• İstanbul18 °C
  • İzmir24 °C
  • Ankara18 °C
  • Manisa23 °C
  • Adana20 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pekinde basın mensuplarıyla buluştu
04 Temmuz 2019 Perşembe 11:48

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pekin'de basın mensuplarıyla buluştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Pekin’den Türkiye’ye hareketinden önce Türkiye Büyükelçiliği’nde gazetecilerle buluştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Osaka’da yapılan G-20 Zirvesi’nin ardından Kyoto, Tokyo ve Pekin’e geçerek açılışlara katıldı ve önemli temaslarda bulundu. Pekin’den Türkiye’ye hareketinden önce oradaki Türkiye Büyükelçiliği’nde gazetecilerle buluşup sohbet eden Erdoğan'ın konuşmasından satırbaşları:
 
''Japonya ile ekonomik ilişkilerimizi geliştirmek için ekonomik ortaklık anlaşmasını tamamlamak üzereyiz. Türk-Japon Bilim ve Teknoloji Üniversitesi ilişkilerimizi taçlandıran bir adım olmuştur. Yakın bir zamanda rektör atayacağız ve üniversite kampüsünün inşası başlayacak.
 
''Japonya ile altyapı, teknoloji, enerji ve savunma sanayii alanlarında iş birliğimiz güçlenerek devam ediyor. 
 
''Çin ziyaretimizde ise Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Sayın Xi Jinping ile ikili ilişkilerimizi ve bölgesel, küresel konuları kapsamlı bir şekilde ele aldık. 50 milyar dolar ticaret hacmini hedefledik. 
 
''Kapsamlı stratejik ortaklık anlaşması Çin ile ilişkilerimizi daha ileri düzeye taşıyacaktır. Savunma sanayiine ve ileri teknolojiye yönelik adımlar atabiliriz. Ticaretteki dengesizliği de bu yolla aşabileceğimize inandığımızı karşılıklı olarak ifade ettik.
 
''Turizmde şu anda Çinli turist sayısı 400 bini aştı. Bu geçen yıla göre yüzde 60’lık artış demek. Güzel bir gelişme. Bunun yanında THY’nin Çin’de birçok destinasyona ihtiyacı olduğunu bize söylediler. Biz de kendilerinden rica ettik. Konuyla ilgili gerekli talimatları verdi. Temenni ederim ki bu da kısa sürede gerçekleşir.
 
''Bölgesel, küresel konularda Çin’le pek çok hususu paylaşıyoruz. Tek taraflılığa karşı çok taraflılığı ve uluslararası hukuku, oturmuş teamülleri destekliyoruz.
 
''Görüşmemizde Doğu Türkistan ve Uygur konusunu da ele aldık. Bu meselede karşılıklı hassasiyetleri dikkate alarak bir çözüm bulabileceğimize inanıyorum. Ancak bu konuyu istismar eden yaklaşımlar da var. Bu istismarlar da Türk-Çin ilişkilerinde olumsuz yansımalara neden oluyor. Bu konuda istismarlara fırsat vermemek lazım. 
 
''Bölgesel, küresel konularda Çin’le pek çok hususu paylaşıyoruz. Tek taraflılığa karşı çok taraflılığı ve uluslararası hukuku, oturmuş teamülleri destekliyoruz.
 
''Libya ile ilgili konularda da bundan sonraki süreçte dayanışmamızı göstereceğimiz ülkelerin sayısı da her geçen gün artıyor. Bu da Libya’da attığımız adımları güçlendiriyor.''
 
Soru: Japonya İmparatoruyla görüşen ilk liderlerden birisiniz. Yeni İmparatorla sohbetinizle ilgili detayları paylaşabilir misiniz?
 
''Yeni İmparatorun bir öncekine göre daha genç, 59 yaşında, olması hasebiyle daha dinamik, mütevazı bir yapısı var. Kapıya kadar gelerek beni İmparatoriçeyle birlikte karşıladılar. Beraber çıktık, görüşmemizi yaptık. Yine kapıya kadar geldi ve uğurladı. Bu mütevazı hal aslında geleneklerinde var. Yarım saat görüşmemiz oldu. Ben kendisini Türkiye’ye davet ettim. Biliyorsunuz yurt dışına çıkış için İmparatora müsaadeyi hükümet veriyor.
 
Soru: Son yıllarda Türkiye-Çin ilişkilerinde iki gerilim noktası oldu. İlki Çin’e verilen ama iptal edilen füze ihalesi. İkincisi Uygur Halk Ozanı Abdurrahim Heyit’in öldürüldüğü iddiası üzerine Dışişleri Bakanlığı‘nın yaptığı açıklama ve Çin’in Heyit’in hayatta olduğuna ilişkin yayınladığı video. Siz Şi ile baş başa görüşme yaptınız. Bu konular gündeme geldi mi? Genel olarak değerlendirirseniz olumlu işaretler var mı?
 
Bu füze meselesinin askeri, stratejik, teknik birçok boyutu var. Ama bu Çin’e yönelik herhangi bir önyargıdan kaynaklanmadı. Yetkili arkadaşlarımız Rusya’nın da teklifini görünce incelemesini yaptılar, teklifleri mukayese ettiler ve o zaman kararı bu şekilde aldık. Ama bu bizim Çin’le savunma sanayiine yönelik ilişkilerimizin kopması anlamına asla gelmez. Biz Çin’le birçok noktada alışveriş yapabiliriz. Zaten bugün sayın devlet başkanı füze alımından vaz geçilmesi meselesini gündeme dahi getirmediler. Böyle bir şey olmadı.
 
İkinci soruya gelince, bu konuda o malum olayı kendileri hiç açmadı. Açmadığı halde biz o zamanki durumu biliyoruz. Burada maalesef bizim kendi dışişleri teşkilatımızın iletişim yanlışı olmuştur. Ama onlar da yoluna girmiş oldu.
 
Soru: BM Genel Sekreteri Özel Temsilcisi Virginia Gamba PKK ile çocuk savaşçılar konusunda bir anlaşma yaptı. BM tesmilcisinin terör örgütüyle anlaşma yapmasını nasıl karşılıyorsunuz?
 
BM’nin terör örgütü YPG/PKK ile bünyesindeki çocuk savaşçıları bırakması bahanesiyle görüşmesi ve bir anlaşma imzalanması asla kabul edilemez. Bu konuda biz de ilgili mercileri ciddi manada silkelemek istiyoruz. Hangi gerekçeyle olursa olsun BM’nin bir terör örgütünü bu şekilde muhatap alması, masaya oturması ve resmi bir statü tanır gibi bir anlaşma imzalaması en hafif ifadesiyle bir skandaldır. BM böyle bir skandalın altına imza koyamaz. Olacak iş değil. Ben gıyabında söylüyorum ama BM Genel Sekreteri Guterres’in bundan haberi yoktur, böyle bir yanlışı asla yapmaz diye düşünüyorum. Silahlı çatışmalarda çocuklar konusundaki özel temsilci Virginia Gamba’nın bu işlemini protesto etmek için BM Daimi Temsilcimiz Feridun Sinirlioğlu girişim başlattı. Döner dönmez de ilk etapta Dışişleri Bakanımız Mevlüt Çavuşoğlu, Guterres’le konuyu ele alır. Daha sonra gerekirse ben de görüşürüm. Bu ortada bırakılacak bir konu değil.
 
Soru: Çin medyasında bir makaleniz çıktı. “Türkiye ve Çin ortak bir vizyonu paylaşıyor” diyorsunuz. “Küresel düzenin yeniden inşası için Çin ve Türkiye sorumluluk alabilir” diyorsunuz. Yapılabilecek bir şey var mı? Çin bu konuda samimi davranıyor mu?
 
Ben Çin’in bu konularda samimi davranmadığına asla inanmıyorum. Çin inandığı doğrularda dik durabilen bir ülke.
 
 “Dünya 5’ten büyüktür” derken bizim yanımıza birilerini almamız lazım
 
Malum şu anda Türkiye hem doğuya hem batıya açık bir ülke ve coğrafya olarak baktığımız zaman Asya yönünde çok daha büyük bir toprağa sahibiz. Dolayısıyla bizim Çin’le atacağımız ortak adımla hem İslam dünyası hem de Çin’in kendi coğrafyası olarak baktığımız yerlerde, Çin’in BM Güvenlik Konseyi’ndeki konumunu da ele aldığımızda bu konuları değerlendirmek bizim için çok daha rahat ve güçlü olacaktır. “Dünya 5’ten büyüktür” derken bizim yanımıza birilerini almamız lazım. Hele hele BMGK içinden birilerinin bizim yanımızda yer alması bu süreci hızlandıracaktır.
 
Soru: ABD-İran arasındaki gerilim... Sizin ABD Başkanı Trump’la güven ilişkinizden yola çıkarak soruyorum. Türkiye’nin arabuluculuk görevi üstlenmesi söz konusu olabilir mi? Olası bir İran-ABD çatışması bölgede nasıl bir etki yapar?
 
Bunu aslında kimse düşünmek istemiyor. Kimse o konuya girmek dahi istemiyor. Sayın Trump’la yaptığımız görüşmede bu konu hiç gündeme gelmedi. Ama Japonya Başbakanı Abe ile yaptığımız görüşmede Abe “Böyle bir olayda birlikte olabilir miyiz?” dedi. Ben de “Niye olmasın” dedim. “Her ikisiyle de gerek Ruhani gerek Hamaney’le görüşmelerde bulunabilirim” dedim. “Beraber derseniz, beraber de olabilir” dedim. O konuda bir sıkıntımız yok.
 
Soru: Trump’la yaptığınız görüşme ABD‘de bazı kesimleri rahatsız etmiş görünüyor. Amerikan Dış İlişkiler Meclis Başkanı Engel, Trump ile sizin aranızda geçen görüşmelere ilişkin Trump’a ağır ifadelerle yüklendi. Belli ki görüşmede konuşulanlar ve Trump’ın sergilediği olumlu tavır onları çok rahatsız etmiş. Sizce neden ABD müessses nizamı Trump’ı sevmiyor?
 
Dünyanın her yerinde zaten müesses nizamlar bir yere odaklıdır. Bunlara karanlık güçler de diyebilirsiniz. Onlar oralarla pazarlıktadır ve oralar adına adımlarını atarlar. Müesses güçler hiçbir zaman o ülkedeki bu tür siyaseti de sevecek diye bir şey yok. Şimdi Türkiye’de Erdoğan’ı seven var sevmeyen var. İlk seçildiğimizde yüzde 34,2’yle geldik. İki parti geldik. Bir CHP vardı, bir biz vardık. Ama parlamentonun yüzde 63’üne sahiptik. Ondan sonraki süreçte yerel seçimlerde farklı oylar aldık, genel seçimlerde onun fevkinde oylar aldık. Cumhurbaşkanlığında yüzde 52’ye kadar tırmandık. Ama yerel seçimde daha farklı oylar aldık. Şimdi içeride ve dışarıda bunu istediği gibi değerlendirmek suretiyle AK Parti’ye yüklenmek isteyenler oluyor. Dışarıda Batıcı, egemen güçler, özellikle çıkar şebekeleri bize her zaman çok çirkin yaklaşmışlardır. Biz bunlara hiçbir zaman prim vermedik. Kararlılıkla yolumuza devam ettik. Bundan sonra da aynı şeyler olacak.
 
Siz bir müşteri arıyorsanız, bir müşteri çıkmışsa, o müşteri de ödemelerini tıkır tıkır yapmışsa sen o müşterinin malını nasıl vermezsin? Bunun adı gasp olur
 
Sayın Trump’ın o gün yaptığımız görüşmede arkadaşlarıma kullandığı ifadeler, onlara yönelik ortaya koyduğu tavır, takdire şayandır. Ben de zaten kendilerine bu tür tavırlarını sevdiğimi belirttim.
 
Siz bir müşteri arıyorsanız, bir müşteri çıkmışsa, o müşteri de ödemelerini tıkır tıkır yapmışsa sen o müşterinin malını nasıl vermezsin? Bunun adı gasp olur. Biz şu ana kadar da 1,4 milyar dolar ödeme yaptık. Askerlerimiz pilotlarımız bir general eşliğinde eğitime gitti. 4 tanesini teslim ettiler, diğerlerini bıraktılar. 116 tane F-35 almak için sözleşmemizi yaptık. Biz burada pazar değil aynı zamanda ortak üreticiyiz. Bazı parçalarını da Türkiye’de üretiyoruz.
 
Biz füzeler noktasında geçmişte Patriotlara müşteri olduk ama bu müşteri oluşumuz karşılıksız bırakılınca biz daha neyi bekleyeceğiz, başımızın çaresine bakmayacak mıyız? Düşman saldırsa biz bir yerden sistem bulalım öyle savaşalım mı diyeceğiz? Tedbirimizi hemen almamız lazım.
 
Soru: Libya ile ilgili gelişmeler oldu. 6 Türk vatandaşı kaçırılmıştı. Serbest bırakıldı. Orada biraz daha bize bilgi verir misiniz? Doğu Akdeniz satrancında Libya-Türkiye nasıl bir iş birliği yapacak?
 
Bizim zaten askeri anlaşmamız var. Bunu daha da güçlendirdik. Orada BM’nin uluslararası hukuka göre muhatabı Sarrac’tır. Hafter şu anda orada tam manasıyla korsan hareket yapmıştır; korsan konumundadır.
 
Biz de bugüne kadar bütün görüşmelerimizi Sarrac’ın ekibiyle yaptık. Ben bugüne kadar Hafter’le muhatap olmadım. Şimdi BM’nin de buna göre adımlarını atması lazım. Şu an Sarrac ve ekibi kaybedilen yerleri her geçen gün tekrar geri alıyorlar. Temenni ederiz ki kısa zamanda Libya’da da bir seçime gitme imkanı doğar. Halk kendi haklarını demokratik yollarla temsil etme imkanı yaklar.
 
AB’ye girişi şaibeli olan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi oradan aldığı güçle KKTC’yi korkutmaya çalışıyor. AB de dürüst hareket etmiyor.
 
Soru: Kıbrıs Rum Kesiminin sondaj faaliyetleri devam ediyor. Karşı tarafın hukuk tanımazlığına karşı ne tür tedbirler alınıyor?
 
Hukuk içinde atılması gereken adımları atıyoruz. Bundan sonra da böyle götürmeye çalışacağız. Ama karşımıza hukuk tanımazlar çıkarsa, onların anlayacağı dil neyse o dille de konuşmasını biliriz. Orada hiçbir hukuku olmayanların kendilerine hak istihsal etmeleri kabul edilebilir bir şey değil. Zaten Güney Kıbrıs bugüne kadar hiçbir zaman hukukla hareket etmedi. AB’ye girişi şaibeli olan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi oradan aldığı güçle KKTC’yi korkutmaya çalışıyor. AB de dürüst hareket etmiyor. Bürgenstock’ta KKTC’ye en büyük haksızlık yapılmıştır. Referandumda hayır dediği halde Güney Kıbrıs AB’ye alınmıştır; Kuzey Kıbrıs evet dediği halde alınmamıştır. AB’nin mali yaptırımlar noktasında da Kuzey Kıbrıs’a ödemesi gereken para ödenmemiştir. Şimdi biz bu AB’ye nasıl inanalım? Bunlar dürüst değil. Bunların hepsi gaspçı. Burada da yaptıkları yine bu.''
 
 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Rekor Banka Promosyonu! Personel tek seferde 6 bin 120 TL alacak
  • Mehmet Ali Erbil taburcu olduktan sonra aşırı kilo verdi
  • Kamu bankalarından reel sektöre yeni destek paketi hazırlığı
  • Motorine 9 kuruş zam yapıldı
  • DÜNYANIN EN BÜYÜK KANARYA YARIŞMASI EDREMİT’TE YAPILDI
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA