• İstanbul12 °C
  • İzmir13 °C
  • Ankara6 °C
  • Manisa12 °C
  • Adana12 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Aşkın Ömrü Üç Yıldır!....

11 Şubat 2014 Salı 19:42

14.Şubat  Sevgililer günü için sizlere, alışılanın dışında bir şeyler yazacağım.Umarım beğenirsiniz.

Dünya üzerinde yaşayan bazı varlıklar,örneğin sivrisineklerin ömrü bir gündür,Güllerinki üç gün,Kedilerin ömrü onüç yıl,yani buna daha ekleyeceklerimiz olabilir. Aşkın ömrü ise üç yıl.

İlk yıl tutku,sonraki yıl şefkat ve nihayetinde son bir yıl can sıkıntısı!...

İlk yıl; "beni terk edersen ölürüm "  denir,İkinci yıl,"beni terk edersen acı çekerim ama kendimi toparlarım" denir,üçüncü yıl ise "beni terk edersen,Şampanya patlatacağım" denir....

Oysa bazen farklıdır söylemler ve sizleri aşkın hayat boyu sürdüğüne inandırırlar,oysa aşk kimyasal olarak oysa aşk , üçüncü yılın sonunda yok olur!...

İlk yıl eşyalar satın alınır,ikinci yıl eşyaların yerleri değiştirilir,üçüncü yıl eşyalar paylaşılır!...

Başlangıçta  her şey güzeldir,siz bile güzelsinizdir,nasıl olup da bu kadar aşık olduğunuza akıl sır erdiremezsiniz.Her yeni gün,mucizelerle dolu yükünü de beraberinde getirir.Şimdiye kadar hiç kimsenin böyle bir mutluluk yaşamadığı düşünülür,mutluluk vardır ve bu kadar mutlu olduktan sonra düşünmezsiniz zira lüzum görmezsiniz.

İkinci yılda işler değişmeye başlar,müşfikleşmişsinizdir,leb demeden leblebiyi bile anlarsınız,birlikteliğiniz başkalarının hoşuna gittikçe bu sizi de mutlu eder,her geçen günün aşkınızı daha da sağlamlaştırdığına inanırsınız ama...giderek sizin sona yaklaştığınızı ve etrafınızı daha dikkatli incelemelerinizin başlamış olması da başlarda pek ürkütmez ve kendinizi her şeyin yolunda olduğuna inandırırsınız, üçüncü yıla geldiğinizde de;

Üçüncü yıl,sokaklardaki çıtır kızlar dikkatinizi çekmeye başlar,birlikteliğinizde hiç konuşmama dönemi başlar,hatta yan cafe ya da restoranda yan masada oturanların konuşmalarını dinlemekle geçer zamanınız bile diyebiliriz...Artık bundan sonrasına bir saniye bile katlanamayacağınızı düşünmeye başlarsınız  zira artık bir başkasına aşık olmuşsunuzdur!....

İstatistiklere göre tutku,317,5 gün sürüyormuş.Diğer yarım gündeki zaman ise ya ayrılıkla,ya boşanmayla noktalanıyormuş!...

Bilimsel bakış atılacak olursa;

Aşk komplosunun temelinde yatan sır ; Aşk: insan vücudunda geçici bir dopamin,noradrenalin,prolaktin,luliberin ve oksitosin yükselmesiymiş.Feniletilamin(FEA)denen küçük bir molekül,neşe,taşkınlık ve keyif duygularını tetikliyormuş.Yıldırım aşkı da,FEA ya doyan limbik sistem nöronlarıymış...

Şefkat duygusu ise endorfinlermiş, yani bir anlamda çiftlerin afyonu...

İstatistik verilere göre de bu  hormonların üç yıl sonra faaliyetlerine son verdikleri bilimsel olarak kanıtlanmış olduğu halde,toplumun bazı kesimleri ya da bazıları tarafından insanlara  "büyük bir aşk masalını"  satıyor,ya da anlatılıyor olması, diyebiliriz!....Ne istetistikler ne de Biyokimya ,kısaca özetlenirse aşkın ömrü hiç değişmiyor,üç yıl...

Daha sonra ise, "Efkâr karması ,psikolojik travma ya da, iç karartan parçalardan seçmeler".....

Fransız Yazar ve Edebiyatçı,Frederic Beigbeder'e göre ise evlilik ;her öğün Havyar yemek gibi bir şey ve bayıldığınız bir şeyi kusma raddesine gelene kadar yemek...(miş)

Amerikalı bir araştırmacıya göre,sadakatsizliğin biyolojik olması ve türün devamını kolaylaştırmaya yönelik genetik bir strateji imiş....

Aşklardaki tek sorun,"ne zamandan itibaren yalan söylenmeye başlandığıdır"diyen bilimadamına göre de mutlaka, seni seviyorum demelerinizin tadının  eskisi ile ayni olmayacağı bir günün geleceği ve bazen de buna zorlanacak olmanızmış!...

Fransız yazar; "Erkekler hıyar gibidir ama turşusunu kurmayı bilmek lâzım "  diyerek şöyle devam ediyor,  " Yanlızlık insanı düşünmeye mecbur ediyor,Descartes bu gün yaşasaydı, (düşünüyorum öyleyse varım)  demez,  yalnızım,öyleyse düşünüyorum)  derdi zira, yanlızlık insanlara düşünmek için çok fazla zaman bırakıyor,kafası ne kadar fazla çalışırsa o kadar mutsuz oluyor"  diyerek bu konudaki düşüncelerini anlatıyor bizlere ve  " karınız arkadaşınız gibi olmaya başladıysa,bir arkadaşınıza karınız olmayı teklif etmenizin zamanı gelmiştir,İnsan sahip olduğu şeyi arzulayamaz,bu doğaya aykırıdır,işte güzel evliliklerin bile bir gün çıkıp geliveren herhangi bir yabancı tarafından paramparça edilmesinin nedeni, mümkün olan en güzel kızla evlenmiş olsanız bile,kapıyı vurmadan hayatınıza girecek ve üzerinizde aşırı güçlü bir Afrodizyak etkisi yapacak yeni bir yabancı olacaktır "  diyor....

Yazar Frederic Beigbeder'e göre,"en güçlü aşk paylaşılmayan aşktır".

"Başarısızlıklardan aldığım güçle konuşuyorum"-Scot Fitzgerald.

"Evet öyle,işleri içinden çıkılmaz hale getirmemek lâzım! her şeyi olduğu gibi söylemek lâzım,İnsanlar sever ve sonra da sevgi biter" .Françoise Sagan

"Aşk daha başlamadan kaybedilmiş bir savaştır"-/- "Hakikat,aşkın mis kokuları arasında başlayıp,b*k kokuları içinde bitmesidir "....Frederic Beigbeder

Konfüçyüs'e,aşk nedir diye sormuşlar," karşılıktan çok çabaya önem vermeye aşk denir"  demiş.

Evet yazarların  aşk hakkındaki düşünceleri böyle, kırk yıldır evli olsanız bile aşkın ömrünün üç yıl olduğunu söylüyorlar bizlere!..

Nikâhlarda ya da düğünlerde etrafınızda kalabalıklar varken,ayrılıklarda nedense hep yanlızsınızdır,oysa en çok insanlara o zaman ihtiyacınız olsa da etrafınızda kimseler pek olmaz.

Kısacası;

Aşkın ömrü madem ki üç yıl, Bermuda Şeytan Üçgeni kadar karmaşık ve anlaşılamaz olduğunu düşünecek olursak, içinden çıkılamayacak zor dönemeçler yaşamayı  da, insan ruhundan kaynaklanan fırtınaları da aşklarla birlikte üç yıllık bir zamanda  kapsıyor, diyebiliriz.

Günümüzde,Dağ'ları delen Ferhat ile Şirin'in masalsı  aşkları  olmasa da, yaşanan aşklar var duyuyor ve görüyoruz.Kim ne söylerse söylesin,hep de olacaktır...

Gerçeklerden kaçılamaz ve her şey olacağına varır,yaşanacakları,kaderi değiştiremeyiz,zira

Doğanın dengesini hiç bir şey bozamaz ve;

Hayat Ölümle," son sözünü " söyler bizlere!......

Yüreklerinizdeki sıcaklıklar solmasın diyerek tüm seven ve sevilenlere mutlu, 14 Şubat'lar diliyorum..

 

Bu yazı toplam 1131 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA