• İstanbul20 °C
  • İzmir20 °C
  • Ankara14 °C
  • Manisa17 °C
  • Adana23 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

“Abin Şehit Dediler”

18 Mart 2014 Salı 03:06

Yıl 2 Haziran 2002 öğle saatleriydi, bir telefon geldi annem açtı telefonu. O yıllarda Van Başkale'de Binbaşı olarak görev yapan canım abim Doğan Özen'in arkadaşı olduğunu söyleyen bir meslektaşı İzmir'e geleceklerini, bizi ziyaret etmek istediklerini, abimin çok selamı olduğunu söylemişlerdi. Evi bir neşe kaplamıştı. Abimin görev arkadaşlarının başımızın üstünde yeri vardı ve konuklarımızı beklemeye başlamıştık. Aradan 1-2 saat geçmişti yine bize geleceğini söyleyen arkadaşlarından biri adresimizi tam olarak öğrenmek istediğini bizleri tanımak, annemin, babamın ellerini öpmek için sabırsızlandıklarını ifade etmişlerdi. Bu telefonlar gün içerisinde belirli aralıklarla bir kaç kez tekrarlanmış ertesi gün gelecek konuklarımızı karşılamak üzere yatmaya hazırlanmıştık ki telefon bir kez daha çaldı. Bu sefer bu saatte meraklı bir şekilde ben açmıştım telefonu. Telefondaki ses karakoldan aradığını belirtiyor ve babama ulaştırılmak üzere bir evrak olduğunu acele o evrakı almak üzere babamı karakola beklediklerini söylüyordu. Ben ısrarla ne evrakı diye sorsam da telefondaki memur "gelin kendiniz alın evrakınızı söyleyemem" diyordu. Evrakı almaya ben geleceğim dedikten sonra yola koyulmak üzereydim ki babamın içi rahat etmediğinden babam beni yalnız bırakmamış ve Altındağ Polis Karakoluna gitmiştik. Karakola ulaştığımızda Polis memuru bize ait bir evrak olmadığını belirterek telefonla görüştükten sonra en yakın yer olan Çamdibi Polis Karakolunda memurların bizi beklediğini ifade etmişti. Babamla birlikte merakımız daha çok artmıştı. Çamdibi Polis Karakoluna ulaştığımızda Karakolun önünde bekleyen askeri inzibat arabası ve ambülâns dikkatimi çekmişti. Nöbetçi memura adımızı söyleyip evrakımız olduğunu onu almaya geldiğimizi belirtince bahçede oturan polis memurları, İnzibat subayı bizden tarafa doğru seslenerek yanlarına buyur etmişlerdi. Babam bana dönerek "Eyvah! Abine bir şey mi oldu acaba" demişti. "Ben de aman baba Allah korusun" cevabını vermiştim. Memurların yanına ulaşınca oturmamızı istemişler ve nasılsınız sorularıyla karşılaşmıştık. Merakımız daha da artmıştı. İnzibat subayı bana hafifçe babamın rahatsızlığı olup olmadığını fısıldayarak sormuş ben de çok şükür bir rahatsızlığı yok demiştim. Ardından da İnzibat Subayı babama dönerek, "Ben de sizin evladınızım. Başkale'de görev yapan oğlunuz Doğan Özen" der demez "Oğlum çabuk söyleyin. Doğan'ıma bir şey mi oldu yoksa?" demişti telaşlı ve üzüntülü ses tonuyla. Subay "Devam etmiş. "Baba meslektaşımız, oğlunuz Doğan Özen Şehit oldu. Allah rahmet eylesin" dedikten sonra babamın ve benim gözlerimden akan onurlu ama sessiz gözyaşları geliyordu. Yanımıza hemen hemşireler gelmişti. Kendilerine babamla ilgilenmelerini istemiş ve kendimi karakolun lavabosuna atmıştım. Hıçkırırcasına ağlıyordum ama sesimin duyulmaması için de büyük çaba harcıyordum. Şehit kardeşi her şeye karşı güçlü olmalıydı, onurlu olmalıydı. Vatan sağolsun dedikten sonra babamın koluna girip İnzibat subayı ve ambulansla evin yolunu tutmuştuk. Annem kalp hastası olduğundan ona söylemek kolay olmamış ve söyleyince de ev yangın yerine dönmüştü. Komşular bir anda doluşmuştu evin içine ve ardından da abimin Van'dan İstanbul'a gelecek olan tabutunu karşılamaya gitmiştik. Ardından da askeri bir törenle abimi şahadet mertebesine uğurlamıştık. O yıllarda abim geride bizleri, yengemi, 5 yaşındaki yeğenim Sinem'i ve 11 yaşındaki yeğenim Didem'i bırakarak bu kutsal mertebeye ulaşarak ahirete intikal etmişti. Yengem ve yeğenlerimle her zaman görüşme imkânımız olmasa da mümkün olduğunca seslerini duymak, başarılı olduklarını takip etmek bana ve aileme mutluluk veriyor. Annemden sonra babam da evladını kaybetmenin acısıyla kalp hastası oldu. Ben idealim olan mesleğime devam ediyor canım eşim Nuran'la hayatımıza devam ederken her şehitler gününde, katılmış olduğum askeri resepsiyonlarda duygulanıyor, bazen gözyaşlarıma engel olamıyorum. Ablam ve İbrahim abim de Doğan abilerini kaybetmenin acısını taşıyarak hayatlarına devam ediyorlar. Annem ve babamın ise evlat acısı kor gibi yüreklerini yakmaya devam ediyor. Yıl 2014 ve bugün 18 Mart Şehitler Günü. Yine her zaman söylediğimiz gibi vatan sağolsun diyor, tüm Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir vatandaşı olmaktan büyük mutluluk ve onur duyan biri olarak ne olursa olsun Ezanlar dinmeyecek, bayrak inmeyecek, vatan bölünmeyecek ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti ilelebet payidar bir şekilde yaşayacak diyorum... 
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

Bu yazı toplam 877 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Akhisar TSO Başkanı Dr. Ulusoy Berlin'de Akhisar'daki fırsatları anlattı
  • Tıraşa döviz ayarı
  • Manisa'dan, Türkiye- Azerbaycan Diaspora İşbirliğine katkı sağlanacak
  • Mert Şişmanlar, Gençler Avrupa Judo Şampiyonasında 2. oldu
  • İl Müdürü Öztürk başarılı Tekvanducuları kutladı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA