• İstanbul27 °C
  • İzmir32 °C
  • Ankara26 °C
  • Manisa34 °C
  • Adana31 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Başarılı bir astsubay, generalliğe kadar çıkabilecek
14 Haziran 2019 Cuma 22:16

'Başarılı bir astsubay, generalliğe kadar çıkabilecek'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CICA 5. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Tacikistan'ın başkenti Duşanbe'ye hareketinden önce açıklama yaptı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Asya'da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı (CICA) 5. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'ne katılmak üzere Atatürk Havalimanı'ndan Tacikistan'ın başkenti Duşanbe'ye hareketinden önce açıklama yaptı. 
 
Erdoğan konuşmasının bir bölümünde şunları söyledi: 
 
''Asya bölgesinin barış, güvenlik ve istikrarı  ülkemiz bakımından önem taşıyor. (CICA) Konferansı, ülkemizle birlikte 27 ülkeyi bir araya getiriyor. 8 ülke ve 5 uluslararası kuruluş da gözlemci statüsüne sahip. Türkiye konferansın 2010-2014 yıllarındaki dönem başkanlığını başarıyla yürütmüştür. Hali hazırda yeni sınamalar ve tehditler alanında koordinatör görevini deruhte ediyoruz. Üye ülkeler arasında iş birliğinin derinleştirilmesi, konferans bağlamındaki temel önceliklerinden biri olacaktır." 
 
Bu yılki zirvenin güvenli ve daha müreffeh bir Asya'da güven artıcı önlemler konferansı bölgesi için ortak vizyon temasıyla gerçekleştirildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katılan devlet başkanlarıyla iş birliği mekanizmalarını güçlendirmenin yollarını yollarını arayacaklarını dile getirdi. 
 
Erdoğan, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 
 

‘İstanbul adeta 81 vilayetin özeti’ 

Pazar günü gerçekleşecek AK Parti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım ile CHP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu'nun canlı yayınını izleyip izlemeyeceği ilişkin soru üzerine Erdoğan, ''sadece Türkiye'de İstanbul'un yayını izlemeyeceğini, tüm ülkenin bu müzakereyi, tartışmayı izleme imkanı olacağını vurguladı.''
 
Erdoğan, İstanbul'un sadece kentte yaşayanlara hitap eden bir yer olmadığını, İstanbul'un adeta 81 vilayetin özeti olduğunu ifade etti. 
 
Pazar akşamki yayını izleyenlerin Sivas'tan, Kastamonu'dan, Tokat'tan, Giresun'dan, Trabzon'dan  buradaki hemşehrisini arayarak tartışmayı aralarında müzakere edeceklerini dile getiren Erdoğan, "Bu şunu getirecek. Gerçekten İstanbul gibi dünyanın örnek bir şehrini en ideal hangi yönetici yönetebilir, bunu bizzat o akşamki müzakereden sonra çok daha net güzel bir şekilde değerlendirme fırsatını halkımız bulacak diye inanıyorum ve bunun gerçekten son kırılma noktası olan pazar günü, bir haftaya da çok ciddi bir ışık verecektir diye inanıyorum." şeklinde konuştu. 
 

‘Soçi Müzakeresi ve Sayın Putin ile görüşmelerimiz, İdlib’ teki sıkıntıları minimize etti.’

Bir gazetecinin "İdlib'te son dönemde hareketlilik dikkati çekiyor. Türkiye'nin bu konuda atacağı adımlar nelerdir? Bölgedeki son durum nedir?" sorusu üzerine Erdoğan, şu yanıtı verdi:

"İdlib'e eğer bizim hakikaten yaklaşımımız olmamış olsaydı, şu anki durum çok daha farklı gelişir ve 3 milyona yakın insanın yaşadığı İdlib'ten çok ciddi bir göç dalgası ülkemize doğru gelebilirdi. Fakat bizim ağırlıkta olarak Rusya ile yaptığımız müzakereler, yaptığımız değerlendirmeler, gerek Soçi Müzakeresi süreci gerek Astana ile ilgili süreçler ve ikili yaptığımız Sayın Putin ile görüşmelerimiz, buradaki sıkıntıları minimize etti.
 
Son olarak bir de bir karara varıldı. Bu kararla birlikte adeta silahların sustuğu bir an oldu. Ama ardından yine bazı arzu edilmeyen gelişmeler oldu. Sürecin üzerinde bütün ekiplerimiz duruyor. Bütün gözlem, gözetleme, bütün bu kulelerden bölgeyi bizler takibe aldık, takip ediyoruz. Tabii yaralılarımız oldu bir kaç tane şehidimiz de oldu ama bunların bedelini, faturasını karşı tarafa çok ağır ödettik.
 

'İdlib'deki gözlem kulelerine saldırılar devam ederse sessiz kalmayız'

''Ancak rejim bizim bu gözlem kulelerine bazı saldırıları devam ettirecek olursa, bu yanlışa hala inatla devam edecek olursa, bizim burada sessiz kalmamız olmaz. Gereğini de yaparız. Çünkü biz burada barışın egemen olmasını istiyoruz, ölümlerin durmasını istiyoruz. Ama varil bombaları ile fosfor bombaları ile bu bölgeye saldırının devam etmesi hiçbir zaman affedilemez, buna da sessiz kalamayız çünkü biz bu bölgede artık halkın sesine kulak veriyoruz. Bizim Suriye'de yaşayan kardeşlerimiz ne diyor? 'Türkiye gelsin' diyor. Ayrıca biz bir de Adana mutabakatını bir kenara koyamayız. O mutabakat çerçevesi içinde de bu bölgeyi karıştıran terör örgütlerine karşı bu mücadelemizi de kararlılıkla sürdürüyoruz, sürdüreceğiz."

 

"Birileri konuşuyor..."

"Meclisten dün yeni askerlik yasasıyla bölümün bir kısmı geçti. Bundan sonraki süreç nasıl işleyecek? Yeni askerlik sistemiyle terörle mücadele nasıl devam edecek?" sorusu üzerine Erdoğan, terörle mücadelede en ufak bir tereddüdün, en ufak bir güven kaybı gibi bir endişenin söz konusu olmadığını söyledi.
 
Erdoğan, "Birileri konuşuyor. Bir ara 'ağzı olan konuşuyor' diye literatüre yerleşmiş olan ifade vardı ya şimdi de öyle. Bu ülkede silahlı kuvvetlerimiz var, Genelkurmay diye kuvvetlerle birlikte oluşmuş, oturmuş, asırlara bali 2200 yıllık geçmişi olan bir orduyuz. Dedikleri ne? 'Güvenlik zaafı bu yasada olur' gibi ifadeler kullananlar var." diye konuştu.
 
Bu yasa ile ilgili çalışmanın bir hafta, 15 gün, bir ay içinde yapılmadığını, yaklaşık 1,5-2 yıla varan bir çalışma olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Kaldı ki talep bize çok eski gelen bir taleptir. Hem ordunun küçültülmesi, bir taraftan profesyonel orduya geçmek, hep bunlar konuşulan şeylerdi. Bunlar yazılmıştır, çizilmiştir. Ordumuz da hiçbir zaman durmamıştır. Çalışmalarını onlar da bu istikamette sürdürmüşlerdir. Bir yere de gelinmiştir. Hatta 2014 sonuna kadar da atılması gereken adım, ordunun sivilleşmesi süreciydi. AB kriterleri içinde bir de bu var. Biz böyle bir adımı o günden bugüne atmış değiliz ama şimdi burada da böyle bir adımı atmış bulunuyoruz.
 
Bu attığımız adımla birlikte gerek Milli Savunma Bakanımızın şu anda ordunun temelinden gelmiş olması, Genelkurmay Başkanlığına varıncaya kadar bu görevi yapmış bir insan olarak kendi arkadaşlarıyla beraber bu süreci yönetiyor olması ve özellikle terörle mücadelede  de şu anda askerimizin, polisimizin elde ettiği başarıya mesela yılbaşından şu ana kadar 2 bin civarında terörist etkisiz hale getirilmiştir. Bunların inlerine girilmiştir. Bunlar şimdi kaçacak delik arıyorlar. Bu mücadele de bu şekilde devam edecek."
 

‘Başarılı bir astsubay, eğer başarabiliyorsa generalliğe kadar çıkabilecek’

Halkın refahını, huzurunu sağlamadıktan sonra ne devlet ne de silahlı kuvvetler, polis ve güvenlik korucularının görevini yapmış olacağını belirten Erdoğan, "Ne de şahsen ben Cumhurbaşkanı olarak Anayasa'da başkomutan sıfatıyla bulunuyorum, ben de görevimi yapmış olurum." dedi.
 
Bu görevi şu anda yapmanın azmi ve kararlılığı içinde olduklarını vurgulayan Erdoğan, "İlgili birimlerin hepsi bunu yapacak. Yeni askerlik yasasında ise biz bu işi öyle bir noktaya getirelim ki düşünün şimdi başarılı bir astsubay, eğer başarabiliyorsa generalliğe kadar çıkabilecek. Yeni askerlik yasasında bu var, bundan önce böyle bir şey yoktu. Bunun yanında isteyen kalabiliyor, isteyen süresi dolunca ayrılabiliyor. Bir diğer yanda 'Efendim sayılar azalıyor, halimiz ne olacak?'. Çok açık, net. Şimdi sürekli olarak ücret tazelenmesi olacak. 12 ay içinde sürekli her ay, askere alma diye bir durum söz konusu olacak. Sayıda azalma diye bir şey söz konusu değil." değerlendirmesinde bulundu.
 

"KKTC'de askerimizin azalması diye bir şey söz konusu değil"

Erdoğan, Kıbrıs ile ilgili de mide bulandırsın diye bazı şeylerin söylendiğine değinerek, "Kuzey Kıbrıs'ta bizim askerimizin azalması diye bir şey söz konusu değil. Orada ne kadar asker bulunması gerekiyorsa, biz orada o kadar askeri bulundururuz. Bunun için de birilerinden izin almak diye bir mecburiyetimiz yoktur. Bunun da bilinmesi gerekir." dedi.
 
Metinde hangi birimlerde neler olacağının açık şekilde yer aldığını, iki maddenin meclisten geçtiğini aktaran Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Gerek Milli Savunma Bakanımızın, gerek diğer arkadaşların bilgilendirmeleriyle bu süreç hızlı bir şekilde geçiştirilecek. Rakamlar üzerinde konuşanlar oluyor '30 bin lira fazla oldu'. El insaf. Bu gelen rakam ile bir defa bütün o ödenen aylıklar, maaşlar buradan ödeniyor. Böyle bir şey yoktu bugüne kadar. Askere ödenecek olan bütün harçlıklar, bugüne kadar yapılmayan şeylerdi. Şimdi bunlar yapılacak. Bunlar, iş ve istihdam noktasında sıkıntı olanlar için aileye harçlık olarak gelmiş olacak. Bunun çok isabetli, hayırlı bir adım olduğuna inanıyorum. Dersimize iyi çalıştık. Hayırlı olsun." 
 

'Kararı bundan sonra verecek olan YSK'dır.'

Erdoğan, "31 Mart yerel seçimlerin ardından 2 Nisan'da İl Seçim Kurulu Başkanı Müberra Gürdal ve iki hakim, mesai saatinin bitiminden sonra adliyeye gidiyor ve onların adliyeye gitmesinin ardından 5 dakika sonra CHP İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile birlikte bir heyet adliyeye giriş yapıyor ve 7 ilçede halihazırda yapılan oy sayımıyla ilgili itirazda bulunuyorlar. O itiraz kabul ediliyor o gece. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? O hakimlerle ilgili bir soruşturma olacak mı?" şeklindeki soru üzerine şunları söyledi:
 
"Artık bununla ilgili sizler zaten medya olarak görevini yaptınız ve süreci takip noktasında da en isabetli kararı bundan sonra verecek olan YSK'dır. Artık kim kimle el ele kol kola dolaşıyor, kim kiminle nerede görünüyor bunları da bütün görsel medyada yayınladınız. Yazılı medyada da yayınlandı. Benim ilgi alanım olsa ben diyeceğim ki şunu yaptım yaparım ama bu benim ilgi alanım değil. İlgi alanı olan Yüksek Seçim Kurulu'dur. Sizler de medya olarak burada gerekli olan görüntülemeyi her şeyi yaptınız. Ben inanıyorum ki Yüksek Seçim Kurulu da burada gerekli olan adımı atacaktır." 
 
 
"Amerika sözünde durmadı" 
 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Münbiç Mutabakatı'nın 1. yılını geride bıraktık. 1 yılı nasıl değerlendiriyorsunuz?" şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı:
 
"Münbiç'le alakalı maalesef tabii stratejik ortağımız Amerika sözünde durmadı ve orada beklenenler olmadı ama beklenenlerin olmaması bizim oradan tamamen elimizi eteğimizi çekmek anlamına gelmez. Biz, Münbiç'le ilgili bütün planlamalarımızı aynı şekilde koruyoruz ve bunu yine aynen devam ettireceğiz. İşte Tel Rıfat'ta aynı şekilde, İdlib'de aynı şekilde ve görüşmeleri Milli Savunma Bakanımız muhataplarıyla, Dışişleri Bakanımız muhataplarıyla, istihbarat muhataplarıyla yapıyor. Burada durmak, çekilmek diye bir şey yok ama verilen sözler ne yazık ki tabii yerine gelmedi, gelmiyor ama biz oraları kesinlikle bırakamayız. Münbiç'ti, Fırat'ın doğusuydu, buralar üzerindeki çalışmalarımızı aynı titizlikle devam ettiriyoruz, ettireceğiz."
 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA