• İstanbul11 °C
  • İzmir12 °C
  • Ankara0 °C
  • Manisa6 °C
  • Adana18 °C

Hakan Karlıbulut / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

ABD TÜRKİYE VE YENİDÜNYA

26 Ekim 2018 Cuma 20:56

Türkiye, Cemal KAŞIKÇİ olayının her noktasına hâkimdir ve bunu dünya kamuoyuna sunarak infaz vakasında dahli olan namuslu görünen herkesi ifşa ederek, büründükleri gizemden sıyırıp çıkarmak istiyor. Gecenin karanlık perdesini olayın üstünden alarak oynanan oyunu bozmak adına bir oyun oynuyor. Takip edeceğiz, bakalım kimin oyunu galebe çalacak.

ABD’nin geldiği her yere, Türkiye’de gelmek zorunda kalıyor. Türkiye, ABD’nin karşısında konum almak durumunda kalıyor. Neden? Nedeni ABD, yenidünya düzenini inşa edebilmesi için, kurgulanan bu düzene karşı direnç gösterenleri bertaraf etmek istiyor. Türkiye ise ABD’nin Türkiye çevresinde girişeceği her operasyonun ister istemez direk veya dolaylı olarak kendisini etkileyeceğini biliyor. ABD’de Türkiye olduğu sürece dünyanın merkezi konumundaki coğrafyanın, Türkiye bertaraf edilmeden alınamayacağını biliyor.

Türkiye, yurt içinde savunma hatlarını barındırmaktaydı. Bu savunma hatları dışarıya kaydırılınca, daimi olarak ABD’nin vesayet güçlerini ve silahlı kuvvetlerini karşımızda sürekli görür olduk.  Bölgedeki her hamlede bu iki ülkenin karşı karşıya gelmesi kaçınılmaz bir durum halimi aldı. Türkiye Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtlarıyla ABD’ni şaşırttı. Fırat kalkanı operasyonunda batağa batmasını beklediler olmadı. Bu sefer Zeytin Dalı operasyonunda kesin olarak bölgeden çıkamayacağına emindiler o da olmadı. Bu iki operasyonla Türkiye ABD’ni kitlemmiş oldu. Türkiye’nin NATO ve BM üyeliği nedeniyle, direk olarak ata saldıramayan ABD, çareyi İdlib’te hasmının beline sarılmakta buldu. Türkiye ile ortak hareket edilerek İdlib’in korunması oyununu oynamaya başladı. Böylelikle iş sulanacak, vakit kazanılacak ve yeni operasyonlarla Türkiye yıpratılacak ve ondan sonra son vuruş yapılacak.

 Oyunları devam ediyor. Finans, ambargo, suikastlar, haksız senaryolarla adam kaçırarak yargılamalar ve içimizdeki hainlerin yapmış olduğu sosyal ve algı operasyonları. Savaş başka bir mecrada devam ediyor efendim. Bilek büküldü, Pehlivan’ın sırtı yere geldi ama yenilen pehlivan güreşe doymuyor. Ön kapıyı bıraktı arka kapıyı zorluyor. Bu sebepler nedeniyle ABD’nin Türkiy’ye bir müttefik gibi davranması beklenilemez. Bizim coğrafyamızı Yenidünya’nın kurulabilmesi için en büyük hedef olarak koyan ABD, bizi müttefik olarak değerlendirmeyecektir.(Menfi)

ABD, Türkiye’yi en tehlikeli ülke olarak addediyor. Türkiye, ABD’nin hedefinde olan bir ülkedir. Onun için bu net veriyi her zaman göz önünde bulundurarak ABD ile o doğrultuda stratejiler geliştirmeli ve her türlü unsurlarına karşı temkinli olunmalıdır. (Net)

Bu son zamanda NATO üyesi bir ülke olan Türkiye için “gözümüze sokar gibi medya kanalıyla tüm dünyaya Türkiye, İran’dan daha tehlikelidir demeci verilerek ilan edilmiştir. Böylelikle okların ucunun İran’a değil, Türkiye’ye doğru yöneltilmesi sağlanmak istemektedir.

ABD’nin karşısında sürekli Türkiye’nin konum alması, ABD için büyük bir sorun teşkil etmektedir. ABD, kendisini mevcut olan dünyanın ve yeni dünyanın süper gücü olarak görmesi nedeniyle bir kompleks içerisinde hareket etmektedir. Bu sebeple Türkiye’yi kendi denginde görmemekte ve işbirliklerine kolay kolay yaklaşmamaktadır. Bununla birlikte ABD, tüm dünyayı dışlama ve öteleme içerikli bir politika izlemektedir. Bu politikayla diğer ülkeleri kasıp, köşeye sıkıştırarak haraç toplamaktadır. Diğer yandan ABD’ni terekeden yerli yatırımları ülkesine tekrar davet etmekte ve hatta gelmeyenleri de tehdit etmektedir. Buna rağmen geri dönmeyen firmalar bulunmaktadır.

ABD bu ve bunun gibi yaklaşımları nedeniyle tüm dünyada bir dışlanma ve yalnızlaştırılma sürecine girmiştir. Bu durum şimdilik dünya aleyhineyken bir müddet sonra ABD’nin aleyhine olması kaçınılmaz bir gerçektir. ABD, kendi sonunu kendisi bile bile hazırlamaktadır. Sanki bir el ABD’ne dünyayı yıktırırken diğer taraftan ABD’de ufak ufak eritiyor.

ABD, bu burnu büyüklükle uğraştığı konularda gerçekleri görememektedir. Erimeyi yeterince fark edememektedir. Her iki ülkenin ortak çıkarlarının bulunduğu alanlarda birlikte hareket etmeleri ve tek taraflı değil kazan-Kazan politikalarını ortaya koymaları gerekmektedir. Eğer böyle olursa, ABD Türkiye’yi kendisine bir partner olarak alırsa yeni dünyanın hakimi olmaya devam eder. Aksi halde Almanya Yenidünya’da yüzde 25’lik bir kayıpla devam ederken Amerika bunu bile yapamayabilir. Her iki ülkenin ortak hareket etmesinin ABD’de fayda sağlayacağı ve mücadeleden galip çıkacağı kanaatindeyim. Bunun olabilmesinin en büyük şartında, ABD’nin Siyonist ve Evangelistler’den temizlenmesi şartına bağlıdır. Bu iki faktör ABD’nin işlerine karıştığı sürece ne ABD vatandaşları ne de dünya huzur bulamayacaktır.

Yenidünyaya bir şans verilerek insanlığın umutları olan bir yüzyıla geçmeye gülümseyerek girilmesi gerekmez mi? bunun sorumluğu öncelikli olarak büyük devletlere ve onların toleranslarını genişletme istek ve iradelerine dayanmaktadır. Eğer bu büyüklüğü gösterirlerse daha huzurlu, sağlıklı, müreffeh ve barış dolu bir yüzyıla ve umutla yeni doğan bir Yenidünya’ya kavuşuruz.

 

 

Bu yazı toplam 727 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Vali Ahmet Deniz Konuklarını Ağırlıyor
  • Başkan Ergün Şehitlerimizi Andı
  • Maski İlk Yardım Eğitimlerine Büyük Önem Veriyor
  • Prof. Aslantaş için Atatürk, 'Türk'ün 1000 küsur yıllık kılık kıyafetini değiştirdi.'
  • Fabrikadan Yükselen Müzik
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA