• İstanbul29 °C
  • İzmir36 °C
  • Ankara32 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana34 °C

Erdal Çil / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Çanakkale’yi Manisa’da Yaşamak

20 Mart 2015 Cuma 13:44

Hoş bir seda bırakmak bütün mesele!

Hangi işi yaparsak yapalım, hangi görevlerde bulunursak bulunalım değişmiyor. Yenilip içilenler, alkışlar, şamatalar sadece yaşadıkça belki sizinle beraber hafızanızda belli bir süre yer etse de bir süre sonra o hazin akıbet tecelli ediyor.

İşte sırf bu yüzden bile hakkını vermek gerek anın!

Edison geliyor aklıma: Yardımcısına yarım saat sonra uyandırmasını tembihleyerek sedire uzanır.  Fakat yarım saat sonra yardımcısı öyle derin ve tatlı bir uyku içinde bulur ki Edison"u… Uyandırmaya kıyamaz. Bir yarım saat daha bekler ve uyandırır. Edison, uyanır uyanmaz ilk işi saati sormak olur. Öğrenince de çok sevdiği asistanını şiddetle azarlar: “Ne hakla benim yarım saatimi yersin!”diye. 

Zaman uçup gitmeden avucumuzdan; iyi işler yapmak lazım! Belki biraz imkân ve maddiyat istiyor diyeceksiniz. Kısmen doğru olsa da öncelikle aşk gerekiyor hangi işe girişecek olsak da. O arzu ve istek olmaksızın ne kadar maddiyatınız olsa da sonuç çıkmıyor.

İşte; bulunduğu şartların olumsuzluğuna aldırış etmeyenlerden birisi de Öğretim Görevlisi Kenan Tozak!

İçindeki aşkı her zaman muhafaza etmesini bilmiş; yüreğindeki tarih sevgisine, emeği ve bilgisini de katarak bulduğu her ortamı değerlendiren bir gönül insanı, dava eri!

Manisa’nın en gösterişli yerlerinden olan İzmir girişi tarafında, Saruhan Otel önünde bulunan parkın içinde, toplam 5430 m2. alan içinde bir müze bulunmakta ve bir anıt yükselmekte. Çanakkale Şehitleri Anıtı ve Atatürk Sergi Salonu.

Çanakkale’yi size Manisa’da yaşatan bir mekân!

Orada gördüm en son onu. Daha doğrusu orada izledim. Muğla Anadolu Lisesi öğrencileri, başlarında öğretmenleri ile birlikte bir otobüs ile Manisa’ya gezmeye gelmişlerdi. Şehrin kültürel ve tarihi noktalarına gezintinin ilk durağıydı o sergi salonu. Sağ olsunlar Manisa’da kültürel faaliyetlerin önemli ismi Ünal Şenel Hoca’m aramış ve sergi salonunda o gün rehberlik yapmasını istemişti.

Arayan Ünal Hoca olur, bir de uzun yıllar görev yaptığı Muğla’dan gelen öğrencileri duyar da yerinde durabilir miydi Kenan Hoca.

Bilmiyorum kaçıncı kez anlatıyor, kaç bininci insana benzer cümleleri sarf ediyordu ama sanki ilk defa anlatıyor ve ilk defa yaşıyor gibiydi. Öğrenciler ise nefeslerini tutmuş, bütün dikkatleriyle izliyorlardı Kenan Hoca’yı.

Kahire’sinden Şam’ına, Bağdat’ından Kerkük’üne kadar; Ardahan’ından Edirne’sine, Trabzon’undan Afyon’una kadar her yerde atmamış mıydı Çanakkale’nin yüreği?

Bir zamanların Şehzade’lerine ocak olmuş Manisa’da dolanırken hep hissederdim izlerini. Gittiğim camilerin avlularında, minarelerinde hep seslerini duyar, kendilerini görür gibi olur, ayak izlerini arardım ecdadın. Bu gazi kent, bu ihtişamı,  o şehzade irfanını görmüş ve işgali de en acımasızcasına yaşamış bu şehir, acaba o Çanakkale Harbi yıllarında nasıldı, neler yapmıştı ve neler yaşamıştı acaba?

Çanakkale’de 2174 şehidi ile en fazla şehit veren beşinci ildi. Şehzadeleri ayaklarını çektikten sonra boş durmayanların, bu sefer de onların ardı sıra henüz yirmisine bile gelmemiş çocuklarını cepheye süren, söz konusu vatan olunca her işini bırakanların şehriydi Manisa.

Sergide Kenan Hoca’yı izlerken arkasındaki o muhteşem tablo, bütün bu soruların bir çoğunun cevabını veriyordu. Rus Devlet Sanatçısı Aleksander Samsano’ yaptırılmış o çalışmada o günlerin Manisa’sı anlatılıyordu. Ulu Cami önü bir mahşer yeri gibi. Asker yazılanlar, evladını uğurlayanlar, yârinden ayrılanlar, gidenlere yolluk öteberi verenler hepsi de bütün canlılıkları ile önümüzdeydiler ve Kenan Hoca da onların hepsini ismen biliyor, onlarla konuşuyor; adeta yaşıyordu o günleri.

Ses efektleri zaten sizi oralara, o günlere götürüyor ve Çanakkale’nin tozunu yutuyor, ruhunu teneffüs ediyorsunuz salonu gezerken. Dile geliyor şüheda! Kınalısı, Seyid Onbaşısı, Saka Mustafa’sı. Sonra Muavenet’i görüyorsunuz. Nusret ’i görüyorsunuz yaşlı gözlerle. Conkbayırı’nda Mehmet’ler Mangası’nın yanına diziliyor ve zaman içre zamanı yaşıyorsunuz.

Bir ara telefonum titreşimdeydi ve çalınca kendime geldim! Etrafımda herkesin yaşlıydı gözleri.

Müthiş bir duygu seli, müthiş bir atmosfer!

Mazeret bulup gidemeyenlere de, defalarca gidip de doyamayanlara da müthiş bir fırsat!

Manisa’da ki Atatürk Sergi Salonu size bu fırsatı veriyor.

Binanın dışında, bahçesinde ise Türk Bayrağı’ndan esinlenerek yapılan anıtı görüyor ve yapılırsa böyle bir binanın yanına ancak böyle bir anıt yapılabilirdi diyorsunuz.

Biliyorum ki o eserin oraya kazandırılmasında Celal Bayar Üniversitesi Vakfı eski başkanı merhum Emrehan Bey’in de Kenan Tozak Hoca’nın da emekleri çok fazla. Allah hepsinden razı olsun!

O; aslında bir spor hocası bir eğitimci! Doğum yeri de kayıtlarda Manisa diye yazılı. Ama kamuoyu onu Çanakkale’ li olarak biliyor ve tanıyor. O; Çanakkale’ye adanmış bir can! O, Çanakkale için sıkılmış bir yumruk.

Fark eder mi? Hepimiz de aslında Çanakkale’ li değil miyiz?

Yüreği Çanakkale diye atanlara, Çanakkale’ de bize vatan bağışlayanlara, bizi vatansız bırakmayanlara selam ve saygılarımı gönderiyorum.

                                                                                                                 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1030 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA