• İstanbul29 °C
  • İzmir36 °C
  • Ankara32 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana34 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çocuk Yaşta Çalınan Hayatlar

24 Nisan 2015 Cuma 01:18

Bugün Manisa’daki dostlarımla sohbet edip, merkezde ki bayram atmosferini gözlemlemek istedim yürürken bir çocuk gözüme ilişti küçük çocuğun üzerinde eski tip bir elbise vardı ve çöp konteynırından yiyecek toplamaya çalışıyordu. Utana sıkıla birazda üzgün bir şekilde hemen gözüm simit poğaça satan bir yer aradı ve poğaça alıp bir solukta kendimi 14-15 yaşlarında olan çocuğun yanında buldum. Aldıklarımı çocuğa uzatarak almasını rica ettim. Çocuk önce yüzüme baktı ve daha sonrada teşekkür ederek kendisine ikram ettiklerimi aldı.

 

Çocuğun yanından ayrıldıktan sonra bir an durdum ve düşündüm bugün 23 Nisan’dı yani Atatürk’ün bugünün çocukları yarının büyüklerine armağan ettiği bayramın adıydı ve böyle bir önemli bayramda adının Mustafa olduğunu öğrendiğim 14 yaşında ki çocukla çöp konteynırından yiyecek toplarken tanışıyordum. Peki ya diğer çocuklar, onların durumu nasıldı?

 

Eski bayram günleri geçti gözümün önünden bayram günü evdeki en yeni hangi elbisemiz var ise onu giydirirdi Annemiz ve okul bayram törenlerine katılmayacaksak Annemizin, Babamızın elini tutar bayram kutlamalarını en önde seyretmek için sabahın erken saatinde kendimizi tören alanında bulurduk. ‘Bugün 23 Nisan neşe doluyor insan’ derdik. Şimdi bayramları maalesef bir bayram tatili fırsatı olarak görüyoruz maalesef. Maalesef ki çocuk suç oranları artıyor her geçen gün, maalesef henüz oynama ve okula gitme çağındayken gelinlik elbisesi giydirilerek çocuk yaştayken çocuk sahibi oluyor genç kızlarımız. Türkiye İstatistik Kurumu açıklamalarına göre 77 milyonluk Türkiye nüfusunun yüzde 29.4’ü yani 22 milyon 838 bini çocuk. Toplam 16 milyon 706 bin yoksul nüfus içindeki çocuk oranı ise yüzde 44.3. Bu da yoksul vatandaşların yarısına yakınının çocuklar olduğunu gösteriyor.

 

Bu acı gerçek TÜİK açıklamalarıyla bir kez daha yüzümüze çarptı. Bununla da bitmiyor acı gerçekler tablosu. Cezaevlerine giren çocuk sayısı da her geçen gün artıyor. 2013’te cezaevindeki 161 bin 711 mahkumdan, 6 bin 132’si çocuktu. Hapisteki çocukların oranı 2009’da yüzde 1.5 iken, 2013’te bu oran yüzde 3.8’e çıktı. Ve ne yazık ki, çocuk suçlarında yüzde 35 ile hırsızlık ilk sırada yer alıyor.

 

Yine TÜİK’in verilerine göre  Türkiye’deki ”çocuk gelin” sayısı 181 bini aşmış durumda. Türkiye Üniversiteli Kadınlar Derneği’nin açıklamasına göre ise 18 yaşından küçük kızını evlendirmek  için mahkemeye dava açan ailelerin sayısında bir önceki yıla göre yüzde 94,2  artış yaşanmış. Bunun yanı sıra her ne kadar son düzenlemelerle cezai müeyyideler arttırılmış olsa da özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinde başlık parası maalesef devam ediyor, çocuk sayısını söylerken sadece erkek çocukları söyleniyor kız çocukları ise görmezlikten geliniyor.

 

Erken yaşta evlilikler, kız çocuklarının kendilerini koruyamayacak yaşta  evlendirilmeleri, en temel insan hakkı olan eğitim haklarının önündeki en büyük  engeldir. Nüfusun yarısı olan kız çocukları ve kadınların eğitim fırsatından  yoksun kalması, ülkenin gelişmesini, kalkınmasını ve demokratikleşmesini  engelleyecektir. Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik yaşı, 17 yaşını bitirme  koşuluna bağlıdır. Türk Ceza Kanunu’na göre de resmi nikah yapılmadan  evlendirilme bir suçtur. Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne göre de 18 yaşına kadar her  insan çocuktur, korumak ve desteklemek gerekir. Ama adeta tüm bunlar görmezlikten geliniyor ve çocuk yaşlarda ki kız çocukları gelin olmaya hatta anne olmaya devam ediyor.

 

Yine kaderin bir cilvesi olarak bir şekilde anneleriyle birlikte cezaevine giren çocukların durumu da içler acısı. Bu durumda ki çocuklar annelerine cezaevlerinde hem yoldaşlık, hem arkadaşlık yaparlarken yaşadıkları trajedi tamamen içler acısı. Yıllar önce Uçurtmayı vurmasınlar isimli bir filmde bu durumdaki bir çocuğun durumunu bazen gülümseyerek bazen de gözyaşlarımıza hakim olamayarak izlemiştik. Şimdi bu durumdaki çocuklarımız için yeni bir projeyle birlikte adeta bir umut ve hayata tutunma ışığı belirdi. Anneleri cezaevinde olduğu için parmaklıklar arasında yaşamak zorunda kalan 0-6 yaş arası cezaevi çocuklarının oyun ve eğitim imkânlarının iyileştirilmesi için “İçerde çocuk var” adıyla bir sosyal proje başlatıldı. Bu projeyle Türkiye genelindeki 8 kadın ceza infaz kurumundaki anaokullarının iyileştirilmesi amaçlanıyor. Proje, cezaevi çocuklarına öğrenebilecekleri, eğlenebilecekleri eksiksiz bir anaokulu ortamı oluşturmak, yeşil alanlar yaratarak doğayla tanışmalarını sağlamak, gelişimlerine uygun yemek hazırlanabilecek mutfak inşa etmek ve dış mekân oyun alanı kurarak cezaevi içinde özgür bir yaşam alanı yaratmayı hedefliyor.

 

Bir tarafta 23 Nisan’la ilgili güzel mesajlarla, bir taraftan bir günlükte olsa çocukların kendilerini şanslı hissettikleri anlarla, bir taraftan da yüzümüze tokat gibi çarpan uçurumun kenarındaki çocukların yaşadığı trajedilerle bu önemli bayramı da geride bıraktık. Ümit ediyorum ki bir sonraki bayrama kadar; Yumsun artık gözlerini karanlık günler, gökyüzü aydınlansın . Sona ersin açlıklar, çocuk yaşta çalınan hayatlar. Çocuklar bayramlıklarını giyebilsinler, çocuk olmanın güzelliğini doya doya yaşasınlar…
 

 

Bu yazı toplam 1001 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA