• İstanbul29 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara31 °C
  • Manisa37 °C
  • Adana34 °C

Erdal Çil / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

BEKLİYORUZ

07 Mayıs 2019 Salı 11:44

3 Mayıs Cuma akşamı İzmir Türkocağı’nda, Ege Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Doçent Dr. Abdullah Temizkan’ı dinledik.

“90 Kuşağının Gözüyle Alparslan Türkeş” olunca konu, söz dönüp dolaşıp 1944 olaylarına da geldi doğal olarak.

Türk’ün sahip olduğu, Türk’lerin yaşadığı yer, Türk’lerin yurdu anlamında adı her ne kadar ‘Türkiye’ olmuş olsa da, Türk’ün kendi yurdunda, hiç de rahat bırakılmayacağının ilk görüldüğü bir tarihtir 3 Mayıs 1944.

Egemen unsurlar; sağ-sol, Alevi-Sünni, laik-islamcı gibi odaklardan önce kendilerince daha büyük tehlike gördükleri Türkçülük üzerine yoğunlaşmışlar ve onu bertaraf etmeyi düşünmüşlerdir.

Bu amaçla hepsi de kendi çapında entelektüel ve aydın 23 Türk gencini tutuklayarak işkencelere tabi tutmuşlardır.

İşkenceler altında onları ırkçılık yaptıklarına dair ifadelere zorlasalar da hepsi de ifadelerinde kendilerinin Türk ve sadece Türk Milliyetçisi olduklarını beyan etmişlerdir.  

“Ne ağır imtihandır başındaki Sakarya, Bin bir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?

Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya; Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya.”

Yine ilk olarak Türkiye Cumhuriyetinde, demokrasinin olmazsa olmazlarından olan protestonun, sokağa dökülmüş halinin ilk görüldüğü tarihtir 3 Mayıs 1944.

Ne garip değil mi, Türkiye’de sokağa dökülen ilk göstericilerin Türk Milliyetçileri olması? 

Ama işin en vahim tarafını Abdullah Hoca biraz da üzülerek açıklamıştı.

Maalesef tarihimiz için böylesi önemli, 3 Mayıs 1944 olaylarını bile akademik ve bilimsel olarak inceleyen, ele alan bir çalışma bu güne dek yapılmamıştı.

Yani yaşayan birkaç kişinin hatıralarından, yazdıklarından ibaretti o güne dair bildiklerimiz.

Milliyetçiliği dillerine dolayanların, milliyetçi geçinen anlı şanlı bir sürü kişi ve kurumların içlerinin boşluğuna bakarak şimdiki halimizin, garipliğimizin sebebini başka yerlerde aramanın lüzumu var mı?

Onu da bırakalım yabancılar veya yabancı kültürlerin içimizdeki işbirlikçileri mi araştırsın?

Merhum Arvasi Hoca kendini paralamış durmuştu, aksiyoner olmadan dava adamı olunmaz diye.

Türk Milliyetçileri hep birilerinin çekip/çekiştirdiği, kolayca maniple edilen, ihtiyaç halinde sürekli kullanılan ve miatlı malzeme gibi mi ortalıkta bulunacaklardı?

Birileri iktidarı mı devirecek, al ülkücüleri devşir yanına, çöz sorunu!

Devlete sağlam hasbi, neferler mi lazım?

Al Anadolu’nun bağrından hilal bıyıklı, gözü kara çocukları çöz sorunu!

Elbette temeli ırkçılık değil, kültürel olan bir milliyetçilik ama peki nasıl?

Çok yakınımızdaki bir 3 Mayıs 1944’ün iç yüzünü bile kulaktan dolma öğreneceksek vay ki vay!

Bu aymazlığımız böyle gider ve sadece reaksiyon olarak ortada durmaya devam edersek korkarım yakında 15 Temmuz’u, 28 Şubat’ı, 12 Eylül’ü de birileri gelir, kahramanlarını monte eder ve siyaseten rantlanarak, pişkin pişkin yürür gider. 

Biz de boş boş oturarak gördüğümüz, uğradığımız haksızlıklara sloganlar atarak rahatlar, sloganlara sığınırız.

Cemil Meriç: Karanlık kinlerin birbirine saldırttığı çılgın sürülerin savaş çığlığıdır, slogan.İlkelin, budalanın, papağanın ideolojisidir.İnsanlar sloganla güdülmez.Düşünceye hürriyet, sonsuz hürriyet.Kitaptan değil kitapsızlıktan korkmalıyız” desin dursun yıllar öncesinden. Merhum Arvasi deaksiyonerlikten söz ediyor da ne oluyor, kim duyuyor ki?

Maturidi’ den uzak bir İslam öğretisinin, “Ben bilmem Şeyhim bilir” ya da: “öl de ölelim” mantığının kulaklarımızı sağır eden gürültüsü var ya!

Başka sese ne hacet?

Bu gürültüyle siz daha çokça nice imam diye yakışıklı oğlanların peşine düşer, İslam diye nice İslamcılara takılır gidersiniz.

Titreyin ve dönün gittiğiniz yerden Allah Aşkına!

Mayası iman, aşk ve aksiyon olan davanıza!

Kulaktan değil, kitaptan öğrenen; okuyan ve yazan ecdadınızın yanına dönün.

Bekliyoruz.

                                                                                                                                                                                                                                                      07.05.2019  

                                                                                                                  Erdal ÇİL

                                                                                                                                                                                                                                    cerdal48@gmail.com

 

 

Bu yazı toplam 405 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Kushner'in ekonomik kalkınma planına Suudiler Destek verdi!
  • Çobanları bekleyen tehlike: Avustralyalı Swagbot!
  • Rusya Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler restini çekti: 'Karşılık veririz!'
  • Koyunun kesik kulağı yasak aşk cinayetini çözdü!
  • Son dakika! Kara Harp Okulu davasında karar çıktı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA