• İstanbul31 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara30 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana33 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bölgemizdeki hareketlilik

28 Şubat 2017 Salı 17:09
                                            
Ülkemizin sınırlarının hemen dibinde neler oluyor hep bunları dile getirdik,oldukça riskli bir coğrafya üzerinde oluşumuz ülkemizin daha akılcı yaklaşımlarla ve diplomasiyle hareket etmesinide zorunlu kılıyor,giderek bunu daha net anlıyoruz denilebilir.
 
Suriye cehenneminde kim kiminle kol kola birbirine karışmış gibi,ABD'si,Rusya'sı bir türlü terör örgütü artığı ypg den vazgeçemiyor,araç,silâh,mühimmat vererek oluşturulan terör bozması destekçilerine, kıymete binmiş gibi demeç üstüne demeçlerle orada onlarla ortak hareket içinde olacaklarını belirterek bunun altını çiziyorlar,ülkemizin oradaki  ve diğer ülkelere karşı olan konumunu dikkate almazcasına bu tavırlar açıkçası hiç hoş ve hayra alamet değil. 
 
Burada sizlere,Bolivya devlet başkanı H.Morales'in bir sözünü aktarayım; "Dünyada Faşist darbe ihtimali olmayan tek bir devlet vardır o da ABD dir,zira orada bir ABD büyükelçiliği yoktur"  sözleri nekadar önemli ve anlamlı değil mi?.
 
Sınırlarımızın hemen yanında süren savaşı ve bölgede neler oluyor haberlerden ve oralardaki haritalardan görüyoruz ki ırak ve suriye ile sınırlarımızın etrafındaki PYD-YPG eliyle iki ayrı uçtan çizilmeye başlanan kürt koridoru giderek birleşme noktasına gelmiş,aradaki kısım için ülkemiz(Fırat Kalkanı harekatı) devrede,şimdi ayni unsurları Bab bölgesi başta olmak üzere Münbiçe de sürmek istiyorlar ama buna ülkemizin karşı çıkması ile gizli yürütülen hesapları var gibi.Mademki orada terörden devşirmelerle hareket etmek istiyorlar TSK askerimiz de artık vatanına ve asli görevine dönsün,içerdeki hainlerle ve sınırlarımızın güvenliği ile ilgili görevlerini yapsın diyenlerimiz oldukça fazla.
 
ABD de Rusyada ellerinde maşa- joker olarak kullandıkları pyd yi terör örgütü olarak kabul etmiyor,onlar müttefikimiz açıklamaları yaparken,pyd-ypg oralarda ilerleyip Kobani ile Afrini birleştirdi,bu Anadolunun bin yıldır süren arap ve ortadoğu ile bağının kesilmesi anlamına geliyor,şimdi de Bab bölgesinden itibaren Münbiç bölgesine ilerlemeyi hedefliyorlar,amaçları bu.
 
Daha önce,El Bab-a uzananacağı açıklanan koalisyon güçleriyle birlikte Rakka için de hazır olunduğu bildirilen,giderek tehlikeli bir hal alan bölgedeki gelişmenin gerisinde yatan neden bu zemine dayandırılıyor.
 
Ülkemizin arap coğrafyası ve ortadoğu ile bağları kopacak diyebileceğimiz bu durum bu arapların tarafındaki açıdan bakılırsa,onların da  Türkiye,avrupa ve bir anlamda rus coğrafyası ile bağları kopmuş olmayacak mı,zira ülkemiz içinde belli bir yere kadar kendi dillerini konuşarak rahatça  ticari alanda da gidebiliyorlarken Musul ve Rakkada ve diğer yerlerdeki değişiklikten sonra bunun kesintiye uğrayacak oluşunu,bağlarının kopacak oluşunu neden hiç umursamıyorlar,arapların kendi toplumu ve oradaki ülkeler bunu neden önemsemiyorlar,iyi düşünmek gerekiyor..
 
 Suriye meselesindeki başlangıçtaki ittifaklarını sonradan  farklılaştırdığı görülen,  Afrin'deki ittifakını Kobani ve Cezire'ye taşıyıp Dağlık Karabağ,Abhazya,Güney Osetya ve Kırım'dan sonra buralarda da etkin olmayı amaçlayan bir Rusya var .
 
Meseleye bölgesel ve küresel anlamda yaklaşanlar olarak adlandırabileceğimiz bir durum bu ve her iki bloktaki ülkelerin (ABD ve Rusya) her nedense bunu elindeki kürt(PYD ve YPG)kartını kullanarak sinsice yapıyor olması ayrıca önemli,zira her iki blok ta müttefikimiz dediği bu terör unsurlarından yararlanıyor ve ortadoğu bölgesinde büyük bir paylaşım savaşı yapıyorlar.
 
Yani açıkça belirtmek gerekirse süper güçler ve ona bağlı ülkeler topluluğu alenen güneydeki sınırlarımızın dibindeki kürt koridoru şeklinde oluşturulan ve suriyenin kuzeyindeki bölgeyi genişleterek  akdenize çıkmayı ve o bölgedeki topraklara da hakim olmayı giderek daha fazla sürdürüyor.Diğer yanda bölgesel çözüm için mücadelesini veren ülkemizi nelerin beklediği önümüzdeki zamanlarda daha netleşecek.Bölge tam bir cadı kazanı adeta.
 
Küresel efendilerin çizdiği haritalar var ve o doğrultudaki yaklaşımları,el altından maşa olarak kullandıkları devşirilmiş terör odakları hep onlar adına toz atıp,kan döküyor,ama ölenler hep müslümanlar ve adeta haç'lı saldırıları yeniden hortlamış gibi.İşin üzücü yanı diğer müslüman ülkelerin gıkı bile çıkmıyor,çıkmadığı gibi de çanak tutuyorlar.
 
Paramparça olmuş bir ortadoğu cğrafyası var,bizim ülkemiz üzerine düşen görevi fazlasıyla yaptı,ancak emperyalist vampirler bunu takdir etmekten kaçınıyor,zira işlerine gelmiyor zira
asıl gözlerini bizim ülkemize dikmişler,sinsi sinsi oradaki yayınladıkları haritalar doğrultusun
da istediklerini yapıyorlar.Onlar orada bölgeyi karıştırıp halletmekle meşgulken bu tarafta da Yunanistanın hainlikler saçan demeçleri var,sanki pundunu bekler gibi ülkemizin zayıf oldu-
ğunu ima eden açıklamalar yapıyorlar,ve kıbrıs görüşmelerinde de ağızlarından kaçırdıkları enosis istemi onlarında niyetlerinin pek dostça olmadığının göstergesi değil mi.
 
Kısaca belirtmek gerekirse,üç tarafı denizlerle,ama dörtbir tarafı düşmanlarla çevrili bir ülkede yaşıyoruz.
 
Ülkemizin yanıbaşındaki kopan kargaşa ve savaşların ülkemizi çok yakından ilgilendirdiği bir gerçek,oralarda bizim vatanımızın evlatları şehit düşüyor.
 Ülkemizin sınırlarını savunmak ve her türlü müdahalede bulunmaya hakkımız var,bunun için de gerekenler yapılıyor da,peki oradaki diğer ülkelere ne demeli,Rusya ile ittifakı olan ülkeler,ya da ABD ve ona bağlı diğerlerinin buralarda işi ne?.. amaçları gayet açık,işgal etmek ve sömürmek...
 
Aslında orada dünyanın önde gelen iki kutup gücü ve ortaklarının paylaşım savaşları var ama oyun okadar ustaca oynanıyor ki kendi ellerini ateşe atmadan ellerindeki terör örgütlerine ve onlardan devşirilmiş kuvvetlere yaptırtarak yapıyorlar bu kanlı savaşı.
Kısacası sınırlarımızın dibindeki küresel güçlerin tepişmesinden en fazla etkilenecek olan yine bizim ülkemizdir,zaten onların asıl amacı da Milli mücadele ve Kurtuluş şavaşımız yıllarındaki yedikleri okkalı tokatın hiç unutamadıkları kuyruk acısı var ve bunun rövanşını yapmak hedeflerinden hiç vazgeçmediler.
 
Hainlerin önlerindeki en büyük engel saydıkları, Vatan sevgisi ve milliyetçilik duyguları ile birde TSK.ve askerlerimiz vardı , önce karmakarışık oyunlarla ve dalaveralarla ülkemizin içini karıştırıp bu iki güçten kurtulmayı ve her türlü hainliği denediler tam başaramadılar ama yine de  bu   kirli ve pis entrikalarından, hain amaçlarından ve oyunlarından,ülkemizi işgal etmek hayallerinden vaz geçmediler,geçecekleri de yok.
 
Yurdumuzdaki milliyetçilik duygularını ve vatan sevgisinin de altını oyacak,boşaltacak her hamleyi de sinsice denemiyorlarmı,amaçlarından işgal etmek planlarından vazgeçmediler ki.
Açıkçası ülkemizin üzerinde hain oyunları ve hesapları hep vardı ve hep olacak bu yüzden vatanımıza,bayrağımıza,üniter yapımıza,Cumhuriyetimize sahip çıkmalıyız,tarihten günümüze şehit kanlarıyla sulanmış bu kutsal topraklarımızı savunmak hepimizin boynunun borcudur.
 
Ülkemizin içindeki ve dışındaki hainlere karşı tek yürek ve birlik olmanın zamanıdır.
Bizim gidebileceğimiz başka bir ülke yok,sadece savunmakla yükümlü olduğumuz cennet VATANIMIZ var...
 
 
Bu yazı toplam 1482 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Kushner'in ekonomik kalkınma planına Suudiler Destek verdi!
  • Çobanları bekleyen tehlike: Avustralyalı Swagbot!
  • Rusya Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler restini çekti: 'Karşılık veririz!'
  • Koyunun kesik kulağı yasak aşk cinayetini çözdü!
  • Son dakika! Kara Harp Okulu davasında karar çıktı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA