• İstanbul29 °C
  • İzmir36 °C
  • Ankara32 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana34 °C

Ümit Taydaş / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Astsubayların Sessiz Çığlığı

17 Ekim 2016 Pazartesi 00:59

Türk Silahlı Kuvvetlerine yıllarca hizmet sunan astsubayların büyük sorunları bulunmaktadır. Çeşitli kereler problemlerini gün yüzüne çıkarmaya çalışsalar da pekte dikkate alınmadıklarını belirtmemin yerinde olacağına inanmaktayım. Ordunun bel kemiği diyebileceğimiz ve katkılarıyla gemilerimizin, tanklarımızın hareket ettiğini, uçaklarımızın uçmasının sağlandığını ifade etsem yerine getirdikleri görevin önemini sanırım iyi anlatmış olurum. Taraflarına verilen tüm görevleri ülkenin her noktasında büyük özverilerle yerine getiren bu değerli insanlara artık özlük hakları, eriyen maaşları uzantısında gereken neyse derhal yerine getirilmesi gerekir diye düşünmekteyim. Ordu içindeki şartlardan dolayı kendilerini ifade edemeyen bu kıymetli insanların hakkını, hukukunu gözetecek dillendirecek olan kesim yine astsubaylar olmadığı için meseleleri yıllardan beri çözüme kavuşmadan bugünlere kadar gelmiştir. Evet, bir şeylerin düzelmesi derken ordu içerisindeki hiyerarşinin, disiplinin bozulması demiyorum fakat bir yerde meselelerin adalet ışığı kapsamında ele alınarak çözüme ulaştırılması başarıya açılan kapı değil midir? Astsubayların üzerine milyon dolarlık zimmet yapılabiliyor ama malzeme üzerinde hiçbir yetkisi yok. Yetki subaya tanınmış ve ilave olarak tazminat verilmiş. Artık harici pantolonun üzerindeki siyah çizginin kaldırılması, harici elbiselerin şapkalarındaki siyah sakındırağın sarı olması pekte haklar açısından büyük ilerlemeler sayılmaz diye düşünerek, eriyen maaşlarla ilgili ne tür çalışmalar var? Bunları bilmek bu değerli insanların hakkıdır diye düşünüyorum. Astsubayların sıkıntılarını sessiz bir şekilde kendi aralarında değerlendirdiğini ve gelişmelerden son derece rahatsız oldukları bilinen bir gerçektir. Ülkenin savaşa girmesi söz konusu olduğunda ordu içerisinde geçmişten bugüne süregelen kırgınlıklar üzerine birtakım istenmeyen mevzuların gelişmesi olasılık olarak değerlendirilmeli, asla arzu edilmeyen durumların olmaması için gereğine göre önlem alınmalıdır. Şırnak’ta bir astsubayımızın lojman yetersizliği nedeniyle şehir içinden tuttuğu evde yaşarken kapıya kadar gelen teröristler tarafından Şehit edildiğini hatırlamak isterim. Lojmanda oturmuş olsaydı, bugün Şehidimiz hayatta olacaktı. Tabii ki bu gelişmeler aslında hiçte iyi değil, küskünlüklerin her geçen gün derinleşerek devam ettiği kanısını taşımaktayım. Komutanların artık bu meseleyi detaylarıyla ele alıp, adaletli bir yaklaşım çerçevesinde sorunlara çözüm üretmelerinin lüzumu açık olarak görülmektedir. Bunun yanında uzman erbaşların durumuna zaten diyecek bir şey yok, onlar da sıkıntılarla boğuşmakta bu kervanın üzgün yolcuları olarak yollarına devam etmektedirler. Bugün çalışan astsubaylardan alınacak samimi bilgilerle ana sorunlarının ne olduğu zaten tam anlamıyla kendini gösterecektir. Fakat sorun ne? Diye gündeme getirildiğinde cevap olarak maddi sıkıntılarımız var deniyorsa; lütfen bu ülkede çok zor durumda olan insanlar var, beğenmeyen gidip simit ya da limon satsın denmesin… Bakış açısı meselelerin çözüme ulaşıp ulaşmayacağının aynası değil midir? Keskin hatlarla belirlenen çizgide astsubay ötekileştirilerek yalnızlığa terk edilirse, bu vebal kimin olacaktır? Diye sormak isterim… Bundan önce yazmış olduğum yazıma bir subayımız cevap olarak, astsubay başçavuşun tabur komutanı binbaşı ayarında maaş aldığından bahsetmiş ve dünyanın hiçbir yerinde böyle bir uygulama yok demiş. Yani şu anda astsubayların aldığı maaşın bile yüksek olduğunu ifade etmiş, kendisine katılmadığım gibi gerçeklerin gün yüzüne çıkmasından ve adaletin tecelli etmesi açısından son derece objektif ve yerinde hak arama arayışımızdan lütfen kimse alınmasın. Acaba düşüncesi yüksek bulduğu astsubay maaşıyla ilgili asteğmen dengi bile olmaması gereği mi? Subayın yan ödemelerle yüksek maaş aldığını belirtmiş. Bu durumun normal olduğunu söyleyenlere sadece şunu demek isterim; normal maaşla ya da taktik usulü yan ödemeyle yapılan iyileştirmelerde sonuçta ele geçense, astsubayın hali için yazdıklarımızda ne yazık ki doğrudur diye bir kez daha hatırlatmamın yerinde olacağına vurgu yapıyorum… Astsubay kuaförü-subay kuaförü, astsubay berberi-subay berberi, astsubay masası-subay masası, astsubay asansörü-subay asansörü, astsubay plajı-subay plajı ayrımını kim, niçin yaptı? Hatırlatmak isterim! Yeri gelmişken yazdığım yazılardan ötürü çok sayıda teşekkür alırken, sadece olumsuzluk adına bir kişi benim bu konuyla ilgili önceki yazımda kin, nefret, nifak üzerine yol izlediğimi belirtmiş. Yanılıyor bu kardeşim! Türk Silahlı Kuvvetlerinin güçlü olması demek, Türkiye’nin geleceğe güvenle bakması anlamına gelir. Yani astsubaylarımız ve uzman erbaşlarımızın sıkıntılarının çözülmesi demek, bu birlikteliğin daha güçlü olması anlamını taşır. Bugün bu sıkıntılarla ilgili birkaç yazı yazıldı, ortalık ayağa kalktı. Demek isterim ki, astsubay çalışırken çekindiği için derdini söyleyemiyor. Emekli olduktan sonra üye olduğu TEMAD Genel Başkanı beyanat verdi diye sert tepkiye maruz kalıyor. Benim gibi köşe yazarları gayet iyi niyetle ordumuzun kuvvetlenmesi adına haklı nedenlere dayanarak bir takım isteklerde bulundu diye haksız eleştirilere uğruyorsa, nerde bu işin hakkaniyeti diye sana sormak isterim? Bir zümre yıllardır problemlerine çözüm diyor, bence artık onları dinlemek yerinde olur. Sinirlenmeye gerek yok! TEMAD Genel Başkanı yaptığı açıklamada:1-Dünyanın hangi ordusunda aynı yemek farklı yerlerde yenir? 2-Terörle mücadele esnasında vurulduklarında tedavi için ayrı yerlerde yatırılır. 3-Ankara’da bir subay, astsubay aynı günde vefat ettiğinde subayın cenazesi mevzuat gereği Kızılay’daki Kocatepe Camii’nden kaldırılırken, astsubayın cenazesi ise Ulus’taki Hacı Bayram’dan kaldırılır. 4-Birinci derecenin 4’üncü kademesi astsubaylara önce verilirken, dönemin Genelkurmay Başkanı tarafından orduda disiplin bozulur düşüncesiyle geri çekilir. 5-Komutanlık tazminatı üst düzey karargâh eğitimi almış olan subaylara veriliyor, yani bir komutanlık tazminatı var. Geçtiğimiz günlerde şehit olan 3 askerden biri olan astsubayın karakol komutanı olmasına rağmen bu tazminatı almaması, bu tazminatın sadece 97 bin astsubaydan 128 astsubaya verilmesi. 6- 30 senelik astsubayın bir üsteğmenle aynı maaşı alması gibi sorunlara değinmiş. Yani binbaşı ayarında maaş aldığını söyleyenlere cevap vermiş. Hayret ya! Bu söylenenleri yıllardan beri astsubay camiası dile getiriyor, kızacak tepki gösterecek ne varsa… Doğru söyleyen dokuz köyden kovulur misali!


Esen kalın… 

Bu yazı toplam 9485 defa okunmuştur.
YORUMLAR
bu kadar olur
mehmet kürek
yazmış olduğunuz bu yazıyla bizim problemlerimize tercüman olmuşsunuz kaleminiza sağlık inşallah sizin gibi gerçekleri gören üst kademe yalakası olmayan yazarlarımızın sayısı artarda adaletli biçimde huzur içinde yaşayan bir toplum oluruz
saygılarımla
14 Mart 2014 Cuma 14:50
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA