• İstanbul31 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara30 °C
  • Manisa36 °C
  • Adana33 °C

Ümit Taydaş / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ABD’nin İran Çıkmazı

16 Temmuz 2012 Pazartesi 20:47

İran Ortadoğu’nun stratejik yapısına sahip bir ülke olup, askeri savunma araçlarının eski olduğu söylense de, geldikleri noktada hiçte küçümsenmeyecek bir durumda oldukları bellidir. İran Hava Kuvvetlerinin son derece iyi eğitimli, kalifiye personelden oluştuğu bilgisine sahibiz. Savunma sistemlerini geliştirerek insansız hava uçakları, robotları yaparak teknolojiyi yakından takip etmiştir. Bu gelişmeleri göz önünde bulundurarak İran’ın vurulması demek, ABD için çıkmazın ta kendisi değil midir? Bütün bu olasılıkları sadece askeri bakımdan ele almayarak, stratejik noktaları da göz önünde bulundurmalıyız. İran, ABD’yi Hürmüz Boğazı’nı kapatmakla tehdit ediyor. Bu ne demek? Buradan dünya petrollerinin dörtte biri geçmektedir. Yani, Hürmüz Boğazı’nın kapatılması durumunda yeni yeni toparlanmaya çalışan ABD ekonomisinin darboğaza girmesi tetiklenmiş olur. Petrol fiyatları marjinal derecede fırlar. Seçime hazırlanan Obama yönetimi, bunu göze alamaz. Şimdi de gördüğümüz gibi Suriye konusunda da sesini çıkarmayan ABD, İran konusunda da savaş yolu ile değil diplomatik manevralarla çıkış yolu aramaktadır. Zaten, İran nükleer savaş başlığı üretme çalışmalarını 2003 yılında sonlandırmıştır. Bu bilgi ABD’li istihbarat örgütlerince de açıklanmıştır. Buna rağmen ABD, aynen Irak’ta olduğu gibi İran’ın sanki nükleer başlık çalışmalarını devam ettiriyormuş izlenimi yarattırıp hazırlamış olduğu kurguyla dünyayı böyle yönlendirip, İran’ı suçlu duruma düşürmekten geri kalmıyor. Devamlı siyasi yönden baskısını gösteren ABD, İran’ı mali yönden de sıkıştırarak politikasını sürdürüyor. Çeşitli yollarla görüşme trafiğini ileri gelen dünya ülkeleriyle sıklaştıran ve bu konuda açıklama yapmaktan kaçınmayan Hillary Clinton, İran’a karşı sert mali yaptırımların süreceğini söylüyor. Öte yandan İsrail’de savaş çığırtkanlığı yaparak, bu durumu kendi lehine kullanmayı ihmal etmiyor. Telaviv yalan haberlerle, iftiralarla İran’a savaş açılması konusunu gündemde tutarak, kendi çıkarlarını kan üzerinden gözetmeye devam etmektedir. Obama yönetimi diplomatik yolda ısrar etse de, Netanyahu yönetimi bu durumdan hiçte memnun değil. Telaviv’in savaş konusunda ısrarcı duruşu, ABD’yi zor bir dönemece sokmaktadır. Bu durum aynı zamanda Obama’yı eleştiren Cumhuriyetçilerin ekmeğine yağ sürmektedir. Kendi siyasi propagandalarını da bu yönde yapmaktadırlar. ABD’nin Arap ülkelerince imajı, Filistin konusundan dolayı yara almıştır. İran’a savaş durumu olursa, ABD’nin Arap ülkelerindeki imajı daha da zedelenecektir. Konuyu Türkiye açısından ele alacak olursak, ABD’nin ve İsrail’in İran’ı vurması durumunda ülkemizin gidişatı olumsuz yönde etkilenir. Bizim içinde bu savaşın eksi getirileri olacağı konusunda emin olduğum kadar meseleyi etraflıca ele almanın yararlı olacağını düşünmekteyim. TÜRKİYE olarak tüm bu olanları iyi irdeleyerek, politikamızı ona göre şekillendirmeliyiz diye düşünmekteyim.



ABD ‘yi savaş yolunda sürükleyen İsrail, kendi kanlı emelleri üzerine planlarını yapıyor.

Politikasını nükleer füze çığırtkanlığı üzerine kuran İsrail, ABD’yi kendi amaçladığı yola kanalize etmeye çalışıyor.

İran’a karşı çeşitli iftiralarla gündemi meşgul eden İsrail, bu ülkeyi hedef haline getiriyor.

Ha Amerika, ha İsrail fark etmez de, 

Şimdiki değerlendirmemiz böyle!

Al birini, vur ötekine... 

 

Bu yazı toplam 711 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Kushner'in ekonomik kalkınma planına Suudiler Destek verdi!
  • Çobanları bekleyen tehlike: Avustralyalı Swagbot!
  • Rusya Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler restini çekti: 'Karşılık veririz!'
  • Koyunun kesik kulağı yasak aşk cinayetini çözdü!
  • Son dakika! Kara Harp Okulu davasında karar çıktı
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA