• İstanbul5 °C
  • İzmir10 °C
  • Ankara-5 °C
  • Manisa6 °C
  • Adana12 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Darbe komisyonu Mehmet Ağar’ı dinledi

20 Ekim 2016 Perşembe 16:14

Sene 15 Ekim 2012 o tarihte Manisa Hür Işık Gazetesinde Genel Yayın Yönetmenliğini yürütüyordum. Bir Gazeteci olarak o tarihe kadar önemli siyasetçi, bürokratlarla özel röportajlar gerçekleştirme imkanım olmuştu ama bu görüşme diğerlerinden farklıydı çünkü Cezaevinde gerçekleşecekti. Görüşeceğim kişi ise Türkiye Cumhuriyeti Devletinin önemli kademelerinde görev yapmış olan eski Adalet – İçişleri Bakanı, Emniyet Genel Müdürü, Demokrat Parti ve Doğru Yol Partisinin unutulmayan liderlerinden Mehmet Ağar’dı. O an Ağar’la cezaevinde görüşme imkanı bulan tek Gazeteci olmam ise mesleki bir başarı olup benim için büyük bir bahtiyarlıktı.

Mehmet Ağar’la karşılaştığımız an aramızda ki camlı bölme ve telefonla görüşme ortamı ve cezaevinin getirmiş olduğu tüm ağır şartlarda dahi karşımda tüm sevecenliğiyle duran ve karşılaştığı tüm zorluklara karşın devlet erkanında bunca önemli görev yapmanın tüm sorumluluğunu üzerinde hala taşıyor olan, enerjisinden de hiçbir şey kaybetmemiş dinç bir kişiyi karşımda bulmuştum. Kendimi tanıttıktan sonra Mehmet Ağar’ın ilk sözlerini daha bugün söylenmiş gibi hatırlıyorum. Ağar tüm samimiyetiyle; “Manisa tüm demokratlar için olduğu gibi benim açımdan da çok önemli güzide bir şehrimizdir. Bu güzide şehrimizin ahlaklı, faziletli, insanlarını kucaklıyorum. Sevgilerimi, Selamlarımı gönderiyorum. Cezaevinde bulunmam Allah’ın takdiridir ve olgunlukla karşılıyorum. Allah’a binlerce kere şükürler olsun ki sevenlerimizi mahcup edecek hiçbir davranışın içinde hiçbir zaman olmadık. Hizmet kusuru atfedilebilir ama suç atfedilemez. Ama bütün bunlara rağmen devletten gelmiş her türlü karara karşı her vatandaşın ne yapması icap ediyorsa biz de onu yapıyoruz. Herkes bilir ki yıllarca yaptığım kamu görevlerinde hiçbir ayrıma tabi olmaksızın milletimizin zenginliği olan bütün insanlarımıza yüreğimizi sonuna kadar açtık. Erbabı namus ilkesini esas kabul ederek devletle meşruiyetle bir problemi olmayan her insanımızın meselesini çözmek üzere yetkilerimizi en uç noktaya kadar kullanmak suretiyle dertlerine derman olmaya çalıştık. Bu sürelerde elbette; kusurlarımız olmuşsa bunlar kusur çerçevesi içerisindedir. Çünkü ben suç ve suçluyla mücadeleye şartlanmış bir yapı içerisinde yetiştim. Özellikle maddi meselelerde bir çok kişi tarafından suç sayılabilecek konular üzerinde titizlikle karşı durdum ki devletin en üst makamlarına kadar gelebildim” demişti.

Mehmet Ağar Yeni Pazar Cezaevinden çıktıktan sonra Bodrum’a giderek yılların vermiş olduğu yorgunluğu bir nebzede olsa atmaya çalışıyordu. Kolay değildi devlet adamı olarak ve devlet adamı olarak üstlendiği görevleri bunca yıl başarıyla yürütmek. Ağar 15 Temmuz Darbe Girişiminden sonra bu sefer Meclis Araştırma Komisyonuna tanık olarak davet edildi ve çok önemli bilgiler paylaştı. Ağar “Örgütlerin yapısında üç önemli unsur vardır; yöneticiler, militanlar ve sempatizanlar. Bu örgütte en dikkat edilecek kesim sempatizanlardır. Onlara iflah olma şansı tanınmalı, onları kazanma yoluna gidilmelidir. Yoksa onları militanlaştırırsınız. Sempatizan kesimin rehabilitasyonu konusunda politikalar geliştirilmeli. Ama bunun için de şu an çok erken” dedi. Ağar’ın tespitini son derece yerinde bulduğumu söyleyebilirim. Çünkü FETÖ’ye bir şekilde bulaşmış, para yatırmış, bağışta bulunmuş, sohbetlerine katılmış ve o geceye kadar örgütün darbe yapacağını bilmeyen hatta ihtimal dahi vermeyen tüm yaptıklarını da o ana kadar sırf dine hizmet penceresinden bakmış sempatizanların olduğuna açıkçası bende inanıyorum. Ama darbeyi planlayan, bir fiil vatan hainliğine soyunan, milletimize kurşun sıkanların ve işbirlikçilerinin ise sonuna kadar en ağır cezayı almalarını da bekliyorum…

Son bir ayda emniyette ufak bir toparlanma olduğunu söyleyen Ağar, birçok canlı bombanın yakalanmasının bunun göstergesi olduğunu belirtti. Böyle büyük bir operasyonda mağduriyet olmamasının mümkün olmadığını da ifade eden Ağar, “Topyekün bir mağduriyet havasında takdim etmek örgüte avantaj sağlar” diye konuştu. Ağar’ın bu sözleri geçtiğimiz ay İçişleri Bakanlığına getirilen Süleyman Soylu’ya ‘övgü’ olarak yorumlandı. Görev yaptığı dönemdeki hiçbir bürokratının 15 Temmuz sonrasında bir sıkıntı yaşamadığını dile getiren Ağar, “Benim emniyet müdürlüğü yaptığım dönemde bir tane kaset çıkmadı. Benden sonra bir sürü kaset çıktı. Çünkü biz mahkeme kararı olmadan kimseyi dinlemedik. Dinlediklerimiz de sadece terör örgütü üyeleri, uyuşturucu kaçakçıları gibi isimlerdi. Şimdi bakıyorum, son 10-15 günde yine bizim zamanımızdaki eski dönemlere göre bir yapılanma görüyorum” dedi. Mehmet Ağar, basında yer alan ve suç örgütlerini operasyonlarda kullandığıyla ilgili haberler hakkında ise “Paralı pullu bir adam değilimki bir basın sekreteri tutayım, bunları yalanlayayım. Yüzlerce yakan var, hangi birine yetişeyim. Suç örgütleri istihbaratta kullanılmıştır, operasyonda değil” yorumunda bulundu. Ağar sözlerini şöyle sürdürdü; “Ünal Erkan bize dikensiz bir gül bahçesi bırakmıştı. Benim zamanımda Fetullah’ın F’si teşkilatta aktif görev almamıştır. Ben kimsenin siyasi görüşüne de bakmadım. Benim zamanımda sol görüşlü arkadaşlar il emniyet müdürlüğü yapmıştır. Türkiye Komünist Partisi üyelerini biz yıllarca gözümüzde çok büyütmüşüz. TKP üyeleri ellerine bıçak bile almamış, düzgün fikir insanlarıydı.”

Ağar, 2006’da DYP Genel Başkanı iken Mardin’de söylediği “Düz ovada siyaset yapsınlar” sözüyle ilgili ise şunları söyledi: “O zaman tüm Anadolu’yu geziyor, herkesle görüşüyorduk. Mardin’de PKK’nın içinden adamlarla da görüştük. ‘Durum stanil gidiyor, ama büyük bir patlama olacak’ dediler. Ben de bunun üzerine, seçimler de yaklaşıyordu ‘Düz ovada siyaset yapsınlar’ dedim. O zaman Genelkurmay, benim için ‘O adam ne diyor’ dedi. Bize koydu mu oturtan adam cephede lazım, siyasette değil. O dönemde Genelkurmay bu işe sıcak bir kucak açsaydı, AK Parti çözerdi bu işi. Her şeye rağmen Türkiye’nin, halkın sağduyusuyla bu işi çözeceğini sanıyorum.”

1976 yılında kaymakam yardımcısı olarak İçişleri Bakanlığı bünyesine giren Ağar, 1995 yılına kadar yani tam 19 yıl “kaymakam, polis müdürü, vali ve emniyet genel müdürü” olarak çeşitli koltuklarda bakanlık bünyesinde hizmet vermişti. 1995'te siyasete atılan Ağar daha sonra İçişleri Bakanlığı koltuğunda da oturmuştu. 2002 yılında Doğru Yol Partisi genel başkanlığına gelen Ağar 2007'ye kadar siyasi arenada boy göstermişti. Ağar son olarak 15 Temmuz darbe girişiminin ardından düzenlenen demokrasi mitinglerinde görülmüştü. Kısacası 15 Temmuz Darbe Girişiminden sonra kurulan Meclis Araştırma Komisyonu belki de en önemli isimlerden biri olan Mehmet Ağar’ı dinledi ve Ağar’ın söylediklerinin bu sürece ışık tutacağına inanıyorum. Belli mi olur belki de Türk siyaseti ve bürokrasisi uzun zamandan sonra Mehmet Ağar gibi bir şahsiyeti tekrar yeniden kazanıyordur. Bekleyip göreceğiz… Saygılarımla.

 

 

Bu yazı toplam 1045 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA