• İstanbul34 °C
  • İzmir32 °C
  • Ankara32 °C
  • Manisa35 °C
  • Adana29 °C

Erdal Çil / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Allah'ın Halifesi

27 Aralık 2015 Pazar 13:39

Yanıma oturalı o iri gövdesi ile zaten rahatsız etmişti ama sol kolumu ve sol yanımı az çekince sıkıntı geçici süreliğine de olsa geçmişti.

Yol uzun sayılmazdı ama kendi koltuğumun bile neredeyse üçte birini kaybeden biri açısından kolay da geçeceğe benzemiyordu bu yüzden elimdeki kitaba kendimi biraz daha verdim.

İri cüssesine rağmen ince düşünerek titreşime aldığı cep telefonu çalmaya başlayınca göz ucuyla istemeden de olsa izledim..

Açmıyordu, açamıyordu ama o meret te durup durup tekrar çalıyordu.

Onu bilmiyorum ama ben bile merak eder olmuştum arayanı. Çok acil olmasa devamlı aramazdı herhalde diye düşünürken o ise sanıyorum biraz da beni rahatsız etmekten çekinerek uzanmıyor, uzanamıyordu telefona.

Hiç olmazsa elini atıp şöyle bir bakmalıydı kimin aradığına ve ben de yardımcı olmalıyım düşüncesiyle biraz daha toparlanarak yerimde bir çeyreğini daha bıraktım koltuğumun.

Birazda bu hareketimin verdiği cesaretle olacak sağ pantolon cebine sağ elini atarak aldığı ve yaklaşık beş dakikadır kendini ve beni titretip duran telefona bakarak kaşlarını çattı.

Telefon da sanki bu bakışlardan rahatsız olmuş gibi susmuştu.

Adam da kendinde kayıtlı olmayan numarayı düşünedursun telefon tekrar titremeye başlamış ve adam da hemencik açmıştı.

Konuşma başlayınca artık ne benim elimdeki kitabın ne de önümüz-arkamız, sağımız-solumuzdakilerin nelerle uğraştıklarının önemi kalmamıştı.

Arayan sanıyorum:”kiminle konuşuyorum” sorusu ile başlamış ve ellili yaşlardaki komşum:”Allahın Halifesi” diyerek cevaplamıştı. Soru yinelenince adam tekrardan: “Evet Allahın Halifesi ile görüşüyorsunuz” demişti.

Müthiş başlangıç, olacak müthiş gelişmelerin de habercisi gibiydi.

“Sizin, bankanızın hiçbir hizmetinden yararlanmak, haberdar olmak falan da istemiyorum! Söyler misiniz kuzum: cebimde ne arıyorsunuz? Cebime nasıl girdiniz ve cep numaramı hangi münasebetsiz size verdi? Hırsız mısınız? Hadi paramı henüz çalmadınız ama ne hakla benim şu an vaktimi, huzurumu çalıyorsunuz?  

Sesi istemeden de olsa yükseliyordu.

“Hayır hanımefendi! Mesaj atıp reddetmek de nesi oluyor? Ben davet etmedim ki sizi. Niye davetsiz ve benim iznim olmadan girdiğiniz cebimden, girdiğiniz gibi yine izinsiz çıkıp gitmiyorsunuz? Bakın şu an beni bu amaçla arayan bugün üçüncü bankasınız. Ben hiçbir bankacılık hizmeti hakkında bilgi de, hizmet de almak istemiyorum. Allah muhafaza; zaten ihtiyacımız olduğunda mecburen gelip arıyor ve kendimize uygun olan hizmeti kendimiz arıyoruz. Ama bakın zaten günler bereketsizleşti ve bir koşturmadır giderek yaşıyoruz hayatı ve bu koşturmaca içinde benim gidip eve, evdekileri bile dinleyecek halim kalmıyorken çoğu zaman, sizi dinlemek hiç istemiyorum. Hayatımda bankalar, davetsiz gözüme dayatılan hiçbir olay, hiçbir unsur olmasın istiyorum. Allah beni bütün kâinata halife olarak yaratmış ve her şeyi önüme sermişken siz bu tür davranışlarınızla buna engel oluyorsunuz. O beni yüceltiyor önüme bir sürü nimet ve ürünleri ücretsiz emrime sunarken sözde siz, benim sanki irademi alıyor gibi görünerek beni kendinize köle yapmanın zeminini hazırlıyorsunuz. Ben köle olmak istemiyorum! Kim köle olmak ister ki?”

Sanıyorum karşı taraf kapatmıştı herhalde ve adamın son söylediklerini bile duymamıştı. Adam da telefonu kapatıp cebine yerleştirdikten sonra hem alnında biraz biriken teri yine sağ elinin tersi ile hafiften siler gibi yapıp bu sefer bana doğru sürdürdü konuşmasını.

“Kusura bakmayın rahatsızlık verdiğim için. Gördüm açmayayım diye de düşündüm ama numarayı tanımayınca ve peş peşe de arayınca, insanlık hali deyip açtım. Ama dediklerimde haksız mıyım hemşerim?”

Benden önce önümüzdeki koltukta oturan beyefendi dönerek cevapladı:

“Ağzınıza sağlık beyefendi! Ama sistem bunları paralı köle haline getirmiş ve insan ne söylerse söylesin bunların kulakları yok ve dinleme üzerine kodlanmamış bunlar. Sadece kendileri anlatıyor ve yeni köleler arıyorlar. Bankalarına her getirdikleri müşteri için de prim alıyorlar, prim usulü çalışıyorlar. Dün sokaklarda yol kesip kredi kartı dayatanlar şimdi o yolları kesilince yeni taktikler peşindeler.”

Otobüsün yolu çabuk geçmişti bu kez. Ama Allahın Halifesinin önünde aşılacak daha çok uzun yollar bulunmakta.

                                                                                                             

Bu yazı toplam 632 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Bakan'dan Şehit Aileleri ve Gazilere müjde!
  • Şehit Yakınları ve Gazilerin sorunları anlatıldı
  • Şehit Aileleri ve Gazilerin talepleri iletildi
  • Şampiyonlar Kupası Fenerbahçe'nin
  • Meteoroloji uyardı!
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 541 797 95 79 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA