• İstanbul11 °C
  • İzmir13 °C
  • Ankara10 °C
  • Manisa10 °C
  • Adana14 °C

Erdal Çil / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bizim Site

24 Aralık 2014 Çarşamba 22:30

 “Akşamları hep sanal âlemde görüyorum seni” dediğim bir dostum meğer ne kadar da doluymuş bu konuda!

“Üç çocuğun üçü de yok şimdi. Biliyorsun ikisi evlendi ayrı şehirlerdeler, biri yine başka bir şehirde okuyor ve tamamen yaz tatilleri dışında evde hiç yok! Gündüz orada burada vakit geçiyor. Hanımın da öyle gündüz arkadaş görüşmeleri, ev işleri derken akşam oluveriyor da, akşamları; hele bir de uzun kış akşamları hiç geçmiyor be birader!

Bu bilgisayar bizim üç numaranın. Yanında şimdi bir dizüstüsü var ve bunu evde bıraktı. Akşam hanımın TV dizileri var, benim de bu takıntım.    

Geçen gün iyice kanaat getirdim ki, ben bu âlemi seviyorum! Hanım o gün erkenden kaldırıp, kahvaltımızı erkenden yaptırdı ve postaladı beni evden. Arkadaşları gelecekmiş biraz kalabalık da, temizlikti, hazırlıktı falan.. Nereye gidersin; lise yıllarından beri arkadaşlık yaptığım Hüsnü geldi aklıma. Dükkânına uğradım kapalı. Yan komşusu, birkaç gündür gelmediğini, açmadığını söyledi. Hanımı bırakıp gitmiş kızının yanına, o gidiş! Zavallı Hüsnü önce gelir nasıl olsa deyip beklemiş birkaç ay. Sonra, atlamış gitmiş uçağa, görüşmek için. Yalvarmış, dil dökmüş ama nafile. Kolu kanadı kırık çaresiz geri dönmüş ve kimseye de söylememiş derdini.

Bilirim söylemez de...   

Oğlu derseniz zaten ayrı bir âlemdi. Öylesine özenli ve prensipli bir babanın böyle bir oğlu olsun! Belki askerde düzelir, olmadı evlenir düzelir ama yok! Zavallı gelin kıza da yazık oldu.

Oğlandan zaten bir hayır beklediği yoktu ama şu kızın yaptığı yok mu şu kızın! Tevekkeli belliydi zaten son zamanlardaki gelişlerinde gizli saklı annesiyle sık görüşmelerinden. Ev dediğinde gizli saklı mı olurdu? Oturulur ne varsa, aile içinde konuşulur! Ne o öyle mutfağa falan çekilmeler. Ah bu televizyon dizileri yok mu? Otuz beş yıllık hanımı ile küçüklüğünden beri üzerine titrediği, hatta çevrenin inadına büyük oğlundan bile daha çok sevip özendiği kızının şu yaptıkları yok muydu? İnsan babasına, hatta Hüsnü Bey gibi birisine nasıl böyle bir hareketi reva görebilirdi ki?

Şu birkaç gündür evi kiraya verip huzurevine çıkmak ile ilgili uğraşıyormuş! Nalbur Kazım’ın Belediyede çalışan zabıta oğlu İrfan devreye girmiş de, öyle bir yer bulabilmişler huzurevinde. Artık gizlisi saklısı kalmamış ve bütün komşuların dilindeymiş Hüsnü’nün başına gelenler. Adamın iyi ki evi varmış, iyi ki dükkânı varmış ve iyi ki eli ayağı da tutuyormuş da bütün bunların üzerine zaten yer ayarlanabilmiş huzurevinde. Hiç olmazsa üstü başı temizlenecek, akşamları olsun yalnız kalmayacakmış!

O gün Hüsnü’nün üzüntüsü yetmiyor gibi, bir de Bankada çalışan oğlundan, kolon kanserine yakalandığını öğrendiğim Behzat’ın derdi de tuz biber oldu! Dağ gibi adam neredeyse altı aydır o hastane senin, bu hastane benim dolaşıyormuş. Bereket enişteleri ilaç mümessili ya; her kapıyı açıyorlarmış.

Akşam eve geldiğimde biraz oturup Aysel’le paylaşayım demiştim ki, Aysel’ in yüzü bir karış. Geçende son taksitini anca bitirdiği yemek takımının parçalarından biri olan iki tabak ta o gün kırılmasın mı? O kadar söylemişlermiş: günlere küçük çocuk getirilmesin diye! Allah için kimse de getirmiyormuş şimdiye kadar ama o Münevver Hanım yok mu, o…!

Kadın resmen torun budalası. Sanki bir tek onda var! Çıkmadık yer, kurcalamadıkları köşe bırakmamışlar. Zavallı Aysel, çocuklar nere, o peşlerinden oraya. Ne şöyle bir iki laf dinleyebilmiş, ne de lafa katılabilmiş! Yedikleri içtikleri neyse de mahvetmişler her yakayı iki çocuk. Üstelik kendi bu kadar çocukların peşindeyken, Münevver Hanım’ın pişkinliği ve kayıtsızlığı da bir o kadar germiş bizim hanımı.

Gün yorgunluğu, gün öncesi ve gün sonrası yorgunluğu derken baktım Aysel, sohbet modunda değil! Geçtim kızın odasına ve açtım bilgisayarı. Şöyle birkaç gazete falan derken girdim meşhur paylaşım sitemize. Sitemiz diyorum çünkü ben evimizin bulunduğu siteye de her gün girmekteydim. Bu da her gün girildiğine göre artık bizim sitemiz sayılırdı. Evimizin bulunduğu sitede de güzel dostlar edinmiş ve kolay kaynaşmıştık ama bu site, daha bizdendi sanki. Kaç yıldır görmediğim, huyunu suyunu ezberlediğim bir sürü eskilerin yanında yeni ve sosyal yönden birçok müşterekliğimiz olduğuna inandığım yenilerle de paylaşımlar yaparak hoş vakitler geçirebiliyordum.

Mesela; akademisyenliği seçen arkadaşlardan Hüdaver Hoca’nın öğrencileri ile genelde ders ama zaman zaman da siyasi konulardaki polemikleri, yüzünü aylardır görmediğim alt kat komşum Hüseyin’in hafif sulu görsel paylaşımları, kızımın arkadaşları ile olan paylaşımları, yine haftalık yazılarını dört gözle beklediğim ve bu âlemde tanıştığım Cemil Bey’in yazıları üzerine okurları ile zaman zaman sert tonlarda da geçen diyalogları beni resmen oyalıyor, dinlendiriyordu.     

Gençlik yıllarımızda okuldan ve işten geldikten sonra, hani o eve birlikte yaşadıklarımıza olan sorumluluklarımızı yerine getirdikten sonra, tamamen kendimize ayırdığımız genelde akşamın ilerleyen saatleri vardı ya; çıkıp şöyle bir-iki dostla geçirdiğimiz o saatler…Çıkar yürür veya oturur bir yerde iki laflardık ya!

Bu âlemde öyle oldu şu sıralar.”

Arkadaşımdan bütün bunları yüz yüzeyken dinledim. Şimdi bilgisayarın başındayım ve arkadaşın da sitede olduğunu görüyorum. Evinin ışıkları açık! Meğer aynı sitede komşuymuşuz da haberim bile yokmuş! Hatta bak. Bugün onun doğum günüymüş; şimdi gördüm. İki dakika ben de kutlayayım müsaadenizle.

Bu arada kızım da gördü yatmadığımı ve selam veriyor: ‘Kocaman öptüm!’

Ben de!

Bizim sitede akşamlar da ayrı bir güzel ve hiç de öyle uzun değil artık geceler.

Sizi de bekleriz!

                                                                                                         Erdal ÇİL

                                                                                                 cerdal48@gmail.com

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı toplam 1752 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Evleneceklere Devletten 65 Bin TL Destek Geliyor
  • Voleybolda dünya şampiyonuyuz
  • Gördes Karayağcı Barajında Çalışmalar Hız Kesmiyor
  • Kula Belediyesi Personeline, Yangın Tatbikatı
  • Engelliler'den İl Müdürü Öztürk'e Teşekkür
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA