• İstanbul10 °C
  • İzmir11 °C
  • Ankara6 °C
  • Manisa9 °C
  • Adana11 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Asıl mesele

08 Kasım 2016 Salı 18:41

HDP Hakkari Milletvekili Nihat Akdoğan’ın da tutuklanmasının ardından tutuklu HDP’li Milletvekili sayısı 10’a çıktı. Gördüğüm kadarıyla da bu sayı daha da artacağa benziyor. HDP’li Milletvekillerinin tutuklanması ve Cumhuriyet Gazetesine yapılan operasyon sonrasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu yaşananlara sert bir tepki koyarak, “Seçimle gelen seçimle gider” ibaresinde bulundu. Evet Kılıçdaroğlu’nun dediği gibi seçimle gelen seçimle gider. Zaten demokrasilerde olması gerekende budur ama seçilen asli görevini unutup terör sözcülüğüne soyunursa ve mahkemenin çağrısına kulak asmazsa hukukun da o kişilerle ilgili gereğini yapması kaçınılmazdır. Hiçbir ülkede de terörü savunan bir partiye ve Milletvekillerine, Belediye Başkanlarına da “Aferin iyi yapıyorsunuz, doğru yoldasınız” denmez.

Türkiye’nin kalkınması sürekli birilerini rahatsız etmiştir. Rahatsızlık duyanların başında da egemen emperyalist güçler gelmektedir. Bu nedenle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra üst akıl aranıyorsa bu emperyalist devletlerle özellikle de ABD, İngiltere, Almanya, Hollanda, Fransa ve İsrail’le olan ilişkilerimizin yeniden gözden geçirilmesinde yarar olduğuna inanıyorum.

İzmir’de bir süre aynı ortamda çalıştığım gazeteci bir büyüğümle telefonla görüşmüş ve Ergenekon davasından dolayı tutuklanmadan önce yaşananlar hakkında neler düşündüğünü sormuştum. Soruma cevabı “Şu anda yaşananlar ve bundan sonra yaşanacak olanlar vatansever Türk subayları ile sırtını bir şekilde TSK’ya dayamış Amerikancı ve bunun taşeronluğuna soyunmuş adını hizmet olarak adlandıran cemaatin soğuk bir savaşıdır” şeklinde olmuştu.  Belirli bir süre tutukluluk yaşadıktan sonra serbest kalan bu gazeteci büyüğümle çıktıktan sonra yine görüşme imkanımız olmuş ve ne olacak bu sürecin sonu diye sorduğumda ise, “Bak göreceksin bu sürecin sonunda vatanseverler, tavrını devletinden, milletinden, ulusundan yana  koyanlar kazanacak ama bu süreç kısa bir süreç olmayacak” demişti.

15 Temmuz gecesi yaşananlar, bastırılan hain saldırı ve sonrasındaki başta TSK ve Emniyet olmak üzere sırtını o veya bu şekilde kamu kurumlarında çalışanlar ve dışardaki işbirlikçilere yönelik kararlı mücadele devam ediyor. Teröre karşı yürütülen bu mücadelede yine birileri mağduriyetleri öne sürmek isteyecek olsa da ister FETÖ, ister PKK ile bağlantısı kesin olarak saptanan bu kişilere yönelik uygulamalar devam etmelidir. Çünkü bu operasyonlarla devlet net bir şekilde bağırsaklarını temizliyor. Ancak daha öncede ifade ettiğim gibi masumiyet karinesi sekteye uğratılmamalı, kurunun yanında yaşların da yanmaması hususunda azami gayret gösterilmelidir. Tüm bunlar yapılırken de ister iktidar ister muhalefet partileri olsun FETÖ ile bağlantıları tespit edilen siyasileri hiçbir ayrıma girmeden kendi içlerinden de temizleme başarısını göstermelidirler. Çünkü kamu çalışanları, özel sektör, terörün sözcüsü HDP’ye yönelik temizleme operasyonu ve yaptırımlar gerçekleşirken bunun gerçekleşmemesi sürekli akıllarda soru işaretini de beraberinde getirecektir.

Terörle mücadele kapsamında yürütülen tüm bu mücadelede ben devletimden, vatanımızın bölünmez bütünlüğünden yanayım, Cumhuriyet’e ve demokrasiye inanıyorum, milli birlik ve beraberlikten yanayım diyen herkes tavrını net bir şekilde ortaya koymalı ve bu yürütülen terörle mücadeleye sonuna kadar destek vermelidir.  Bu süreçte kimin hangi partiden olduğu da önemli değildir. Asıl mesele üniter yapıya inanmak, Vatanın her karış toprağına sahip çıkmaktır. Tüm bunları yaparken de geçmişte yapılan hataların bir daha asla tekrarlanmamasıdır. Hadise bu veya şu şekilde buraya kadar nasıl gelmiş, kim veya kimler neleri söylemiş, 'hendek kazan arkadaşlar mı' demiş. Göstermelik mahkemeler mi kurulmuş? Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne yönelik yürütmediği karalama politikası kalmayan Şıvan Perver adındaki sözde sanatçı geçinen zattan 2013 yılında ‘Barış elçisi’ olarak mı söz edilmiş, terörün sözcülüğüne soyunanlar teröristlerle kol kolamı girmiş? Ne hatalar yapılmışsa şapkamızı önümüze koyup tüm bu hatalardan ders çıkarmak, teröre ve terörist zihniyete prim vermemektir asıl mesele. Geçmişteki hataları bir kenara bırakıp 'Hep birlikte Türkiye’yiz' diyebilmektir asıl mesele. İktidara olan kızgınlığını Türkiye düşmanlığına dönüştürmemektir asıl mesele. Tüm bunları yaparken de 78 milyon Türkiye'nin bireysel menfaatlerine değil ülke menfaatlerine sahip çıkabilmesindedir asıl mesele. En büyük mesele de tek devlet, tek vatan, tek bayrak, tek millet olarak çalışmak ve yerli düşünmektir. Doğusuyla, batısıyla kendimizi hiçbir ayrıma girmeksizin bu vatanın öz sahipleri olarak görüp kardeşlik, birlik ve beraberlik içerisinde insanca yaşayabilmektir asıl mesele. Saygılarımla...

Bu yazı toplam 1406 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA