• İstanbul20 °C
  • İzmir20 °C
  • Ankara14 °C
  • Manisa17 °C
  • Adana23 °C

Dr.Muzaffer Yurttaş / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Belediye Başkanı Şehrin Emini Olmalı!

02 Nisan 2014 Çarşamba 02:56

Yeni yapılan Mahalli İdareler seçiminin halkımızın beklentilerinin ve heyecanının arttığını görüyorum. Eski beklentilerin yerini farklı beklentiler ve talepler almaya başladı. Artık halkımız farklı bir belediye başkanı portresi hayal ediyor.  Seçilen başkanlar dikkat etmek zorundalar ve beklentilere cevap verdikleri oranda milletin gözüne ve gönlüne girecektir.

Zafer mücadele ve yürek ister, cesaret ister. Siyaset ateşten gömlek gibidir, göreni ısıtır, giyeni yakar. Onu giymek fedakarlık ister. Allah o gömleği giyenlere sabır ve kolaylık versin. Zorlu ve mücadelelerle dolu bir sürecin içine girecekler. Ailelerinden, kendilerinden fedakarlıkta bulunacaklar.

Şairin dediği gibi “İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal, hamallık ki sonunda ne rütbe var ne de mal, yalnız acı bir lokma zehirle pişmiş aştan ve ayrılık atadan, vatandan, arkadaştan” hitabına mazhar olan yöneticileri zor ve meşakkatli bir serüven bekliyor.

Belediyecilik bir ekip çalışmasıdır. “Ne olduğunuzdan daha önemlisi kiminle olduğunuzdur. Çevrenizde sizinle dolaşan insanlara ve vitrine dikkat edin. Belediye başkanlığının %60’ı halkla ilişkilerdir. İletişim konusunda oldukça dikkatli ve samimi olmalısınız. İnsanlar sizlere rahatça ulaşabilmelidir. Etrafınıza bir duvar örülmesine izin vermeyin”.

Mekanlar şahsiyetleri belirler, bir şehir huzur vermiyorsa, o şehrin insanları huzurlu olamaz. Şehir saygı ve sevgi vermiyorsa, o şehrin insanı da noksan kalacaktır. Artık insanlar huzur veren şehirler istiyor.

Büyük mimari projeler inşa ederken, büyük adımlar atarken, insan ruhuna dokunan çalışmaları asla ihmal edilmemelidir. Sosyal belediyecilik kavramı, proje üreten ve uygulayan belediyecilik anlayışı daha çok tercih edilmeye başlanmıştır.

Seçilen başkanlar koltuğa oturmak için seçilmiyorlar. Onlar şehrin emini olacaklar ve gece gündüz demeden ev ev dolaşarak halka hizmet edecekler. Fedakar olacaklar, koltuk yerine şantiyeleri ve sokak ve caddeleri mekan edinecekler.

Memur belediye başkanı dönemi geride kaldı. Sosyal belediyecilik, vizyoner belediyecilik, proje belediyeciliği dönemi başlamıştır. Halkımız risk alan, istihdam oluşturan, toplumun ve yatırımcının önünü açan bir belediye başkanı istiyor.

Bilge Mimar Turgut Cansever; “İnsanın dünyadaki en önemli vazifesi dünyayı güzelleştirmektir” diyor. Gerçekten insanın önce ruhunu, sonra yaşadığı beldeyi imar etmesi ve güzelleştirmesi ile hayatın anlam bulacağı açıktır. İnsan şehrin, şehir de insanın aynasıdır. Hacı Bayram Veli Hazretleri’nin de ifade ettiği gibi, “insan, şehri inşa ederken, aslında taşın toprağın arasında kendisini inşa eder. Gönülde her ne var ise, şehir olarak görünür. Gönlü taş olanın şehri taş, gönlü aşk ile dolu olanın şehri gülistan olur” İnsan içinde olanı dışına ve çevresine yansıtır. Bir amacı, bir medeniyeti ve bir kültür hazinesine sahip olmayan, geçmişle bağlantısı kesilenlerin yaşadıkları mekanlar anlamsız ve huzursuz mekanlardır.

İstanbul’u İstanbul yapan içinde yaşayanlar ve orayı güzelleştirmiş olanların güzelliğidir. Mimar Sinan insan ruhundaki güzelliği taşa nakşederek eserlerini ve şehirleri güzelleştirmiştir. İyi şehirler inşa edenler, gönüllere girerler; gönülleri fethedenlerdir. Hiç kuşkusuz, şehirler inşa etmek sabır ve soluk ister. On yılların tahribatına uğramış şehirlerimizi tamir etmek, yeni şehirler inşa etmek ancak sabrın ve uzun soluklu bir yürüyüşün neticesi olabilir.

Felsefesiz, ruhsuz, büyümek için büyüyen şehirde huzur arayan yığınlar asla huzur bulamayacaktır. Bir şehirde huzur, emniyet, estetik yok ise orada insanlar mutsuzdur. Kurulan şehirler ruhu olan ve yaşayan, canlı şehirler oluşturulmalıdır. Bütün unsurları ile insanı yaşatmayı hedefleyen şehirler, nitelikli insanı ve yatırımı cezbederek kalkınmaya ivme katar.

Batı medeniyeti yüksek binalar inşa ederken boyuta önem vermiş, Doğu Medeniyeti ruhu olan estetik görünümlü mekanlar oluşturmuşlardır. Bizim hedefimiz şehirler inşa ederek gönüller inşa etmektir. İnsanımıza özgüven vermek, insanımızı tarihiyle ve medeniyetiyle buluşturmaktır. Bizim hedefimiz öncelikle insan dostu şehir anlayışımızı hâkim kılmaktır. “Kimlikli ve kişilikli şehirler” oluşturarak medeniyetimizin şehir tasavvurunu ihya etmektir.

Doğu Medeniyetinde merkezde insan ve onun ihtiyaçları yer alırken, Batı Medeniyetinde merkezde bina ve ruhsuz yapılar yer almıştır. Külliye denilen ve insanın tüm sosyal ihtiyaçlarını ihtiva eden yapıların çevresine şehirler kurulmuştur. Şehir, inandıklarımızın yansımasıdır. Şehir insanın, insan da şehrin aynasıdır. Dolayısıyla bizim şehir tasavvurumuz, aynı zamanda medeniyet tasavvurumuzdur.

Yerel demokrasiyi vatandaş artık beş senede bir belediye başkanını seçen bir sorumluluktan ibaret görmüyor. Aksine “Ben seçtim ama birlikte yöneteceğiz” edasıyla hareket etmektedir. Kadını, genci, yaşlısı kararlara katılmak istemektedir. “Büyüklerimiz bilir” diyen anlayışın yerini “benim de söyleyecek sözüm var” diyen bir anlayış almıştır. Şeffaf, paylaşımcı, danışan, paylaşan, kararları birlikte alıp halka onaylatan belediyecilik anlayışı daha çok takdir toplamaktadır.

Kentsel dönüşüm bina kurmak değil, yaşam kentleri kurmak, mahalle kurmak, yeşil alan, sosyal alan kurmaktır. AVM kültürü yerine, kapalı çarşı modelini oluşturmak ve insanı, ruhunu, yerliyi koruyan bir model oluşturmak için çalışılmalıdır.

Çağımızın yeni şehir modellerinden ilham almamız şarttır. Akıllı şehir, kültür şehri, slow city veya sakin şehir, yeşil şehir gibi her bir model örnek alınabilir. Evrensel modelleri dikkate alıp kendi özgün modelimizle sentezleme becerisini göstermeliyiz. Osmanlı, Selçuklu mimarisini modern mimari ile sentezlemeliyiz.

Vatandaş artık yola, suya alışmış ve onlara karnı toktur. Sosyal yaşam alanları, ruhunu rahatlatacak mekanlar talep ediyor. Vatandaş artık balık istemiyor, balık tutabileceği alanlar ve istihdam alanları istiyor. Sanatı, kültürü kentin bir parçası haline getiren ve kendileri ile yaşayan bir belediye başkanı istiyor. Gereğinde bisiklete binen, kendileri ile birlikte eşofmanının giyip spor yapan, acılarını ve sevinçlerini paylaşan belediye başkanını istiyor.

Gelecek kuşaklara nasıl bir dünya ve nasıl bir çevre bıraktığımıza bir bakalım. Biz, sadece bugünün şehirlerine, bugünün insanına, bugünün Türkiye’sine karşı sorumlu değiliz. Bizler, bugünden yarını inşa etmenin, yarını imar etmenin sorumluluğunu omuzlarımızda taşıyoruz.

Tüm seçilen başkanları tebrik ediyorum. Seçimlerin illerimize, ilçelerimize hayırlı olmasını diliyorum. Her şey insan için! Sevgi ve saygıyla kalın.

                                   

Bu yazı toplam 536 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Akhisar TSO Başkanı Dr. Ulusoy Berlin'de Akhisar'daki fırsatları anlattı
  • Tıraşa döviz ayarı
  • Manisa'dan, Türkiye- Azerbaycan Diaspora İşbirliğine katkı sağlanacak
  • Mert Şişmanlar, Gençler Avrupa Judo Şampiyonasında 2. oldu
  • İl Müdürü Öztürk başarılı Tekvanducuları kutladı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA