• İstanbul13 °C
  • İzmir13 °C
  • Ankara11 °C
  • Manisa8 °C
  • Adana14 °C

Aliye Bozkurt / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

95 Yıl sonra ilk defa

16 Ağustos 2017 Çarşamba 21:27
Bir çok insanın  hayallerini süsleyen ve kentimize  gelerek  yaşamını artık burada sürdürmek isteyenlerin giderek daha da çoğaldığı,ülkemizin batıya dönük medeni yüzü olarak kabul  edilen,kıskanılarak bakılan,hatta bazen de,"Gavûr İzmir" denilerek, acımasızca,hoyratça eleştirilerek yaşayan insanların incitildiği bile düşünülmeyen medeni insanların yaşadığı güzel kentimiz İzmir...
 
19. ve 20.Yüzyılda doğu akdenizin de en önemli liman kentlerinden olan ve o günkü adıyla,Smyrna,olan İzmirimiz,kozmopolit kent yaşamı ile de dikkatleri çok  çekerdi.
 
Osmanlı bürokrasisi ve yerli Türklerin yaşadığı bu kentte o dönemlerde de yerleşik düzende Rumlar,Ermeniler,Levantenler de yoğun olarak yaşıyorlardı.
 
Kentimiz yaşayanlarının ve duruşunun her daim göz önünde bulundurulduğu bu güzelim kentimizde geçenlerde 95 yıllık bir aradan sonra ilk defa dikkat çekici  bir Ermeni ayini yapıldı. 
 
Ermeni vatandaşların,İzmir'deki 1922 yılındaki  o  büyük yangının ardından,yani  95 yıl sonra ilk defa, 21.Yüzyıldaki  ilk olarak yaptıkları dedikleri ayinlerini gerçekleştirdiler.
 
 Ayinlerinin  ise,  "21.Yüzyılda Ermeni ritinde ilk kutsal sunu ayini"  diye isimlendirdikleri bu ayine yaklaşık 150 kişinin  katıldığını söylemekte fayda var.
 
Ayini,kıdemli Başrahip Vartan Kazancıyan ile yardımcısı,Başdiakon Agop Minasyan'ın yönettiği bu ayinde,kutsal kitapları İncil'den bölümlerin okunduğu,dini konuşmaların yapıldığı,ve bu konuşmaların Ermenice yapıldığı,Türkçeye de çevrildiği ayinlerine,İstanbul'daki  Surp Hovhan Vosgerepan(Aziz altınağızlı yuhanna)Ermeni katolik kilisesinin korosunun da şefleri  Zaven Agay yönetimindeki kilise korosu tarafından dinsel içerikli müzikler dinletisi  de yapıldı.
 
İzmirde yaşayan ermenilerin dışında yerli Levantenlerin,kentte yaşayan Hristiyanların ve bazı müslüman vatandaşlarımızın   da bu ayine katılım gösterdiklerini söyleyebiliriz.
 
Yapılan ayinin ardından açıklamalarda bulunan Başrahip,Agop Minasyan açıklamasında, " yılın belirli zamanlarında her zaman böyle ayinlerin olması gerekiyor"  diyerek, ve yine  "dede memleketimde ve ata topraklarımda çok büyük bir sevinç yaşadım"  açıklaması yaptı.
Bildiğiniz gibi geçen yılda Sümela Manastırı'nda Patrik Bartolomeos ile 88 yıl sonra bir ilk ayin daha yapılmıştı.    Hem de 16 tane Şehidimizin olduğu bir günle ayni zamanda...
 
Ülkemizdeki yaşayanların içinde gayrimüslim vatandaşlarımız da çok bunu biliyoruz,kimse bugüne kadar  onların ne ibadetlerine,ne  yaşamalarına karışıpta  herhangi bir müdahalede de hiç bir zaman  bulunmamıştır, ancak dikkatlerden kaçmaması gereken ve ilginç olan bu  durum bence yıllardır sessiz sedasız yaşamlarını sürdürüp giderlerken böylesine dikkatçekici sipsivri bir çıkış yaparcasına günümüzdeki gerçekleştirdikleri bu ayinler de nereden çıktı,ne yapmayı hedefliyorlar  ya da neyi amaçlıyorlar?...
 
Geçen yıl Trabzon'da  yapılan ve 88 yıl sonraki ilk olarak yaptıkları tantanalı  Rum ayini ve yine geçtiğimiz günlerdeki yapılan ve 95 yıl sonra ilk defa İzmir'de  gerçekleştirdikleri tantanalı Ermeni ayini.
 
Niye bu kadar yıl sonra böylesine bir şeyi yapıyorlar acaba insan düşünmeden edemiyor....
 
Tarihimiz boyunca yaşayan vatandaşların din özgürlüğüne karışılmamışken,bizim yurtdışındaki yaşayan vatandaşlarımıza ayni hoşgörüyü ve serbestliği gösteriyorlar mı?, hayır...
Dinlerin kardeşliği sakızını her daim çiğnemelerine rağmen niye bu dinlerin kardeşliğine ve  hoşgörüyü hep bizim devletimiz ve insanlarımızdan bekliyorlar da kendileri hiç bir şey yapmamakta direniyorlar.Biri bunun mantıklı izahını yapsın.
 
Yurt dışında birçok yıkık dökük eski eserimiz ve camilerimizin bile onarılmasına ve hatta ibadet edilmesine bile tahammül edemiyorlarken,bu kadar iyi niyetli olmak biraz saf'lık olmuyor mu?...
 
Madem dinlerin kardeşliği var diyorlar da,niye hep o kardeşliği bizler yapıyoruz onlar hiç birşey yapmadan hargeçen gün eski sevr dönemlerindeki hallerini özleyerek ona dönme çabalarından birtürlü vazgeçemiyorlar?...
 
Her sene Nisan ayı geldiğinde,soykırım yalanları birkez daha depreşmiyor mu?..
 
Açıksası söylemek gerekirse her kez ibadetini efendice yapsın,karışanda yok,görüşende yok ama bu kadar abartılı,tantanalı ve de ne anlama geldiği muammalı şekillerdeki yapılanlar pek de güven veremiyor doğrusu,zira tarih boyunca bizlere ve Müslümanlara karşı takındıkları tavırları ve yaptıkları ortadayken ve halıhazırda da ne hikmetse her savaşta müslümanların öldürülmelerine tıs'ları bile çıkmadan susmayı tercih ediyorlar.
 
Çocukluğumda İstanbulda yaşıyorduk ve bizler okula giderken kilisenin papazının arkamızdan,  "Türkas kopelas komatyas,komatyas" (Türk çocuklarını parça parça doğramalı demek)" dediğini duyardım hep.
 
Bu yüzden de hiç güvenemiyor ve onların kardeşlik safsatalarına da pek inanamıyorum ya.
 
Zira,"su uyur,düşman uyumaz"  diye bir ata sözümüzü unutmamakta fayda var,hele de günümüzde ülkemizin üzerindeki karanlık emelleri olan bir çok dost görünümlü düşman ülke varken hem de..
 
Malesef, "Üç tarafı Denizlerle,dört tarafı düşmanlarla"  çevrili bir ülkede yaşıyoruz,insan ister istemez bunları düşünüyor yani.
 
 
  
 
 
 
 
Bu yazı toplam 932 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
  • Evleneceklere Devletten 65 Bin TL Destek Geliyor
  • Voleybolda dünya şampiyonuyuz
  • Gördes Karayağcı Barajında Çalışmalar Hız Kesmiyor
  • Kula Belediyesi Personeline, Yangın Tatbikatı
  • Engelliler'den İl Müdürü Öztürk'e Teşekkür
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA