• İstanbul7 °C
  • İzmir7 °C
  • Ankara-3 °C
  • Manisa-5 °C
  • Adana6 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

Adın batsın ABD

16 Ocak 2018 Salı 18:18
ABD’nin sınırlarımızın hemen bitişiğinde 30 bin kişilik YPG ordusu kurmayı açıklamasının ardından gidişat gösteriyor ki Suriye’den sonra Türkiye hedefleniyor.
 
Afrin bölgesi deyip duruyoruz da aslında tüm güney sınırlarımızın dibine yerleştirilen terör odaklarından devşirilmiş YPG ve diğer güçlerden oluşan bu ordu dedikleri hainler ve işbirlikçilerden oluşturulmuş güçlerle ABD nin aslında neyi hedeflediğini açıkça göstermektedir.
 
Zaten İdlib ve çevresindeki kentlerde konuşlandırılan ve hazır bekletilmekte olan El-Nusra ve bu doğrultudaki bu güçlerin ağır silahlarla donatıldığını ve sayılarının 100 binleri bulmaktadır.
 
Yine o bölgedeki ABD destekli YPG ve Demokratik Suriye Güçleri denen(DSG) ve Özgür Suriye Ordusu(ÖSO)adıyla ve diğer müttefikleri de var bunların hepsi de Suriye devletine(Esad) karşı silahlı savaş içindeler.
 
Gele gele bizim sınırlarımızın dibine gelerek konuşlanmadılar mı?
 
Asıl sorun Afrin bölgesi gibi görünüyorsa da o aslında büyük resmin küçük bir parçasıdır, zira sınırlarımızın boyunca oluşturulan Amerikan destekli Kürt koridorunun Akdeniz’e çıkışının sonuna yaklaşılmış anlamındadır ve ayrıca Afrin, Hatay-Reyhanlı ilimizin de hemen alt kısmındadır ve orada konuşlanmış durumda Rus askerleri de vardır,  en önemlisi de Suriye ve Türkiye sınırının 500 km.lik kısmının kontrolünü elinde tutan ABD’dir ve orası da İncirlik hava Üssünün tam karşısındadır. Asıl hainliklerinin odaklandığı merkezi ise İncirlik'tir diyebiliriz.
 
Aslında ABD orada oluşturduğu Kürt koridorunda, Kürtleri kendi hain amaçları doğrultusunda kullanmaktadır ve kullanıp, işini bitirdikten ve istediği hedefe vardıktan sonrada, kelimenin tam anlamıyla  "hepsini kullanıp" çöpe  atacaktır, ABD, Mahabad’ta,İran'da,Irak'ta Kürtlere hep ihanet etmedi mi,şimdi bizim ülkemizdeki Kürtlerin üzerinden yaptığı hain plânlarını yürütüyor ve onları gene kendi hain amaçları için piyon olarak kullanıyor.
 
İhanet çemberinin aslında hedefi bizim ülkemizdir, bunu hep yazdım ve yineliyorum ki maalesef ülkemiz hainlerin odağındadır diyebilirim.
 
Amerika her zaman şöyle der; "Bizim stratejimiz şudur,biz(ABD)başka ülkelerdeki hainleri parlatır,yüceltir ve onları kahraman gibi gösteririz aslında kendi amaçlarımız için de hizmet ettiririz,kendi ülkemizdeki hainleri ise asarız" demektedirler.Artık bundan daha açık nasıl anlatılır ABD’nin politikaları..
 
Bir yanda Amerika, bir yanda Rusya biryanda PKK ve YPG den devşirilmiş ABD’nin, teröristler toplanarak ağır silahlarla donatıp eğittiği ve oradaki oluşturulan(hain amaçlı) orduları.
 
Hayatın cilvesi mi diyeyim ne diyeyim yerden yere vurduğumuz Esad'la maalesef ayni saflarda kaldık ve ne hikmetse onlarla ittifak yapacak duruma düşmüş gibiyiz de yapar mıyız bilinmez.
 
Fırat Kalkanı ve diğer operasyonlarımızla o bölgeyi DAEŞ'ten temizledik ama ne oldu oralara ABD getirip YPG ve diğer devşirilmiş terör örgütlerinden oluşturulan birlikleri yerleştirdi,o yetmedi bir de üstüne ağır silâhlarla ve mühimmatlarla donatarak birde askeri eğitimlerini verdirerek 30 bin kişilik ordu oluşturmadı mı,zaten ABD de,Rusya'da yaptıkları  her açıklama ve söylemlerinde," YPG bizim müttefikimizdir" deyip durmuyorlar mı.E daha ne olsun ki 1991 yılında ABD ye destekler verildi,2003 Körfez krizinde de ABD ye destekler verildi ama zararları hep bizim ülkemize oldu,1991 yılında özerkliğini ilân eden Barzani şerefsizi bu defada Federasyon ilân ederek Erbil'de konsolosluk açmadı mı,ve yine 91 de silahlı güç yapılan PKK bu defa siyasi güce dönüştürüldü ve halkı bir şekilde kandırarak,zor kullanarak peşinden sürüklemeye başladı.
 
İngilizlerin Sion Plânı hiç hız kesmedi ve sinsice aşama aşama yürütülüyor, Barzani şerefsizi de artık bağımsız Kürdistan söylemlerine başlamış görünüyor,her ne kadar biraz tökezlemiş gibi görünse de o hedefe doğru ilerlemeye devam ediyor,PKK nın ise siyasi kolları taa Meclisimize kadar girmiş durumda,silahlı güçleride ya dağlarda ya da şehirlerdeki yapılanmalarıyla halkı kendi amaçlarına doğru çekmeye devam ediyor,Habur'dan arabalarla getirilerek tantanalı bir şekilde kendi reklamlarını yapmadılarmı,yine üç teröristin ölüsünü Fransadan,Paristen Diyarbakıra getirerek meydanda yüzbinlerce kişiyi toplamadılar mı,Kandil'deki ve İmralı'daki teröristbaşılarının mesajlarını görüntülü olarak halka dinletmediler mi...Hatırlayın
 
Ayrılıkçı Kürt siyaseti ile Suriye’de kendilerine yen bir yol açmadılar mı, Kürt koridoru diye diye Barzani şerefsizi Akdeniz’e doğru uzanıyor, Rusya da  bu koridorun Akdenize açılan kapısını tutuyor,kısacası Ülkemiz iki arada bir derede bırakılmış durumdadır diyebiliriz...
 
Esad zalimdir ama İsrail ondan çok daha zalimdir ABD olsun İsrail olsun bu hiç dile getirilmedi.
 
İŞİD'in ilk defa ortaya atıldığı dönemi hatırlayın,bütün dünyanın birleştiği koalisyon güçleri adı altındaki orduları bombalıyordu ama bitmek bilmiyordu,hala da bitmiş değil,İŞİD Suriye’nin kuzeyindeki toprakları önce ele geçiriyordu ama ardından da bir şekilde PKK veya onun uzantılarına devrediyordu,Kobani diye kıyamet koptuğunda da öyle olmadı mı,önce oraları İşid alıp daha sonra Barzani’nin silahlı Peşmergeleri devreye girmedimi,hatta Türk topraklarında sözde bayrak dedikleri paçavralarıyla sow yaparak PYDye yardıma gönderilmedilermiydi,şimdilerde ise PYD Kobani’de özerklik kurmadı mı,Kimin eliyle?...
 
İŞİD müslüman örgüt olarak tanıtılmasına rağmen ne hikmetse hep Müslümanları öldürmüyor muydu,oralarda İngilizlerden,İsrail’den,ABD.den hiç ölenler olmuyordu,Neden?..
 
Suriye’deki yapılanlar 91 yılında Saddam operasyonunun aynisi gibi değil mi,bir düşünün.
Süreç böyle işlerse devamında İsrail’e yakın olan bütün devletlerin sınırları yeniden şekillendirileceğe benziyor,ve dikkat ederseniz hep İsrail’e yakınlığı olan müttefik yönetimler oluşturulmaktadır.Suriye’nin kuzeyindeki görevini tamamlayan İşid bu kez güneye kayıyor,İsrail-Ürdün ve Golan tepelerine geçiyor ve şu anda oralarda savaşlar devam etmektedir.
 
Kısaca anlatmaya çalıştığım şekilde olayları irdelediğimizde arkasından yine Emperyalist zihniyetin yediği naneler çıkıyor ve hain plânlarının odak noktasında da ülkemizin olduğu gayet açıktır.
 
1991 de ve 2003 yılındaki Körfez savaşı sırasında işgalci Amerikan askerlerinden altı bin kişi gibi bir sayıda ölenler olmuştu hatırlarsanız ve Amerikan kamuoyunda da bunun toplumsal tepkileri de çok fazlaydı, bu yüzdendir ki şimdilerdeki döndürdüğü dolaplarda Amerikalı askerleri hiç kullanılamıyor,onun yerine terör örgütlerinden devşirilmiş ve oluşturulmuş orduları kullanmak üzere eğitip donatıp hainlik etmek istedikleri ülkelerin üzerlerine salıyorlar ve oralarda adeta birbirlerine kırdırıyorlar diyebileceğimiz bir sistemi yöneterek savaşları idare ediyorlar.
 
ABD sözcüsü Albay Thomas Vale’nin Türkiye’nin sınırındaki Demokratik Suriye Güçleri adı altında PKK’nın Suriye kolu olan YPG ve PYD nin büyük çoğunluğunu oluşturan 30 bin kişilik birliğin o bölgede görev yapacağını ve bu sayının  40 bine çıkarılacağını açıklaması orada ağır silahlarla donatılmış bir ordudur diyebiliriz.Zaten oralarda fiilen PKK-PYD meclisi,vergi toplaması ile adeta devletleştirilmiş konuma getirilmiştir,sınırımızın hemen dibinde olan bu oluşumla büyük Kürdistan projesi adı altında aslında büyük israil projesinin temelleri yatmaktadır,projenin Suriye ve Irak ayağı tamamlandığında sırada İran ve Türkiye bölünmesi aşamasına gelinecektir diyebiliriz.
 
Irak'ta 90 lı yıllarda Saddam Hüseyin'e karşı yönelik operasyon adı altında o topraklarda konuşlanan Çekiç Güç'ün Kuzey Irak'ta defa da bir PKK yapılanmasını oluşturmadılar mı?
Sputnik haber Ajansı haberine göre, Suriye Dışişleri bakan yardımcısı Faysay Mikdatéın,"Türkiye hükümetinin güçleri topraklarımızdan çekilsin "açıklaması dikkat çekicidir ve oradaki görevlerini yapan askerlerimizin varlığını "saldırganlık"olarak niteleyen Bakan Miktad,"Türk Ordusu çekilsin,bu hiçbir bahane yada açıklama ile haklı çıkarılamaz,iç işlerimize karışmasınlar,bizim onayımız olmadan hiç bir güç konuşlanamaz"açıklamaları son derece dikkat çekicidir...
 
ABD artık ülkemizi direkt tehdit eder haldedir,1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında nasıl incirlikteki hava üssü kapatılmışsa yine aynisi yapılmalıdır ve üs kapatılmalıdır.
 
ABD Suriyede sayısız üs kurmuş olsa da Ortadoğu’daki ana lojistik üssü İncirliktir ve oradanda hain odaklara her türlü desteği sağlamaktadır.
 
Ülkemizin Afrin'e yapacağını açıkladığı olası bir operasyonuna karşı Afrin’deki PKK-PYD li sayısı 1200’den,4 bine çıkarılmış durumdadır ve o bölgedeki operasyonlarda ABD’nin uydu takibi,Siha,İha ve dinleme gibi konularda istihbarat körlüğü ile engel oluşturabileceği de gözden kaçırılmamalıdır.
 
Sözüm ona müttefikimiz olan ABD bu hukuka uygun davranmadığı gibi her türlü düşmanca hamleyi yapmaktan da çekinmiyor.
 
Kısacası durum ve gidişat pek de iyi görünmüyor denilebilir.
 
 
 
Bu yazı toplam 2457 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 541 797 95 79 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA