• İstanbul4 °C
  • İzmir7 °C
  • Ankara2 °C
  • Manisa7 °C
  • Adana9 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Amaç mahalle kültürünü teneffüs ederek, insanlık onuruna uygun evler
13 Aralık 2019 Cuma 10:50

'Amaç mahalle kültürünü teneffüs ederek, insanlık onuruna uygun evler'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 100 Bin Sosyal Konut Tanıtım Toplantısı'nda konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 100 Bin Sosyal Konut Tanıtım Toplantısı'nda konuştu.
 
Projeye öncülük eden Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile finansmanına destek veren Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerini tebrik eden Erdoğan, böylece 17 yıldır sürdürdükleri şehircilik hamlesine yeni bir altın halka daha eklemiş olduklarını söyledi.
 
Bugüne kadar TOKİ vasıtasıyla yüzde 90'ı sosyal konut vasfında 857 bin konut inşa edildiğini bildiren Erdoğan, ayrıca 24 bin derslikli okullar, 40 bin yatak kapasiteli hastaneler, bine yakın ticari iş yeri, kamu kurumlarının hizmet binaları, stadyumlar, çok sayıda sosyal ve kültürel tesisin TOKİ tarafından ülkeye kazandırıldığını, ülke genelinde 96 millet bahçesinin de TOKİ tarafından inşa edildiğini belirtti.
 
Bu yılın ilk aylarında 250 bin sosyal konut kampanyası çerçevesinde başlatılan ilk 50 binlik konut projesinin vatandaşlardan büyük ilgi gördüğünü ifade eden Erdoğan, "Biz de hem sayıyı artırmaya hem de kampanyayı sürekli hale getirmeye karar verdik. Bugünkü tanıtım töreniyle 2020 programımız kapsamında ülkenin 81 vilayetinde 100 bin sosyal konutun da inşa sürecini başlatıyoruz. İnşallah yılbaşı itibarıyla temeli attıktan sonra azami 1 ila 1,5 yıl içinde konutları bitirip sahiplerine teslim edeceğiz." diye konuştu.  
 
Hedeflerinin bundan sapma olmaması ve vatandaşların zemin artı 2, zemin artı 3 ya da zemin artı 4 olmak üzere bu binalara yerleşmeleri olduğuna değinen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Bunu sağlamak suretiyle hem depreme dayanıklı hem de görünümü itibarıyla gerçekten kadim tarihimizdeki mahalle kültürünü yeniden hakim kılmanın adımlarını atmış olacağız. Bu projelerle vatandaşlarımıza yüzde 10 peşinatın ardından kalan tutarın tamamı için aylık 894 liradan başlayan taksitler ve 240 aya varan vadelerle ev sahibi olma imkanını sağlayacağız. Böylece 100 bin dar gelirli ailemizin kira öder gibi konut sahibi olabilmelerini temin edeceğiz. Bu konutlar 2 artı1 brüt 75 ve 85 metrekare ile 3 artı 1 brüt 100 metrekare olarak projelendirilecektir. 100 bin konutluk bu projenin toplam yatırım bedeli yaklaşık 17 milyar 300 milyon lirayı buluyor."
 
"Sadece ekonomik değil kültürel bakımdan da önemli"
 
Kampanyanın sadece ekonomik bakımdan değil kültürel bakımdan da önemli olduğunu vurgulayan Erdoğan, projelerin geleneksel mahalle kültürünü yaşatacak şekilde tasarlanacağını bildirdi.
 
Yakın tarihte ülkenin yaşadığı, ekonomik ve sosyal krizlerin diğer alanlarla beraber şehirler üzerinde de olumsuz etkiler yarattığının altını çizen Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:
 
"Hiç şüphesiz bu menfi etkilerin başında çarpık kentleşme gelmektedir. Bizim 17 yıldır ortadan kaldırmaya çalıştığımız çarpık kentleşme sorunu 1950'lerden itibaren başlayan çoğu ekonomik sebepli düzensiz göçlerin sonuçlarından bir tanesidir. İnsanoğlu göğe yakın değil toprağa yakın yaşamalıdır. Ama öyle konutlar yapıldı ki 20-30-40-50 kat bu binaların içerisinde yaşamak mümkün değil. Bu bizim komşuluk hukukumuzu da ortadan kaldırdı. Aynı binanı içinde yaşıyor ama birbirlerini tanımıyor. Komşu ölüyor, diğerinin ondan haberi yok. Bu bize yakışmıyor ve yakışmadı. İşte onun için bizim yeniden o geçmişte olduğu gibi mahale kültürümüzü inşa etmemiz lazım. Bunu inşa ettiğimiz zaman dayanışmamız çok daha farklı olcaktır. Komşuluk hukukumuz çok daha farklı gelişecektir." 
 
Çeşitli nedenlerle kırsaldan göç eden vatandaşların denetimsizlik neticesinde şehirlerin etrafına "gecekondu" denilen sağlıksız yerleşim yerleri kurduğunu belirten Erdoğan, popülist siyasetçilerin özellikle seçim dönemlerinde göz yummasıyla bu gecekonduların sayısının zamanla daha da arttığını söyledi.
 
"Belki bu ilk anda hoş geliyor olabilir ama bu aslında oralara yerleşenlere birer ihanetti. Çünkü ne sokaklar sokak, ne alt yapı var. Hiçbir şey yok." ifadesini kullanan Erdoğan, Konya'da yığma bir gecekonduda 3 çocuğun öldüğünü hatırlattı.
 
Erdoğan, bunlara eyvallah etmenin mümkün olmadığının altını çizerek, şöyle devam etti:
 
"İstanbul gibi bir şehirde ne yazık ki aynı şeyler yaşanıyor. Bunlara on yıllar boyunca yoksulluğu çoğaltan, gelir adaletsizliğini derinleştiren, istikrarsızlık ve güvensizliği artıran politikalar eklenince sorun içinden çıkılmaz hale gelmiştir. 1984'ten itibaren ortaya çıkan bölücü terörle çarpık kentleşme sadece belli şehirlerimizin sorunu olmaktan çıkıp diğer bölgelerimize de yayıldı. Çarpık kentleşme ve gecekondulaşmanın şehirlerimizin sadece yapısını, estetiğini, kültürünü değil, sosyal dokusunu da tahrip ettiğini gördük. Suç oranlarının artmasından uyuşturucu kullanımına, güvenlikten çeşitli sosyal problemlere kadar birçok sıkıntı ile yüzleşmek zorunda kaldık." 
 
Erdoğan, bir dönem İstanbul gibi megapol şehirlerde devletin adeta hiçbir varlık gösteremediği gettoların, varoşların, kurtarılmış bölgelerin türediğini anımsatarak, marjinal terör örgütlerinin bilhassa 1990'larda bu bölgeleri militan devşirme ve millete baskı kurma aracı olarak kullandığını anlattı. 
 
Suyun, elektriğin, okulun, temel alt yapı hizmetlerinin olmadığı son derece sağlıksız şartlarda insanların yaşamaya mahkum edildiğinin altını çizen Erdoğan, 1994'te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda karşılarında korkunç bir manzara bulduklarını dile getirdi. 
 
"İsmi çok güzel ama..."
 
Erdoğan, havası solunmayan, suyu olmayan ya da içilmeyen, yolları yürünmeyen, çöp dağlarının patladığı, trafik çilesinde gün geçirilen bir İstanbul devraldıklarını anlatarak, özellikle çarpık kentleşme ve gecekondulaşma sorununun İstanbul'da had safhada olduğunu vurguladı.
 
Türkiye'ye ve İstanbul'a yakışmayan bu tablo karşısında başkaları gibi siyasi popülizme tevessül etmediklerine dikkati çeken Erdoğan, şöyle konuştu:
 
"Aynı durum İzmir'de... Kadifekale... İsmi çok güzel ama gecekondulardan geçilmiyor. Hala öyle. Rezillik üstüne rezillik. Ankara'nın ciddi bir kısmı yine öyle. Bütün buralarda 'kentsel dönüşüm, değişim' diyerek ortaya çıktık. Çünkü bunların değişmesi gerekiyordu. Bizim milletimiz en iyisine, en sağlamına, en güzeline, en konforlusuna layıktır inancıyla tek tek sorunların üzerine gittik. İşte 1 milyona yakın TOKİ vasıtasıyla yaptığımız konutlar bunun adımlarıydı. Günden güne büyüyen ve milyonlarca insanımızı etkileyen, hatta yangınlarda, depremlerde vatandaşlarımızın can güvenliğini riske atan çarpık kentleşme sorununa çözüm bulmak için kolları sıvadık. Yıllardır ihmal edilen, hor görülen bölgelere hizmet götürmek, oralardaki kardeşlerimizin hayat standardını yükseltmek için çok yoğun çaba harcadık. Hepsinden önemlisi gecekonduları şehirle, gecekondu sakinlerini de devletle kucaklaştırmanın mücadelesini verdik."
 
"Başarılı olmak isteyen yol açar"
 
Kentsel dönüşüm projeleriyle bir dönem şehrin varoşları olarak görülen alanların ibadethanesi, okulu, parkı, sağlık ocağı, spor tesisi olan cazibe merkezlerine dönüştüğünü dile getiren Erdoğan, "Bizden önce TOKİ sadece 43 bin konut üretebilmişken, bu rakam bizim dönemimizde 857 bine çıktı. TOKİ, Hindistan'dan Endonezya'ya, Pakistan'dan Srilanka'ya kadar yurt dışında hayata geçirdiği projelerle de ülkemizi gururla temsil etti." diye konuştu.
 
Erdoğan, "100 Bin Sosyal Konut Projesi"nde olduğu gibi TOKİ vasıtasıyla milyonlarca insanın kiradan bile düşük taksitlerle ev sahibi olduğunu, yıllarca kendisini kimsesiz, sahipsiz hisseden dar gelirli vatandaşların bugün TOKİ sayesinde modern, kaliteli, sağlıklı konutlarda oturduğunu, geleceğe çok daha güvenle baktığını vurguladı.
 
Türkiye'ye ve millete hizmetin önce gönül sonra da vizyon işi olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Millete ve ülkeye dair bir aşkınız, hedefiniz, idealiniz yoksa, hangi görevde olursanız olun o sizin için yüke dönüşür. Başarılı olmak isteyen önünde bir yol açar, istemeyen de muhakkak arkasına saklanacağı bahane bulur. Bizim için de 17 yıldır aralıksız sürdürdüğümüz hizmet mücadelesi hiçbir zaman dikensiz bir gül bahçesi olmadı. Her çalışmamızda olduğu gibi kentsel dönüşüm hamlesini de başlattığımızda birileri sürekli önümüze engeller çıkardı. Özellikle CHP ve güdümünde hareket eden kimi meslek odaları, projelerimizi sabote etmek için olağanüstü çaba harcadılar. Kimi zaman medya aracılığıyla, kimi zaman mahkemeler yoluyla bunlar fayda etmeyince de sokaklar kışkırtılarak mega projelerimiz durdurulmaya çalışıldı."
 
Sadece yatırımların, alt yapı projelerinin engellenmediğini hak ve özgürlükler alanında da benzer bir çabanın içine girildiğini aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:
 
"Kamuda başörtüsü düzenlenmesine 'hayır' dediler. Meslek liselerinde katsayı zulmünün kaldırılmasına 'hayır' dediler. 4+4+4 ile eğitimin özgürleşmesine 'hayır' dediler. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle demokrasinin güçlenmesine 'hayır' dediler. Bölücü terör örgütü PKK ve ülkemizin gördüğü en büyük ihanet çetesi olan FETÖ'yle mücadeleye 'hayır' dediler ve bu teröristleri 'arkadaşlar' diye nitelediler. Savunma sanayinde dışa bağımlılığı azaltacak kritik projeleri küçümsediler, hatta karaladılar. Biz göreve geldiğimizde yüzde 20'si savunma sanayinde yerliydi ama şimdi yüzde 70'i yerli."
 
Türkiye'nin insansız hava aracı yapabildiğini anımsatan Erdoğan, "Amerika'dan insansız hava aracı, silahlı insansız hava aracını alamıyorduk. Bunları gidip oradaki liderlerle görüştüğümüz zaman, 'maalesef kongreden izin çıkmadı' diyorlardı. Ama şimdi biz insansız hava aracını üretiyoruz. Kötü komşu bizi ev sahibi yaptı. Şimdi silahlı insansız hava aracını da üretiyoruz. Şimdi onun bir kademe daha ilerisine gittik, dünyada 3-5 ülkede var hamdolsun 'akıncı' denilen bir insansız ama silahlı hava aracını ürettik, hayırlı olsun." diye konuştu.
 
Bunların gurur abidesi olduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
 
"Bunlar, bizim gurur abidemiz değil mi? Gurur abidemiz olduğuna göre biz bunlarla gururlanmayacağız da neyle gururlanacağız? Ama inanın bunlarla hala gururlanmayanlar da var. Bundan dolayı çok rahatsız olanlar da var. Biz yapamadık ama bunlar yaptı. Türkiye'yi yurt dışına şikayet ederek, uluslararası yatırımcıyı ürküterek, bu ülkenin kalkınmasına, güçlenmesine, küresel ölçekte bir cazibe merkezine dönüşmesine çelme takmaya da kalktılar. Şimdi Kanal İstanbul'a da karşı çıktılar. Çıkmış Belediye Başkanı diyor ki, 'Kanal İstanbul buraya uymaz.' Ya sen otur işine bak. Nasıl uyduğunu göreceksin. Bütün bunların çalışmalarını biz gayet iyi yaptık. Üniversiteleri çalıştırdık, kendi ekiplerimizi çalıştırdık ve inşallah en yakın zamanda ihalesini de yapmak suretiyle Kanal İstanbul'a da başlayacağız."
 
"Depreme dayanıklı şehirleşme modeli kazandırdık"
 
Son günlerde ardı ardına yaşanan depremlerin güçlü şehir altyapısının ve kaliteli konutun önemini tekrar hatırlattığına dikkati çeken Erdoğan, Türkiye'ye geçmişin ihmallerini de telafi edecek şekilde sağlam, güvenilir, depreme dayanıklı bir şehirleşme modeli kazandırdıklarını dile getirdi. Erdoğan, dünyaya örnek olan bu modeli geliştirerek devam ettireceklerini belirtti.
 
Arnavutluk'ta yaşanan depremi hatırlatan Erdoğan, "Sayın Başbakanın bizlerden ricaları oldu. Biz, zaten ilk andan itibaren tırlarımızla Kızılayımızla AFAD'ımızla Arnavutluk'ta olduk." dedi. Erdoğan, Arnavutluk'a her türlü desteği vermeye devam ettiklerinin altını çizerek, "Bir de 500 konut sözü verdik. Oradaki kendilerinin arzu ettiği bir yere de Türk milleti olarak 500 konut inşa edeceğiz. Oraya da kendileri kimleri yerleştirirse onları yerleştirmiş olacaklar." diye konuştu.
 
Her açıdan güvenli evleri ekonomik gücü yerinde insanların yanında 82 milyonun her bir ferdi için de hayata geçirmekte kararlı olduklarını dile getiren Erdoğan, vatandaşları, aileleriyle huzur içinde, mahalle kültürünü teneffüs ederek, insanlık onuruna uygun bir ortamda yaşayabilecekleri konutlara kavuşturmak için tüm imkanları seferber ettiklerini vurguladı.
 
Erdoğan, bugün başlatılan 100 Bin Sosyal Konut Projesi'nin de bu hedefleri doğrultusunda atılmış değerli bir adım olduğunu belirterek, Toplu Konut İdaresinin bu projeyi en güzel, en başarılı şekilde neticelendireceğine inandığını söyledi.
 
Erdoğan, kampanyada emeği ve katkısı bulunan Çevre ve Şehircilik, Hazine ve Maliye bakanlıkları ile TOKİ'ye ve idare, bakanlık çatısı altındaki mimar ve mühendislere teşekkür etti.
 
Ülkenin her şehrindeki dar gelirli vatandaşları bu kampanyadan istifade etmeye çağıran Erdoğan, 100 bin sosyal konut kampanyasının hayırlara vesile olmasını diledi.
 
 
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA