• İstanbul29 °C
  • İzmir36 °C
  • Ankara32 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana34 °C

Seyhan Çağlar Emen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ÇANAKKALE MAHŞERİ

18 Mart 2019 Pazartesi 10:15

18 Mart Çanakkale’de bir Milletin var veya yok olma mücadelesinin yıl dönümüdür. Yıllar önce Çanakkale Şehitliğini ziyaretimde 15 yaşında şehit düşen Hasan’ın kabrinde Fatiha okurken göz yaşlarıma hakim olamamıştım. 1915 yılında İstanbul başta olmak üzere Liselerde erkek öğrenci kalmamış, gönüllü olarak Çanakkale’ye vatan topraklarını savunmaya koşmuşlardı hatta daha küçük yaştaki çocuklar bile Vatan Savunmasına gitmişlerdir. Osmanlı İmparatorluğunun her bölgesinden Türk, Boşnak, Arap, Ermeni, Rum ve Musevi  vatandaşlarımız Şehitliklerde yan yana yatmaktadırlar. Saray Bosna’dan gelen dört yüz gençten geriye dönen bulunmamakta ve halen Saray Bosna’da, Makedonya’daki Türk köylerinde  Çanakkale Türküsü söylenmektedir.  Çanakkale’de şehit düşen iki yüz elli bir bin şehidin yetmiş bini okumuş, aydın gençlerimizidir.

Mahallemizden Çanakkale Savaşına gidip dönem tek kişi olan rahmetli Hakkı ÖZÇÜRÜMEZ amca’nın bir gözü yoktu, o gözünü Çanakkale’de kaybetmişti.  Mermi yağmuru altında aylarca siperlerde savaştıklarını, bir adım bile geri çekilmediklerini anlatırdı. Yine bu savaşta Türk Ordusunun en güzide komutanları da şehit düşmüştür hatta birçok alay ve tabur tamamen yok olmuştur. 57. Alayın komutanından aşçısına kadar tümü şehit olmuş, ayakta kalan yaralı son askerimiz de Alay Sancağını bir ağacın dalına asmış ve o ağacın altında son nefesini vermiştir. Bu sancak, şu anda Avustralya’da bir müzede sergilenmektedir.

Çanakkale Zaferinin kazanılmasında Enver, Türk Ordusu’nun en yetkili ve sorumlu komutanı Cevat ÇOBANLI, Cephe komutanlı Esat ve Vehip kardeşler, Yakup Şevki Paşalar başta olmak üzere her rütbeden değerli komutanlar, verdiği tarihi emir ile kara savaşının kaderini değiştiren yarbay Mustafa Kemal, Deniz savaşlarının kaderini değiştiren Nusret mayın gemisinin kaptanı ve komutanı Hakkı ile unutulmaz kahraman onbaşı Seyit başta olmak üzere yüz  binlerce Mehmetçik, cephe gerisinde faaliyet gösteren, lojistik destek sağlayan sivil kahramanlar, siperlerde cephane ve su dağıtan çocuklar,  seccadelerinde hayır dua eden anaların payları, emekleri, göz yaşları ve kanları vardır.

Birinci Dünya Savaşında en kanlı muharebeler Verdün ve Çanakkale cephelerinde yaşanmıştır, Çanakkale bölgesinde derelerde su yerine kan akmıştır, 1960 yılında Çanakkale’de askerlik yapan ağabeyim elimizle kazdığımız her yerden şehit kemikleri ile savaş kalıntıları fışkırıyordu diyordu.  Çanakkale savaşlarının yapıldığı bölge önce Askeri bölge ilan edildi, girişler yasaklandı, sonra izne bağlandı. İngilizler ve Fransızlar kendi şehitliklerini düzenlediler. Orgeneral rahmetli Nuri YAMUT Paşa, İzmir’deki evini satarak Nuri YAMUT şehitliğini düzenletti, halkımızın bağışları ile Çanakkale Şehitler Abidesi inşa ettirildi. 1950’li yıllarda Çanakkale Savaş bölgesi hurdacılar ve bilinçsiz vatandaşlar tarafından talan edildi, toprak altından çıkarılan savaş malzemeleri hurdacılara satıldı. Maliye Bakanlığı, Alman Krupp fabrikalarında imal edilen gazi toplar kesilerek ihale ile hurdaya satıldı. Daha da acısı Nuri YAMUT Paşa, 27 Mayıs 1960 ihtilalinde tutuklanarak, Yassıada’da yargılandı, emrinde görev yapan küçük rütbeli subaylar tarafından hakaretlere uğradı, vefa duygusu olmayanların insanlık duygusu da olmaz.

Çanakkale Zaferinde savaşın gidişatını değiştiren Anafartalar Kahramanı Mustafa kemal’i yok sayanlar, O’nun hizmetini inkar edenler ya haindir ya da gafil ve kara cahillerdir. Ata’sını bilmeyenler babasını da bilmezler. İstiklal Harbi’nin tüm komutanları, Çanakkale Savaşında tecrübe kazanmışlardır. Son hücuma kalkarken köylüsüne olan borcunu hatırlayıp, arkadaşından helallik isteyen kahraman Mehmetçik’lerimizi şükranla anıyorum.

 

Bu yazı toplam 894 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA