• İstanbul11 °C
  • İzmir14 °C
  • Ankara5 °C
  • Manisa7 °C
  • Adana14 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bavyeradan İzmire Yatırım İşbirliği Çıkarması
12 Kasım 2015 Perşembe 04:19

Bavyera'dan İzmir'e Yatırım İşbirliği Çıkarması

Almanya Federal Cumhuriyeti Bavyera Ekonomi ve Medya,Enerji ve Teknoloji Devlet Bakanlığı Uluslararasılaşma ve Sanayi Dairesi Başkanı Dr. Johann Schachtner’den Vali Toprak’a ziyaret gerçekleşti.
Bir dizi ziyaret ve temaslar için İzmir’e gelen Almanya Federal Cumhuriyeti Bavyera Ekonomi ve Medya, Enerji ve Teknoloji Devlet Bakanlığı Uluslararasılaşma ve Sanayi Dairesi Başkanı Dr. Johann Schachtner ve beraberindeki heyet, İzmir Valisi Mustafa Toprak’ı makamında ziyaret ettiler. 
 
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Toprak; “Öncelikle hoş geldiniz demek istiyorum heyetinizle birlikte. Son günlerde biraz güzellikleri de yaşıyoruz. Geçen hafta Aşağı Saksonya Ekonomi Bakanımızı ağırladık, değerli konsolos ve heyet üyeleriyle görüştük, bugün de sizler geldiniz. Size ve tüm arkadaşlarınıza heyetinize hoş geldiniz demek istiyorum. 
 
Bir kez daha Federal Almaya ile ilişkilerin seviyesini anlatmaya gerek yok. Hakikaten çok üst seviyede ve iki toplumun da birbirine entegre olarak bir alanda daha da ileriye götürmek gayretleri olduğunu görüyoruz. Bugünkü ziyaretinde bu kapsamda olduğunu görüyorum.
Bavyera eyaleti ve oluşturan tüm ekonomik, sosyal, kültürel birikimin gerek Federal Almanya’nın en önemli bölgesi, gerekse aslında dünyaya katkı sunan üretim değerlerini paylaşan bir nokta olduğunu da biliyorum.
 
Yani Bavyera eyaletinin sanayide gelmiş olduğu nokta, istihdam ve işsizliği önlemede ki mevcut durumu aslında Federal Almanya’nın da bir göstergesi noktasında. Biraz rakamlara baktığımda Bavyera eyaletinin gerek işsizlik oranı açısından, gerekse ekonomik büyüme açısından Federal Almanya’nın göstergelerinin üstünde olduğunu gördüm. Tebrik ediyor, teşekkür ediyorum çalışmalarınız için.

Bu kapsamda şüphesiz ki baktığımızda Türkiye’de ve İzmir’de çok sayıda Alman şirketinin temsilciliğinin ve çoğu noktada da üretim yaptığını görüyoruz.  Şüphesiz ki bu ilişkileri daha kapsamlı daha katkı sunan daha ileri bir noktaya da taşımamız gerekiyor.
İzmir olarak baktığımızda, İzmir’i ülkemizin en batısı ve batıya açılan bir liman noktası olarak düşündüğümüzde burada iş bağlantısı ve birlikte çalışma imkânlarının birçok fırsatları, avantajları içerdiğini de ifade etmek istiyorum.
 
Şüphesiz ki bir kere bir yere önem veriyorsanız oradaki temsilciliğiniz ile bunu belli edersiniz. Dolayısıyla değerli Başkonsolosumuzun İzmir’de bulunması aslında Federal Almanya ve Türkiye arasındaki ilişkilerin İzmir bölümüne vermiş olduğu değeri ve dikkati böylece ortaya çıkarıyor. Değerli Başkonsolosumuz da hem İzmir’den hem de Ege Bölgesi olarak bu ilişkileri daha da ileriye götürecek her bir alanda katkıları sunmaya ve koordinasyonu sağlamaya çalışıyor.
 
İzmir’ in bir özelliği var, İzmir her bir sektörde öncü ve ileri. Bir kere İzmir nitelikli iş gücü ve insan açısından çok iyi bir noktada. Herhangi bir şekilde bir üretim, ticaret ya da farklı bir çalışma gerektiğinde İzmir’de bu çalışmaları, üretimi, ticareti yapabilecek noktada ihtiyaç duyulan nitelikli iş gücünü bulabilmek mümkün. Bu İzmir ‘in avantajı diye düşünüyorum.
 
Bazen her türlü altyapı uygun olabilir ama nitelikli iş gücü ve elamanları bulamıyorsunuz. Onun için bunu özellikle ifade etmek istiyorum. Diğer taraftan baktığımızda İzmir sanayide, tarımda, yüksek katma değerli ve teknoloji üretiminde, kültür ve turizmde, lojistikte ve taşımacılıkta ve tüm bunları da iyi bir noktaya taşıyacak liman hizmetlerinde çok önemli bir noktada. Ülkemizin bu alanda ki sektörleri en öncü ve itici bir konumda. İmkânlar, fırsatlar ve altyapıyla bunun rakamlara yansıdığını da görüyoruz.
 
İzmir’de 9 üniversitemiz, 170 Bini aşkın öğrenci var. Özellikle ekonominin sosyal kapasitesinin de artırılması dikkate alınarak ona yönelik olarak bölümler açılıyor. 4 devlet üniversitesi, 5 vakıf üniversitesi var.  Özellikle burada İzmir’in teşvik sistemi açısından yüksek teknoloji ve yüksek katma değer içeren, orta, yüksek ve yüksek teknoloji içeren alanlarda en yüksek teşvik sisteminin verildiği bir noktaya geldi. Bu manada özellikle enerji, çevre ve bunları oluşturan yüksek teknolojinin de bu bağlamda desteklenmesi söz konusu.
 
Bizim İzmir’ de Kalkınma Ajansımız var, ben de yönetim kurulu başkanıyım. Büyükşehir Belediye Başkanımız var, Ticaret Odası Başkanı, Sanayi Odası Başkanı, Esnaf Odası Başkanı, 3 tane iş dünyasından temsilcimiz var. İZKA aracılığıyla da ekonomik yatırımları ve diğer sosyal, kültürel gelişmeleri rehberlik edecek şekilde yönlendiriyoruz.
 
Bu bağlamda İzmir Kalkınma Ajansımız aracılığı ile bir bölgesel gelişme planı hazırladık. En son benim de burada göreve başladıktan sonra 2023 yılına kadar İzmir’in bölgesel gelişme kalkınma noktasında öncü sektörlerini ve bunları içerecek şekilde bir yol haritasını belirlemiş bulunuyoruz.
Burada çıkan en önemli sonuçlardan biri, özellikle enerji ve yenilenebilir enerji konusunda İzmir’in büyük bir potansiyele sahip olduğu ortaya çıktı. Şu anda biz bununla ilgili yönlendirici çalışmalar yapıyoruz.
 
Özellikle burada rüzgârın ve güneşin kalitesi, gücü diğer bölgelere ve şehirlere göre ülkemizde daha iyi olduğu noktasında ölçümler var.  Yani son yıllarda özellikle rüzgâr enerjisi konusunda ciddi manada teşvikler, sonuç alıcı yatırımların yapıldığında görüyoruz. Belki siz de Urla, Çeşme, Dikili, Bergama ilçelerimize bir göz atarsanız orada rüzgâr enerjisi üretiminde her gecen gün ciddi manada bir mesafe alındığını ve şirketlerin yatırım yaptığını görebilirsiniz. Bu size tavsiye edebileceğimiz çok önemli bir alan diye düşünüyorum.  Yine güneş enerjisi noktasında da 300 günü aşkın güneşli gün sayısı ve güneşin yansıma ve değerleri açısından da önemli bir enerjiye dönüştürebilecek bir kaynak olduğu tespitler içerisinde.
 
Bununla birlikte yine tarihte Agammemnon diye geçen önemli jeotermal kaynakların İzmir’de olduğunu biliyoruz ve bu konuda da ciddi çalışmalar yapılıyor. Seferihisar’da, Çeşme’de ve merkezde olmak üzere ve yine Dikili, Bergama civarında jeotermal kaynakların seracılıkta, turizmde ve termal fizik tedavi merkezlerinde kullanması konusunda da projeler devam ediyor.
 
Tüm bunlar bir güzel çevre içerisinde yapılması gerekiyor. İzmir, nitelikli iş gücü olarak gerçekten dikkat çeken bir noktada. Bilinç düzeyinin de çok yüksek olduğu bir nokta İzmir. Dolayısıyla çevresel duyarlılığında çok üst noktada olduğunu görüyoruz. Çevre yatırımlarının, çevre teknolojilerinin İzmir’ de önemli bir alt yapı oluşturduğunu ifade etmek istiyorum.
 
Özellikle İzmir‘in yüksek teknoloji ve yüksek katma değerli üretiminin teşvik sistemi içerisine alınması manasında gerek yenilenebilir enerji, gerekse çevre, gerekse havacılık ve uzay sanayisi, otomobil yan sanayisi de olmak üzere yüksek teknoloji içeren alanlarda ciddi bir hamle içerisine girmek istediğini ifade etmek istiyorum.
 
Burada 13 tane organize sanayi bölgesi var, 9’u faal çalışıyor, 4’ünün kurulumu devam ediyor. İki serbest bölgemiz var, üçüncüsünün yapılmasıyla ilgili de bir karar alındı. Aliağa körfezinde kurulma çalışmaları devam ediyor.  Tabi bir yerin acaba hangi noktada olduğunu anlamaya çalışmak istersek orada üretilen ürünlerinde bir yelpazesine ve rakamsal büyüklüğüne bakmak gerekir diye düşünüyorum.
 
Buradaki Ege Serbest Bölgesi, Türkiye’deki 23 serbest bölgenin en fazla üretim yapan, en fazla katma değer oluşturan ve ürettikleri de ihracat değeri olarak kg bazında en yüksek değeri tutan bir serbest bölge. Şüphesiz ki sadece Ege Serbest Bölgesi değil, diğer organize sanayi bölgelerimizde de çok yüksek katma değerli üretimin yapıldığı ve istihdamın yoğunlaştığı alanlar olarak görüyoruz ve buralarda başta ege serbest bölge olmak üzere Çiğli, Kemalpaşa organize sanayi bölgelerde dahil olmak üzere çok ortaklı ve uluslararası sermayeyi içine alan ve belki alman şirketlerinde dahil oldu üretim alanları var önemli bir üst olarak ifade edebiliriz.
 
Şüphesiz ki özellikle İzmir, yenilenebilir enerji ve yenilebilir enerji teknolojilerinin üretildiği çok önemli bir noktada. 1 ay önce Menemen’de bulunan serbest bölgede bir uluslararası yabancı şirketin kanat üretimi konusunda, rüzgâr kanadı ve teknolojisi konusunda çok önemli bir işbirliği temelini attık. Bunlar bir yıl içerisinde üretime başlayacak ifade ettiğim gibi.
 
Havacılıktaki kümelenme konusunda da ciddi gayretler var. Özellikle Ege Serbest Bölgesinde havacılık kümelenmesi konusunda çalışmalar belli bir noktaya geldi. Orada gerek uçak, gerekse helikopter teknolojilerinin uluslararası firmalar ile birlikte ortak üretimi konusunda da çalışmalar ve sonuç alıcı çalışmalar var. Dolayısıyla üretiminde gerek elektrifikasyon teknolojilerinin üretimi, gerekse motor aksamlarının üretilmesi konusunda fabrikalar üretim yapıyor. Bu çok önemli ve Türkiye’den özellikle İzmir’de havacılık kümelenmesi konusunda da önemli bir hedefimiz var. Bunların çok önemli çalışmalar olduğunu düşünüyorum. 

Geliştirme noktasında tabii Almanya’da Bavyera eyaletine baktığımızda özellikle kaliteli otomobil ve otomotive endüstrinin dünya çapında belli bir noktaya geldiğini görüyoruz ve otomotiv  endüstrisinin aslında bir sonraki hamlesinin özellikle havacılık, uzay sanayi olduğunu da görüyoruz. Ve ayrıca bunların birbiriyle ilintili teknolojiler olduğunu da görüyoruz. Bu kapsamda İzmir’de ve İzmir ile Bavyera arasında ortaklık noktasında bu çalışmaların yapılacağına ben inanıyorum. Çünkü hem nitelikli iş gücü, hem uygun bir ortam bir taraftan da Almaya gibi ve eyaletinizdeki alt yapı gibi deneyimli donanımlı yüksek teknolojili bir üretim alanlarını karşılıklı iş birliği ile yakın sektörlerde daha da ileri götürmek mümkün olabilecektir diye düşünüyorum.

Hiçbir şekilde değer kaybetmeyen gıda, beslenme konusu çok önemli. İzmir’de gerek serbest bölge ve organize sanayi bölgeleri, gerekse bunun dışındaki yatırım alanlarında gıda teknolojileri ve tarıma dayalı sanayi olarak nitelendirebileceğimiz çok önemli ve organik üretime yönelik iş birliği sahaları olduğunu görüyorum. İzmir’de çok sayıda yurt dışından gelen firma yatırımcılarının burada gıda teknolojilerine, gıda endüstrisinin her bir alanında ortak ya da ferdi yatırım yaptığını da görüyoruz.

Çünkü özellikle İzmir, Türkiye’de süt hayvancılık ve süt ürünleri konusunda da önemli bir üretim ve işleme alanı, onu da özellikle ifade etmek istiyorum. Şüphesiz ki bu bağlamda makine ekipmanları ve daha hassas CNC imalatları konusunda da altyapının geliştiğini ifade etmek istiyorum. İzmir’i bir körfez olarak düşündüğümüzde körfezin gerek kültür ve turizm değerleri, gerekse Alsancak limanının tarihteki önemi  çerçevesinde baktığımızda ticaretin, ihracatın, ithalatın ve ülkemizin en önemli ithalat ve ihracatının gerçekleştiği bir il ve limanlar zinciri olduğunu da görüyoruz. Aliağa dolayısıyla bizim endüstri bölgemizdir ve orada petrol, petrol türevleri demir çelik yani gemi söküm alanı ve çelik üretimi demir üretimi önemlidir.

Aynı zamanda körfeze yakın Çandarlı konteyner limanı yapılıyor, dünyanın en büyük 10. konteyner limanı olacak. Aynı zamanda Aliağa körfezinde uluslararası SOCAR şirketinin PETKİM ile birlikte geliştirdiği büyük bir konteyner limanı yapımı da devam ediyor ki o da 2016 Mart ayında açılmış olacak. Dolayısıyla çevre teknolojileri dediğimizde Almanya’nın demir çelikteki gelmiş olduğu ve ekonomisini tetikleyen o öncü sektörün burada gemi söküm ve demir üretimi ve petrol türevleri noktasında baktığımızda çevre teknolojileriyle birlikte bütünlenecek önemli bir çalışma olduğunu da düşünüyorum.

Tüm bunlara baktığımızda Almanya’daki Türklerin oradaki iş gücü ve üretime katkıları ve orada bulunmalarından dolayı Alman topluluğuyla olan gerekli yakınlaşması aynı zamanda Türkiye’de de Almanlarla birlikte iş yapma kültürünü de bizim rahatça kolayca oluşturacak bir alan olduğunu da görüyoruz. Dolayısıyla bu avantajı kullanarak ve İzmir’i de bunun içine alarak daha güzel iş birliği alanlarını çıkarabiliriz diye düşünüyoruz. Mevcut Alman firmalarının zaten burada bulunması ve yatırım ikliminden memnun olup olmadıklarını sorduğunuzda onlar bunu size özetleyeceklerdir. Bunu benim size söylememe gerek yok.

Burada, bizim üniversitelerimiz bünyesinde ileri teknoloji ile ilgili Teknoparklar oluşturuldu. Bu, Türkiye’yi biraz da bu konularda ileri götürecek bir çalışma ve orada 9 Eylül Üniversitemiz bağlamında Biyotıp ve Genom Merkezi kuruldu. Çok önemli araştırmalar da yapılıyor. Bu teknoparklarla birlikte karışlıklı olarak Alman şirketlerinin iş yapma imkânları da geliştirilebilir. Çünkü hakikaten bu Teknoparklarda, teknoloji geliştirme bölgelerinde ortak iyi çalışmaların altyapısı da kurulabilir.

Belki en önemli çalışmalarımız burada olabilir. Yani 3-5 yıl öncesinde olmayan, ama şimdi mevcut olan gerek Ege Üniversitemizin Teknopark’ı, gerek 9 Eylül Üniversitemizin Teknopark’ı  ve ayrıca 9 Eylül Üniversitemizde bir de Sağlık Teknokent’i var, kuruluyor. Yüksek Teknoloji Enstitümüzün Teknopark’ı var ve İzmir Ekonomi Üniversitemizin Teknoparkı kuruldu, ilave çalışmalar da yapılıyor.Çok teşekkür ediyorum tekrar heyetinizle ziyaretiniz için. Çok memnun olduğumu ifade etmek istiyorum.” dedi.

İzmir’de bulunmaktan son derece memnun olduklarını ve çok güzel bir ortamda ağırlanma onuruna erişmekten son derece mutlu olduklarını ifade eden Dr. Johann Schachtner; “Bizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ederiz öncelikle. Nazik davetiniz için de çok teşekkür ederiz çok mutlu olduk. Sizinle tanıştığımız için.

Türkiye çapında  Cuma gününe kadar İzmir’ de bulunacağız. heyetimizle ve heyetimiz içerisinde özellikle çevre teknolojileri enerji sektörü temsilcileri bulunmakta tüm heyet üyelerinin bulunduğu bir broşürü size takdim etmek isterim. Şimdi tabi Bavyera olarak Almanya olarak Türkiye’yi biz çok dinamik, ekonomik açıdan gelişen bir ülke olarak görüyoruz. Şimdi heyetimizde çevre teknolojileri özellikle temsil ediliyor ama diğer sektörlerle iş birliği için güzel fırsatlar olduğunu düşünüyoruz.  O yüzden sizi bu ilin valisi olarak kısaca bir durum analizi yapabilir misiniz bize hangi sektörler mesela özellikle iş birliğine açıktır.

Anlattıklarınız çok ilgimi çekti ve gerçekten çok etkilendim. Aslında söyledikleriniz şunun bir kanıtıydı, birçok sektör var iki bölgenin birlikte çalışabileceği, birlikte projeler geliştirebileceği. İZKA’nın bölgesel gelişim planından bahsettiniz 2023 yılını kapsayan, bu bizim mesela ilgimizi çok çeker. Bahsettiğiniz bu Serbest Bölgelerde ve sanayi bölgelerindeki projeler, yatırımlar ilgimizi çok çeker. Özellikle ilgimi çeken şey ise bu bahsettiğiniz geniş yelpaze oldu sektörler açısından. Otomobil yan sanayisinden tutun, havacılık sanayisi, gıda, tarım, kültür, turizm gibi birçok sektörü içinde barındırıyor bu bölge.

Çok sevindiğim bir nokta da şu oldu, Bavyera’da üretilen malların ve Bavyera’nın kendisinin burada gerçekten saygın bir intiba bıraktığından bahsettiğinizden çok mutlu oldum. Tabii diğer yönden de baktığımızda Bavyera eyaleti de aslında birçok avantajını bu bölgeye aktarabilir.
 
Baktığımızda bütün sanayii katma değer zincirine baktığımızda kimya alanından tutun da makine üretimi, biyoteknolojileri, çevre teknolojileri gibi sektörlerde deneyimlerini bu bölgeye katabilir. Tabii ürünlerimize baktığınızda çok inovatif ürünlerden bahsediyoruz. Her zaman fiyat olarak çok uygun olmayan ürünler olabilir ama birçok çözüm de öneren, öncülük yapan ürünlerden bahsediyoruz. O yüzden İzmir’e baktığımızda bu dinamik, güçlü yapısıyla ve altyapısıyla aslında gelecekte çok güzel projelerin olabileceğini düşünüyorum.

Bavyera’ya baktığınızda sadece BMW veya Siemens gibi büyük şirketler değil, aynı zamanda küçük ve orta ölçekli şirketler de çok önem arz ediyor. O yüzden biz özellikle bu şirketleri de desteklemeye çalışıyoruz. Odalarımız, oda başkanlarımız ve yetkililerimiz de bize yardımcı oluyor bu konularda. Bu alanda da yine iki bölge arasında bazı iş birliklerinin olabileceğini ben şahsen düşünüyorum ve destekliyorum. Şimdi tabii birçok aslında olanak olanlardan sadece ikisini biz bugünkü heyetimizde temsil ediyoruz. O iki sektörden bahsetmek istiyorum; çevre teknolojileri ve enerji teknolojileri bunlar. Heyetimize baktığımızda toplamda 5 şirket temsilcisi var, ki bunlar zaten İzmir’le birtakım ilişkileri olan, işbirlikleri olan ve devam ettiren üyelerimiz.Diğer 10 heyet üyemiz de yeni iş birlikleri, yeni projeler arayan ve bunun için İzmir’e gelen üyelerimiz.

Biz şimdi burada sizinle bu sohbeti gerçekleştirirken bahsettiğim diğer heyet üyelerimiz de şu anda EBSO’da birebir görüşmelerle birtakım olanakları değerlendiriyorlar. Baktığınızda broşürümüzde de zaten göreceksiniz, bu güçlü sektörlerden veya alanlardan bir tanesi de çevre teknolojileridir.
 
Bavyera’da bununla ilgili bir kümelenme de zaten mevcut. Bunun çok büyük bir avantajı da şu; tek bir irtibat, kişiyle aslında bütün bu alanda uzmanlaşmış ve ileri gelmiş şirketlerle irtibata geçebiliyorsunuz. İkinci bir sektör ise enerji teknolojileri, bizim bu heyetle aslında burada araştırmak istediğimiz. Tabii sizlerin yenilenebilir enerji konusundaki büyük hedeflerinizi gerçekten ilgiyle dikkate aldık. Ve sanırım Bavyera eyaleti bu alanda da gerçekten bir bilgi birikimini sizlere aktarabilir ve bu konuda da her zaman hazırdır.

Almanya olarak çok önemli ve büyük bir hedef koyduk. Atom enerjisinden tamamen uzaklaşarak yenilenebilir enerjilere odaklanmak istiyoruz. Bu alanı iyice büyütmek istiyoruz. Bu çok zor bir görev aslında ancak bu konuda hırslıyız ve şunu söyleyebilirim, bu tarz teknolojilerin ve bu sektörün geliştirilmesinde gerçekten en üst noktada olduğumuzu söyleyebilirim. O açıdan da yine sizlerin de bu konuda gayretlerinizi ve projelerinizi hedeflerinizi duyduğumda iyi iş birlikleri olabileceğini açıkçası düşünüyorum. Yine heyetimizde bir üyemiz İzmir’de zaten mevcut olarak solar yani güneş modülleri alanında aktif bir üyemiz ve işini ticaretini daha da artırmayı hedefliyor.

Şimdi bir noktaya daha değinmek istiyorum ki siz zaten bundan bahsettiniz; nitelikli iş gücü konusu. Bu konunun rolü çok önemli. Aslıda baktığımızda bir ekonominin gelişimi ve devamı için en önemli şey. Bu konuda tabii baktığımızda Bavyera mesleki eğitim açısından da çok deneyimli ve odalarımız da bundan bahsedecektir. Bu konuda da yine iş birliğine hazırdır. Şimdiye kadar zaten bu alanlarda yine Türkiye ve Bavyera arasında iyi iş birlikleri mevcut.” dedi. 

Dr. Johann Schachtner’in akabinde konuşan Nürnberg Sanayi ve Ticaret Odası Yetkilisi; “Nürnberg Sanayi ve Ticaret Odası 2010 yılından bu yana Almanya’daki Türk göçmenlerini uyumlaştırma projesi yürütmektedir. Şimdi belki biliyorsunuzdur Almanya’daki mesleki eğitimle ilgili oradaki Ticaret ve Sanayi Odaları yetkilidir ve Nürnberg olarak biz Almanya çapında ilk kez böyle bir ekstra uyum açısından ekstra olarak içine alacak şekilde yapılıyor.
 
Şimdi kısaca özetlemem gerekirse bu bildiğiniz mesleki eğitimin yanı sıra 3 aylık bir hafta sonları ve akşamları öğrencilerin katıldığı bir ekstra eğitim sunuluyor. Burada da Nürnberg’deki Türk başkonsolosluğu ile birlikte çalışılıyor. Bu 3 ay sonunda eğitime katılan öğrenciler bir sınavdan geçiyorlar ve bu alanda da bizim partner bölgemiz ise İzmir’deki Torbalı ilçesi.

Şimdi tabii Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odalarının iş birliği ile biz aslında bunun tersine dönük olarak Türkiye’de yatırım yapmak isteyen Almanların uyumu açısından da bir eğitim sunmak istiyoruz. Bunu kendi bünyemizde değil, oradaki yabancı yatırımcılara destek olan bir kurumla birlikte yürütüyoruz. Almanya’da yani ortalama olarak baktığımızda yıllık 15 genci biz mesleki eğitimlerinin yanı sıra Türkiye uzmanı olarak yetiştiriyoruz. Bu gençler de Türkiye ile iş birliği olan Alman şirketlere rahatlıkla başvurabilir, iş sahibi olabilirler.

Çok memnun olduk, çok teşekkür ederiz bize vakit ayırdığınız için Sayın Valim. Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim çünkü araştırma geliştirme konusu gerçekten en önemli noktalardan biridir ve yine Bavyera eyaleti olarak iş birliklerine her alanda hazır olduğumuzu söylemek isterim.” dedi.

Ziyaretin ardından Bavyera’dan gelen heyet İzmir ziyaretlerine devam etmek üzere Valilikten ayrıldılar.
Kaynak:
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA