• İstanbul13 °C
  • İzmir13 °C
  • Ankara11 °C
  • Manisa9 °C
  • Adana14 °C

Ümit Taydaş / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Bay Kusturica

13 Temmuz 2012 Cuma 23:53

47.Uluslararası Altın Portakal Film Festivali’ne jüri üyesi olarak yönetmen Emir (Nemenia)Kusturica davet ediliyor. Böyle bir kişi neye dayanılarak ülkeme çağrılır? Bu kişiyi davet eden festival organizatörlerinin amacı ne? Anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum. Bu adamın söylemleri, düşünceleri irdelendiğinde kişilikli bir insanla kendisinin ilişkilendirilmesinin imkânsız olduğu net bir şekilde ortada değil mi? Bosna-Hersek’te 1992-1995 yılları arasında 300 bin insanın katledildiği bu dramın ise tüm dünyanın önünde açıkça gerçekleştiği hepimiz tarafından bilinmektedir. Balık hafızalı değiliz, kimsede bizden öyle olmamızı istemesin. Bu dönemde tecavüzlerin, soykırımın yapıldığı; tarihi eserlerin, kütüphanelerin, köprülerin, camilerin yıkılıp yakıldığına kim itiraz edebilir ki? Bu dünyada yaşıyorsak yapılanlar ne idi, çok iyi biliyoruz. Savaş döneminde sistematik tecavüze uğrayan kadınlar için ise sözde yönetmen şu cümleyi kullanmıştır: ‘‘ Meseleyi lüzumundan fazla abartıyorsunuz’’ demiş ve neden Türkiye’de bu kadar tepkiye maruz kaldığını sanırım cümlesi çok net şekilde göstermiştir. Sanatçıdan çok siyasi düşünceleri ile ön plana çıkmayı tercih eden bu kişi: ‘‘500 yıl önce zaten hepimiz Sırptık, yeniden Sırp ve Hıristiyan olalım, mesele bitsin’’cümlesi ile kendisini çok güzel ifade etmiştir. Altın Portakal Film Festivaline Kusturica’nın davet edilmesine, Bosna-Hersek’te çeşitli sivil toplum örgütleri, sinemacı ve yönetmenler haklı olarak tepki göstermişlerdir. Böyle bir kişinin sanatla ya da kültürel bir olayla ilişkilendirilip, Türkiye’de tarafına gösterilen tepkinin yanlış olduğu kanısıyla hareket edenlere açıkça yanıldıklarını söylemek isterim. Türkiye, büyük bir ülke ise geçmişte yaşanan olayları iyi de biliyorsa, kaldı ki çok iyi biliyor… Bu kişinin sınırlarımızdan içeri girmesi bile bana göre yanlış bir davranış olarak algılanmalıdır. Kusturica rahat rahat Türkiye için 1915’te Ermenilere soykırım yaptığımızı söyleyebiliyor. Biz ise aman ayıp olmasın, beyefendi üzülmesin diye hiçbir şey söyleyemeyelim. Kendisini eleştirmeye kalkanları ise büyük hata yapmışçasına baskıya maruz bırakalım. Hayret etmemek elde değil, bu şekilde gelişen olaylara… Bırakın başka diyarlardaki sorunlarla ilgili meselelerde doğru yerde yer almayı kendi ülkemizin hassasiyetlerinde bile yaşanan aksaklıklar bence ortada… Kim ki önemli addedilen meseleler üzerinde kaygı taşıyorum diyorsa, anında faşist kelimesi ile karşılaşıyor. Kim ki tam tersi ile hareket ediyorsa, ödül yağmuru içerisinde nerdeyse yüzüyor. Anlayamadığım bir konuda vatanımı seviyorum, milletimi seviyorum, ülkemin birlik ve bütünlüğü korunmalıdır, diyenlere ise siz aşırı uçsunuz yaklaşımı. Bunları söylemenin bile yanlışmış havasının yaratılmasına doğru demek mümkün mü? Bağımsızlık ve egemenliğimizin korunmasında hassasiyet gösterenlerle ilgili olarak meselenin Sevr sendromu ile bağdaştırılması ya da küçümsenmesi hiçte hoş bir yaklaşım olarak tarafımca kabul görmemektedir. Bay Kusturica vatanını, milletini ve dinini inkâr etme noktasındaysa; zaten kendisini çok güzel anlatmıştır. Bu böyle ise geçmişte yaşananlar da önümüzde olduğuna göre ülkeme davet edilmesinin yanlışlığına inandığım gibi gördüğü tepkilerinde yerinde olduğunu düşünmekteyim. Üzülmesin, yurdumda gördüğü tepkiye… Çünkü ne ektiyse onu biçmektedir…

 

Bu yazı toplam 668 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Evleneceklere Devletten 65 Bin TL Destek Geliyor
  • Voleybolda dünya şampiyonuyuz
  • Gördes Karayağcı Barajında Çalışmalar Hız Kesmiyor
  • Kula Belediyesi Personeline, Yangın Tatbikatı
  • Engelliler'den İl Müdürü Öztürk'e Teşekkür
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA