Adana23 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Davutoğlu: Toplumda yargı ve din adamlarına güven düşüyor!
22 Mayıs 2019 Çarşamba 19:30

Davutoğlu: ''Toplumda yargı ve din adamlarına güven düşüyor!'

Eski başbakan Ahmet Davutoğlu Ankara Dostları Platformu’nun düzenlediği iftar programında konuştu: ''Ahlakçı olmamak lazım, ahlaklı olmak lazım.''

Eski başbakan Ahmet Davutoğlu Ankara Dostları Platformu’nun düzenlediği iftar programında konuştu.

Ahmet Davutoğlu’nun konuşmasındaki ağırlık, insan odaklı siyaset, ortak aidiyet bilinci, liyakat, dış politika ve adalete güvenin yeniden tesisi başlıklarıydı.

Ahmet Davutoğlu' nun konuşmasındaki bazı satırbaşlıkları şöyle:

 “Son dönemde nerede, kiminle karşılaşsanız, psikolojik olarak bir karamsarlığın etkisi altında olduğunu görüyorsunuz. Ekonomik krizler, gergin siyasi söylemler ve hepimizin karşı karşıya kaldığı ve görmekten büyük üzüntü duyduğu ahlaki erozyonlar bir karamsar atmosfer oluşturuyor. Eğer dünyanın bu kaotik döneminde insanlığa bir mesaj ileteceksek önce psikolojimizi düzelteceğiz. Her şeyi kaybedebiliriz, tekrar kazanırız. İktidar kaybedilir tekrar kazanılır. Bir tek şey var ki, kaybedildiğinde ikame edilmesi mümkün değildir. O da ümit, ümidini kaybedenin yarını olamaz.

''Ümidi oluşturacak olan şey; ortak referanslara sahip bir toplumun yeni bir vizyon üretmesidir. Vizyon üretmek ise düşünce özgürlüğüyle olur. Bize en aykırı bile olsa, üretilen her düşünce berekettir.

”Hepimizin mahallelerimizden çıkmamız lazım. Bizim geleceğimizin en önemli teminatı son dönemde iyice içine kapanılan bu mahallelerimizden çıkmamızdır.”

Eski başbakan Ahmet Davutoğlu yeni bir vizyon için ana referans olarak gördüğü noktaları 7 madde ile sıraladı:

“Birincisi; insan odaklı siyaset. Bizim savunduğumuz şudur; özgürlük ve güvenlik. Biri diğerine feda edilmesi gereken iki değer değil. İkisinin de aynı anda ve aynı ölçekte başarılması gereken iki temel hedeftir. Eğer siz güvenliği özgürlük için feda ederseniz kaosa, özgürlüğü güvenlik için feda ederseniz otoriter rejimlere yönelirsiniz. Otoriter eğilimlerin kalıcı olacağını düşünmek büyük hatadır. En önemli husus özgürlüklerimizin tahkim edilmesidir.

''İkincisi; ortak aidiyet bilinci. Devletlerin bekası, milletlerin devamı ve daimiyeti askeri güç ile sağlanamaz sadece. Devletlerin bekasını sağlayan temel şey, o toplumu bir araya getiren bireylerin ortak aidiyet bilinci. Mahallelerimizden çıkalım ve bu toplumda kimsenin öteki olmadığını gösterelim.

''Üçüncüsü; toplumsal ve siyasal ahlaki değerlerin ihyası. Son dönemde bu konuda çok ciddi erozyon yaşadığımızı herkes görüyor. Her gün ahlaktan bahsetmek bir insanı ahlaklı kılmaz. Ahlakçı olmamak lazım, ahlaklı olmak lazım. Kişisel ahlak ile siyasi ahlak arasındaki zihni söylemsel ve eylem birlikteliğini sağlamak lazım. Bugün toplumumuzda en fazla kaygı gördüren akraba kayırmacılığı, yolsuzluğun değişik türleri, kibir, lüks, şatafat, görkem…  Siyasetimizde de bugün görülen sapmaların karşısında dayanacağımız temel referans noktası bu ahlaki değerlerin yeniden ihyasıdır. Bunları ihya etmeden herhangi bir şekilde Türk siyasetine yeni bir vizyon biçmek mümkün değildir. Siyasi ve etik konusunun en açık çözümü şeffaflıktır. Şeffaflığın olduğu yerde etik sapmalar çok zor olur.

Davutoğlu: ''Toplumda yargı ve din adamlarına güven düşüyor!'

''Dördüncü unsur; adalet. Adalete güvenin yeniden tesisi toplumsal düzenin temelidir. Devletin referans ölçüsü adalet. Adalete olan güveni tesis etmemiz lazım. Son dönemde bizim önümüze çok sayıda anketler geliyor. Beni ürküten iki anket, yargının ve din adamlarının güven unsurlarındaki düşüş hepimizi ürpertmeli. Eğer adalet sisteminde bir sıkıntı varsa ne içeride düzen kalır, ne dışarıda itibar kalır.

''Beşinci; devlet yönetiminde ehliyet ve liyakat ve devlet yönetiminin yeniden tanzimi meselesi.  Çarpık bir parlamenter sistemi değiştirmek şart. Ama çarpık bir parlamenter sistemden kuvvetler ayrılığını yok eden bir başkanlık sistemi iddiasına geçtiğiniz zaman başkanlık sistemi de tam yerleşmemiş oluyor. Bir yıl geçti, tecrübeler edinildi. Açık yüreklilikle konuşmak lazım. İşte burada düşünce özgürlüğü önemli. ‘Biz yaptık ve bundan sonra tartışma yok’ dememek lazım. Mesela yasama ile yürütme arasındaki ilişkinin yeniden kurulması lazım. Etkinsizleştirilmiş bir meclis olgusu yürütmeye güç vermez. Yürütme, yasama ve yargı arasındaki ilişkilerin başkanlık sisteminin doğası içinde de bir bütüncüllüğe kavuşturulması mümkün. Ama en azından bir yıllık tecrübe şunu gösterdi ki; yasamada milletvekillerinin gücünün zayıflaması devletle siyaset arasındaki bağlara da zarar verdi.

''Altıncısı; ekonomik rasyonalite. Son dönemde ekonomik krizlerle vatandaşlarımızın ne kadar muzdarip olduğu aşikar.Türk girişimcisine güvenerek, ekonomiyi alabildiğince dünya standartlarında rekabete açarak, bu krizi aşabiliriz. Ama her şeyden önce ekonomide bir kriz olgusunun var olduğunu görerek, bir kriz yönetimi uygulamamız gerekir.

''Yedincisi; çok boyutlu dış politika. Dış politika mutlaka ortak ve büyük stratejik bir resim içinde her bir unsurun doğru yere koyulduğu, her bir unsura hitap eden çok boyutlu bir yaklaşımla yeniden değerlendirilmeli.''

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA