• İstanbul31 °C
  • İzmir37 °C
  • Ankara31 °C
  • Manisa37 °C
  • Adana34 °C

Hakan Özen / Yazar

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

15 Temmuz ve darbelerden ders almak

21 Temmuz 2016 Perşembe 22:32
Türkiye pek çok kişinin beklemediği bir anda 15 Temmuz Cuma gecesi millet iradesini ve demokrasiyi içselleştirememiş, Türk Silahlı Kuvvetlerinin içine sinsice sızdırılmış dış destekli hain bir örgütlenmenin kalkışmasıyla bir darbe girişimiyle karşı karşıya kaldı. Yeltendikleri alçakça isyana Yurtta Sulh Harekatı adını veren FETÖ/PDY yanlısı bu cuntacı askerlerin ABD başta olmak üzere Türkiye’nin güçlü ve söz sahibi olmasını istemeyen egemen güçlerin etkisiyle bu kalkışmaya cesaret buldukları her hallerinden belli oluyordu. Ama onların bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı vardı ve iradesine çıkan millet tarafından bastırılan darbe girişimi netice de bir demokrasi zaferine dönüştü.
   
15 Temmuz gecesi yaşananlara ister darbe girişimi, ister kalkışma, ister isyan olarak adlandıralım o gece yaşanmış olanlar Türk tarihinde yaşanan en büyük terörist faaliyet saldırısıydı. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarihinde ilk defa bombalı saldırıyla karşılaştı. Milletin tecelligahı olan bu kuruma bombayı atanlar sadece binaya değil aziz milletimize de bomba atmışlar, kurşun sıkmışlardır. Alçakça gerçekleşen bu saldırıyı gerçekleştirenler ise mutlaka ama mutlaka cezalandırılmalıdırlar. Ancak Türkiye tarihinde yaşanan darbe ve darbe girişimlerini incelediğimizde örneğin 27 Mayıs 1960 darbesinin karşı tarafın kendisini doğru dürüst savunma hakkı tanımayacak kadar önceden planlamasının çok iyi şekilde etüt edilerek yapıldığını net bir şekilde görürüz. Şimdi bazı kesimler kalkıyorlar ki o kesimler hepimizin malumu, “Darbenin başında Genel Kurmay Başkanı yok bu ne biçim darbe diyorlar” Unutulmasın ki 1960 darbesinin başında da Genel Kurmay Başkanı yoktu ve dönemin Başbakanı Adnan Menderes ve arkadaşlarının asılmasına yol açarak Türk demokrasi tarihinde utanç sayfasını açmıştı.
   
12 Eylül’ü ise incelediğimizde hazırlayıcısının ve darbeyi yaptıran arka gücün yine Amerika olduğunu net bir şekilde görebiliriz. Her ne kadar darbenin komuta edilmesinde ve gerçekleştirilmesinde Kenan Evren başrolü oynasa da Evren’in yanında süs biberi gibi duran ve çok nadir konuşan 4 kuvvet komutanının da hafızalarımızı zorladığımızda film şeridi gibi önümüzden geçeceğine inanıyorum. Evren’in tv karşısına geçip, “Bir sağdan, bir soldan asacağız” sözleri neticesinde yaşanana süreç içerisinde Türkiye en az 50 yıl geriye gitmiş ve 12 Eylül 1980 darbesinden sonra dönemin devlet yöneticilerinin emri ile 1 milyon 683 bin kişi fişlenmişti. 210 bin davada 230 bin kişi yargılanmıştı. 30 bin kişi sakıncalı olduğu için işten atılmıştı. 3 bin 854 öğretmen, 120 öğretim üyesi ve 47 hakimin işine son verilmişti.
   
28 Şubat ve 1971 darbeleri ise yine bu ülkenin demokrasi adına ayıplı yılları olup demokrasi ve millet iradesi yine ipotek altına alınmış, binlerce kişi görevinden uzaklaştırılmış, 28 Şubat postmodern darbesi sadece bedenlerimize musallat olmakla kalmamış ruhumuzu ve hür irademize de ipotek altına almaya kalkmıştı.
   
Geçmiş yıllarda yaşanan tüm bu darbelerin ise çok önceden en ince detay hesaplanarak gerçekleştirilmiş ve planlanmış olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Ama 15 Temmuz darbe girişimi daha doğrusu isyanının ise planlanması tam işlenmeden, bazı detayların tam hesap edilmeden yangından mal kaçırırcasına işlendiği görülüyor. 15 Temmuz gecesi yaşanan bu darbe girişiminde bulunan hainler millet iradesini ve demokrasiyi hiçe sayarak büyük bir terörist saldırıya yeltenmişlerdir. Bu vatan hainlerinin hedefi her geçen gün daha da güçlü ülke olmayı başaran Türkiye’nin geleceğine ipotek koymaktı. Bu vatan hainlerinin hedefi halkın oylarıyla seçilmiş Hükümeti ve Cumhurbaşkanını devirip Türkiye’yi en az 50 yıl geriye götürmekti. Bu vatan hainlerinin hedefi kendi atadıkları kişileri devlet kurumlarının başına geçirip Türkiye’yi bir Mısır, bir Suriye yapmaktı ama öncelikle karşılarında dirayetli, ne pahasına olursa olsun iradesine sahip çıkan, demokrasiye sahip çıkan kahraman bir millet vardı ve darbe girişiminin bastırılmasında bu kahraman millet başrolü oynadı. 
   
Bu alçakça saldırıyı gerçekleştirenler ne derece en ağır şekilde cezalandırılmayı hak ediyorlarsa tatbikata gidiyoruz diye kandırılan masum ve emir eri askere saldıranların da sorgulanması gerektiğine inanıyorum. Unutulmamalıdır ki 15 Temmuz gecesi milletimiz iradesine sahip çıkmış ve bir demokrasi zaferi yaşanmıştır. Bu kahraman millete ise yine liderlik vasfına sahip, sorumluluğunu ve görevinin farkında siyasi parti liderleri, Sivil toplum kuruluşu başkanları ve temsilcileri gerekir. Siyasi partilerde liderlik görevinde bulunan İl Başkanı, İlçe Başkanı ve benzeri görevde bulunanların asli görevi bu sürecin en kazasız, belasız şekilde atlatılıp vatandaşın galeyana gelmesinin önüne geçmektir. Zaten o kızgın, ağır psikolojik durumdaki halka askeri hedef göstermek hataların en büyüğüdür ve bu yanlışta bulunanlar var ise gerekli uyarılar mutlaka ama mutlaka yapılmalıdır. Yine 15 Temmuz’dan alınması gereken ders ve mesajlardan biri ise geçmiş dönemlerde yapılan ve liyakat göz önüne alınmadan sırf ‘adamcılık’ mantığıyla devletin en önemli kurumlarına sızdırılmış kadroların ileriki yıllarda devletimizin bekası ve milletimizin can güvenliği açısından ne derece tehlikeli olduğu gerçeğidir. Yine unutulmamalıdır ki geçmişteki hatalar kurumlara mal edilemeyeceği gibi Türk Silahlı Kuvvetleri ve Polis Teşkilatı’mız göz bebeğimizdir.
   
Özetle vurgulamak istiyorum ki darbe girişiminin batırılmasında iradesine sahip çıkan milletimiz, kararlı ve iradeli davranan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ve Başbakan Binali Yıldırım, birlik ve beraberlik örneği veren Bakanlarımız ve iktidarıyla, muhalefetiyle (CHP-MHP) Milletvekillerimizin ne derece büyük başarısı varsa bu girişimin bel kemiğini kıran MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin duruşu ve Türk milliyetçileri olmuştur. Darbe girişimi olduğunun hissedilmeye başladığı 22:30 sularında Başbakan Binali Yıldırım’ı arayarak "Darbenin karşısında, Hükümetin yanındayız!.." açıklamasını ajanslara düşüren "ilk muhalefet" lideri" olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de "iç savaşı önleyen adam" olmanın tarihi onurunu kazanırken Türk milliyetçileri aldıkları sorumluluğu en iyi şekilde yerine getirme başarısı göstermişlerdir. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’da ilerleyen saatlerde bir devlet adamı ve CHP Genel Başkanı olmanın sorumluluğunu en net ve kararlı şekilde yerine getirme başarısı göstermiştir. 
   
15 Temmuz gecesi şerefli Türk Silahlı Kuvvetlerine sızan bu hainler çetesi amaçlarına ulaşmak için her yolu mubah sayarlarken Komutanının halka ateş açma emrine uymamak için intihar eden Astsubayımız ve Generali alnından vurarak şehit olan Astsubayımız gibi kahraman vatan evlatları da vardı. Bu kahramanlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Yine saat tam 22.00'de emrindeki İl Jandarma Komutanı Yurdakul Akkuş'un "emir komutayı bozduğunu" gösteren yazılı toplantı çağrısını getiren Uzman Çavuş'u yumruklarıyla devirerek; Albay Akkuş'u polise teslim eden Bursa İl Garnizon Komutanı Seyfullah Salduk gibi kahraman Türk subaylarına ve kahraman Polislerimize şükranlarımı sunuyorum.
   
Türkiye için bu kalkışmadan sonraki süreç çok önemli olup zaman Türkiye Cumhuriyeti Devletinin birliğine, bütünlüğüne sahip çıkma zamanıdır. Türkiye gerçek bir hukuk devletidir. Bu nedenle alçakça ve haince darbe girişimine kalkışanlara karşı hukuk tam anlamıyla işletilmelidir. Türk Silahlı Kuvvetleriyle, Polis Teşkilatıyla, Milli İstihbarat Teşkilatıyla, Yargısıyla, Basınıyla ve 80 milyon her kesimden vatandaşıyla daha özgür, daha zengin, daha demokrat, daha müreffeh ülke olma yolunda asıl mücadele bu süreçten sonra daha da kararlı şekilde devam edecektir.  Daha önceki yıllarda yaşanılan darbe ve darbe girişimlerinden ders alarak yanlış bilgilendirme neticesinde kurunun yanında yaşın da yanmaması sadece şahsımın değil demokrasiye, millet iradesine bağlı tüm vatandaşlarımızın ortak temennisidir. Bu duygu ve düşüncelerle herkese sağlıklı, mutlu ve huzurlu günler diliyorum. Saygılarımla…
 
 
 
Bu yazı toplam 1118 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
RENKLİ HAYATLAR
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Optimus Haber Portalı | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0542 820 94 44 - 0534 6787068 / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA