• İstanbul12 °C
  • İzmir12 °C
  • Ankara5 °C
  • Manisa11 °C
  • Adana13 °C

Hakan Karlıbulut / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Almanya saldırmasında kim saldırsın?

09 Eylül 2017 Cumartesi 16:38

Eski Türkiye’yi Özleyenler Büyük Hayal Kırıklığına Uğrayacaklar.

Yeni Türkiye ile İşbirliği Kuranlarsa Kazananlar olacaklar.

 

Almanya’da Türkiye’de kendi öz genlerine geri dönüyor. Almanya ile Türkiye’nin sorunu bir cümleyle tamda budur. Almanya ırkçı, Türkiye ise birleştirici ve kazandırıcı genlerine geri dönüyor. Kadim Türk kültürü geri geliyor. Korkuları bu sebeptendir. Türkiye tarihin her döneminde bir devlet olmanın gereğini dikkate almaya çalışmıştır.

Tarihin getirdiği fırsatları cesaretiyle birleştiren Recep Tayyip ERDOĞAN, Türkiye’nin, Müslümanların ve ezilen tüm insanlarının bulunduğu coğrafyaların hadimliğini üzerinde toplamıştır. Böylelikle büyük bir devlet adamı yaklaşımı sergileyen lider, tarihi tekrar yazmaya gelmiştir. Bu durumu Batı medeniyetinin hegomonik bir kısım tarafından büyük bir tehlike olarak değerlendirilmiştir. Bunlar batı medeniyeti açısından gerçekten de büyük bir tehlikedir. Batı’nın gelişim yönünü aşağıya doğru çevirdiği bir dönemde Recep Tayyip ERDOĞAN’ın böyle bir misyonla ortaya çıkması riskleri defaten katlamıştır. Batının kendisini toplayarak tekrar ayağa kalkmasının önünde önemli bir bir engel teşkil etmiştir. Dolayısıyla da Recep Tayyip ERDOĞAN hedef tahtasına konulmuştur. Saldırı sadece Almanya’dan gelmemektedir.  Saldırı Almanya’nın domino ettiği ülkelerden de gelmektedir. En can alıcı tarafı ise Almanya ABD tarafından görevlendirilmektedir.

Güçlenen Türkiye bu güne kadar savunamadığı haklarını aramaya ve savunmaya başlamıştır. Batı, daha düne kadar sözde bağımsız olan Türkiye’ye bir müstemleke memleket muamelesi yapmaktaydı. Bu gün ise Türkiye’nin değişen tavır, tutum, davranış, söylev ve politikalarından üst düzeyde rahatsız olanlar Recep Tayyip Erdoğan’a saldırmaktadır.

15 Temmuz Türkiye’yi çökertme harekâtı aziz şehit ve gazilerimizin feraseti, cesareti, vatan ve Allah aşkıyla başarısız kılınmıştır. Allah, bu elim olayda vatanımız için mücadele eden kullarından razı olsun. Lakin düşmanın saldırısı bitmemiştir, saldırı içten ve de dıştan diğer unsurlar ile devam etmektedir. Bu düşmanlığı özellikle Almanya zirveye çıkarmakla kalmamış, kendisine bağımlı ülkeleri de oyuna sokmuştur. Almanya, Türkiye’yi kendisine karşı açık olarak bir tehdit ilan etmiştir. Almanya Avrupa’yı Türkiye’ye karşı kışkırtmaktadır. Lakin Türkiye Almanya ve diğer tüm ülkelerle eşit şart ve ortamlarda kazan-kazan politikasıyla ortaklıklar kurmak istemektedir. Almanya ise eskiye öykünerek, yeni Türkiye’yi dikkate almayarak eski tutum ve davranışlarını sürdürmektedir. Merkel, ben talep ederim sizde bu talebe gereğince cevap verirsiniz demektedir. O günlerin geçtiğini algılasalar da Türkiye’ye vura vura Türkiye’yi eski kodlarına geri getirebileceklerini sanıyorlar. İklimin, ortamın, şartların değiştiğine, uzlaşmak zorunda olduklarına inanmak istemiyorlar. Almanya eski genleri ile düşman tayin edip saldırarak kaleyi fethedeceğini sanıyor. Bu Almanlar, hesapta dünyanın en iyi tarihçileri ama Türkiye’nin de Osmanlı İmparatorluğundan doğan bir devlet olduğunu göz ardı ediyorlar.  Bunların derin tarih bilgileri olabilir ama tarihi analiz yapa yetenekleri olmadığı açıkça ortadadır. Eğer böyle olmasaydı geçmiş ve şu anki Türkiye’yi doğru okur ve ona göre isabetli bir politika yaparlardı. Güncel durumun hiçte böyle olmadığı ortadadır. Almanya, analizlere göre değil genlerine göre bir uluslararası politika izleyerek yanlış üstüne yanlış yapmaktadır. Türkiye’ye bu şekilde yaklaşarak herhangi bir şey kazanamayacağını bilmesi gerekmektedir.

İşin açıkçası bu Almanlara hak vermiyor da değilim!.. Recep Tayyip ERDOĞAN, siyaset sahnesine çıkana kadar Almanya Ortadoğu ve Afrika’nın altını üstüne getiriyordu. Müslümanlara ait değerleri kendi ülkelerine yönlendirerek, vatandaşlarının müreffeh refah düzeyini artırarak sürdürebilirin kılıyordu. Ne zaman Recep Tayyip ERDOĞAN uluslararası siyaset sahnesinde yerini aldı Ortadoğu’ya ve ezilen Afrika’ya bir selam gönderdi batının oyunu bozuldu. Bunlar isyan etmesinde kimler isyan etsin. Bu refah düzeyinden aşağıya düşmek çok kötü bir durum olsa gerek. İnsanlar alışkanlıklarını terk etmek zorunda kalırsalar orada kaos çıkar. Mevzu kaosla kalsa gene iyi, bütün federatif yapının bir anda tuzla buz olma riski doğabilir. Ne olduğunu bile anlayamazlar. Oraları bizim buraları gibi değerlendirmemek lazım. İçerisi karıştı mı, nereden ne çıkacağı hiç belli olmaz.

Almanya’nın ve AB’nin kötü gidişatını sadece biz görmüyoruz. İngiltere AB’den bir hışımla uzaklaşırken peşine Fransa’da takıldı. Fransa’nın gidişatı da bu mihman üzerinedir. Almanya’nın aksine bu iki ülke Türkiye ile olan ilişkilere çok büyük önem addederek yumuşak yaklaşımlar sergiliyorlar. AB’den kopan veya kopuş için gün sayanlar Türkiye ile olan ilişkilerini geliştirmenin önemine atıflar yapıyorlar. Sallantı başladı ve dönüşüm çok yakında gerçekleşebilir. AB’nin patronu olduklarını hemen hemen her fırsatta üzerine basa basa vurgulayan Merkel ve Schulz seçimlerden sonra Türkiye’nin AB müzakerelerini dondurmayı veya sonlandırmayı AB’nin gündemine getireceklerini deklere ettiler. Bu tehdide daha Türkiye cevap vermeden kendilerine hakaret edilen AB’nin diğer ülkeleri tepki gösterdiler. Almanya’nın AB’nin karar verici gücü olmadığını AB’nin bir ortaklık olduğunu karşı vurgu olarak dile getirdiler. Üstüne üstlük Türkiye’nin kendileri için vazgeçilmez bir partner olduğunu söylediler. Bu açıklamalar, AB’den Almanya’ya çok sert bir cevap ve uyarı niteliği taşımaktadır. Almanya Türkiye’yi sallayacağım derken AB’yi parçalarsa hiç şaşırmayın. Bu kadar açıktan oynarsan tepkiyi de bu kadar açıktan ve çok sert alırsın. Beklemedikleri yerden çok dikkat çekici bir ses geldi. Bizi dikkate almazlar ama AB’nin karşıt görüşünü dikkate almak zorundalar. Aksi halde AB içerisinden Almanya’ya muhalif birkaç ülke daha çıkar ve AB o saatten sonra iflah etmez tez batar. Türkiye Avrupa’dan uzaklaşıyormuş. Daha dün bağımsızlığını alan devletçikleri Türkiye’ye hakaret eder gibi birer gecede AB üyesi yaptınız. Türkiye’yi ise 50 yıldır kapınızda bekletiyorsunuz. Bu gidişle sizin bizi üye yapacağınız falanda yok. Biz bunu çok iyi biliyoruz. Gerçi AB’de duracak bir durumda kalmıyor. Daha durun bakalım zamanla daha kimler AB’den biran önce kaçmaya ve İngiltere’ye doğru yelken açmaya başlayacaklar. Her bir kopuş Almanya’da hidrojen bombası etkisi yapacak. Almanya’nın Kuzey Kore’si AB’nin ta kendisidir. İngiltere’nin AB’den çıkma süreci hazırlıkları bile AB’nin geleceğini karatmaya yetmiştir. AB’nin yerle yeksan oluşunu, hep birlikte koltuklarımıza oturup televizyonlardan izleyeceğiz. Gözlerimiz yakın zaman içerisinde bunları da görecek inşallah.

Türkiye eski Türkiye değildir. Bunu anlamayan Almanya, ABD ve diğer devletlerin yanı sıra güncel durumu anlayan devletlerde vardır. Bizim dostlarımız ortak çıkarlarımıza ortak bakan ve kazan-kazan prensibi ile yaklaşan devletlerdir. İşte bu coğrafyada kazanacak olan devletler bu prensiple bize yaklaşacak olan devletlerdir. Aksi yaklaşımlar Türkiye’den misli ile karşılık görecektir. Türk Bir Devdir ve o dev yüzyıllık uykusundan uyanmıştır. Türkiye yüzyıl önce kaldığı yerden devam edecektir.  Her zaman olduğu gibi bizimle birlikte olan veya bizimle birlikte hareket edenler kazanacaktır. Bizimle bir ve beraber olan veya hareket edenler güvenlik, doğruluk, dürüstlük, mütekabiliyet, insanlık, adalet, saygı yardımlaşma ve merhamet göreceklerdir. İşte buda bizim genimizdir.

Bu makale, Almanya ve Türkiye ilişkilerinin genel bir diplomatik bakışıydı. Bundan sonra Almanya ve Türkiye ile olan ilişkileri gündeme gelen özel konu başlıkları altında değinerek biraz daha açacağız.

Bu arada Arakan’lı Müslüman kardeşlerimizin acılarını yüreğimizde hissediyoruz. Allah bu mazlumların yar ve yardımcıları olsun. Türkiye’den başka hiç bir yardım göremeyen bu insanlara Rabbim acısın. Allah bu Müslüman kardeşlerimizin yardımcısı olsun. Bu konuyu en üst seviyede gündeme getiren ve yardım elini uzatan Sayın Cumhurbaşkanımıza ve yardım ekibiyle beraber bölgeye giden Emine ERDOĞAN hanımefendiye teşekkür etmeyi bir borç bilirim.

Saygılarımla.

 

Bu yazı toplam 1549 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Manisa Lisesi 67-69 mezunları pasta kesti
  • Cumhurbaşkanı Kurmaylarına talimatı Verdi: Her ilde miting Yapacağım, hazırlık yapın
  • Kredi Kartlarınızdaki Puanlar İçin Son Günler
  • Başkan Ergün Elektrikli Otobüsleri Test Etti
  • Büyükşehir’in Milli Gururu Avrupa Yolunda Önemli Bir Adım Attı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA